Fındık piyasaya girer, fiyatı oluşur, sonra kış yaklaştıkça ürün azalır ve fiyat yukarı doğru tırmanırdı. Arz düşer, talep öne geçerdi. Üretici de sabrının karşılığını alırdı fakat bu yıl o bildiğimiz düzen bozuldu. Ne kış fiyatı yukarı çekti ne de piyasa üreticinin beklentisine cevap verdi. Fiyat yerinde saydı, hatta geriledi.
Peki, ne değişti? Öncelikle rekolte yüksek ve bu yıl fındık boldu. Beklenenin üzerinde ürün çıktı. Hal böyle olunca da piyasada “Ürün azalıyor” algısı hiç oluşmadı. Oysa bilinir ki bolluk varsa fiyat aşağı iner, yani arz-talep meselesi.
Bir diğer etken de Toprak Mahsulleri Ofisidir. TMO alım yaptı, stok oluşturdu ama bu kez farklı bir etki oluştu. Piyasaya şu mesaj verildi: “Nasıl olsa ürün var.” İşte bu algı fiyatın yukarı yönlü hareketini adeta kilitledi. Üretici bekledi, alıcı bekledi ve fiyat yerinde saydı.
İhracat tarafında da beklenen hareketlilik olmadı. Türkiye fındık üretiminde dünya lideri olabilir ama fiyatı belirleyen güç hâlâ değil ve bu gidişle de olamaz. Avrupa’daki ekonomik durgunluk, tüketimdeki yavaşlama ve firmaların stok eritme politikası talebi zayıflattı. Talep olmayınca fiyat yine yükselmedi.
Bir başka gerçek ise piyasanın yapısıyla alâkalı. Bir zamanlar üreticinin gücü olan FİSKOBİRLİK etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Piyasa bugün birkaç büyük alıcının kontrolüne verildi. Onlar güçlü şekilde sahaya inmeyince fiyat da yerinden yine kalkmadı.
Üretici cephesine de gelelim. Artan maliyetler, borç yükü ve geçim sıkıntısı üreticiyi köşeye sıkıştırdı. Bekleyecek gücü olmayan birçok kişi fındığını erken sattı. Fındık erkenden piyasaya inince de fiyatı yukarı taşıyacak direnç yine kırıldı.
İşin en acı tarafı ise şu: Türkiye’de iğneden ipliğe her şey zamlanırken fındık yerinde saydı. Asgari ücret arttı, market raflarında etiketler değişti ama fındığın fiyatı yine aynı kaldı. Kayısı arttı, fıstık arttı, elma arttı… Ey! Yetkisiz yetkililer, ilgisiz ilgililer, peki fındık neden artmadı? Daha düşündürücü olan ise piyasa adeta sustu. Birkaç ziraat odası başkanı ve belli bir tüccar dışında sesi çıkan yok. Üretici konuşmuyor, konuşamıyor. Hatta öyle ki bazı üreticiler fındığının başına bir hal gelmesin diye bu kış köyünden bile ayrılmadı.
Açık konuşayım, bu tablo kendiliğinden oluşmadı. Burada en büyük sorumluluk yönetimdedir, iktidardadır. Piyasayı dengelemesi gereken mekanizmalar neden işlemiyor ya da işletilmiyor, sormak gerekmez mi? TMO neden piyasaya yön veremiyor? FİSKOBİRLİK neden eski gücünde değil? En önemlisi; Trabzon’un, Giresun’un milletvekilleri neden bu kadar sessizler? Çünkü bu sadece bir fiyat meselesi değil, Karadeniz insanının emeğinin karşılık bulup bulmama meselesidir. Karadeniz insanının sabrının sınanma meselesidir ama unutulan bir şey var: Bu üretici sadece fındık yetiştirmez, aynı zamanda sandıkta da yeri gelir sözünü söyler. Bugün duymazdan gelinen bu ses, yarın daha gür çıkar!
Fındık sadece bir ürün değil, Karadeniz insanının alın teridir. Her bir tanesinde bir yılın çilesi bir ailenin geçimi saklıdır. Fındık; sabrın, emeğin ve bekleyişin adıdır. Sahip çıkalım, değer verelim, yarın çok geç olmadan.
Kalın sağlıcakla.