GENEL

Artabel’de 3 Bin 149 Metrede Saklı Şehadet Hikâyesi

Artabel Gölleri’nde 3 bin 149 metrede ulaşılan Ahtabur Gölü, bir Osmanlı taburunun şehadet rivayeti ve savaş kalıntılarıyla ziyaretçileri derinden etkiliyor.

Abone Ol

Gümüşhane’nin yüksek dağları arasında bulunan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, yeni sezonda doğa ve tarih tutkunlarını ağırlamaya başladı. Karlı geçitleri, buzul gölleri, sis denizi ve rengârenk endemik çiçekleriyle dikkat çeken bölgede, 3 bin 149 metre yükseklikte hüzünlü bir hikâye de saklanıyor. Halk arasında anlatılan rivayete göre Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yoğun sis nedeniyle yönünü kaybeden bir Osmanlı taburu, uçurumdan Ahtabur Gölü’ne düşerek şehit oldu. Bölgedeki siperler, karargâh kalıntıları ve şehit mezarları, ziyaretçileri geçmişin izleriyle buluşturuyor.

Artabel Gölleri’nde Yeni Sezon Başladı Zengin bitki örtüsü ve buzul gölleriyle bilinen Artabel Gölleri Tabiat Parkı, havaların ısınmasıyla birlikte ziyaretçilerine yeniden kapılarını açtı. Akademisyenler ve doğa tutkunlarından oluşan küçük bir grup, karlı dağların arkasında kalan doğal güzellikleri keşfetmek amacıyla bölgede yürüyüş gerçekleştirdi. Yaklaşık 11 kilometrelik zorlu parkuru tamamlayan ekip, karla kaplı geçitleri aşarak 3 bin 149 metre rakıma ulaştı. Yürüyüş boyunca sis bulutları, şelaleler, dereler, endemik çiçekler ve irili ufaklı buzul gölleri doğaseverlere etkileyici görüntüler sundu.

58 Bin Dekarlık Alanda Doğa ve Tarih Buluşuyor 1998 yılında tabiat parkı ilan edilen Artabel Gölleri Tabiat Parkı, yaklaşık 58 bin 590 dekarlık geniş bir alanı kapsıyor. Parkın sınırları içerisinde 3 bin 331 metre yüksekliğindeki Abdal Musa Tepesi, çok sayıdaki buzul gölü, endemik bitkiler ve farklı yaban hayatı türleri bulunuyor. Yüksek rakımlı parkurlarıyla öne çıkan bölge, ziyaretçilerine yalnızca doğal güzellikler sunmuyor. Osmanlı-Rus Harbi döneminden kaldığı belirtilen siperler, topçu yolları, karargâh kalıntıları ve mezarlar da Artabel’in tarih turizmi açısından taşıdığı önemi gözler önüne seriyor.

Ahtabur Gölü’nün Hüzünlü Rivayeti Yürüyüş sırasında 10’dan fazla gölü ve su birikintisini ziyaret eden grup, halk arasında hüzünlü hikâyesiyle bilinen Ahtabur Gölü’ne ulaştı. Bölgede anlatılan rivayete göre Osmanlı-Rus Savaşı sırasında bir Osmanlı taburu, yoğun sis nedeniyle yolunu kaybetti. Askerlerin uçurumdan göle düşerek şehit olduğu yönündeki anlatı, yıllardır yörede kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Katılımcılar, Ahtabur Gölü’nün ardından daha yüksek noktalara çıkarak 3 bin 149 metre rakımdaki karargâh kalıntılarını, tarihi siperleri ve şehit mezarlarını yerinde inceleme fırsatı buldu.

Zirveye Çıkanlar Geçmişin İzlerine Tanıklık Ediyor Artabel’in zirvesine ulaşan ziyaretçiler, eşsiz dağ ve göl manzarasının yanında savaş döneminden kaldığı belirtilen tarihi yapılarla da karşılaşıyor. Taşlarla oluşturulan siperler ve karargâh kalıntıları, bölgenin geçmişte yalnızca bir doğal yaşam alanı olmadığını gösteriyor. Osmanlı-Rus Harbi’nin izlerini taşıyan bu alanlar, yüksek rakım ve zorlu hava şartlarına rağmen yıllardır varlığını koruyor. Doğa yürüyüşüne katılanlar, bir yanda rengârenk çiçekleri ve sis denizini izlerken diğer yanda savaşın ve şehadet hikâyesinin bıraktığı hüzünle karşı karşıya kaldı.

“Bütün Doğaseverleri Artabel’e Bekliyoruz” Akademisyen Fatma Cebeci Aydın, Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nı çok sevdiklerini ve yaz boyunca bölgeye birkaç kez daha gelmek istediklerini söyledi. Tarihi siperleri ve karargâh kalıntılarını yerinde inceleme imkânı bulduklarını belirten Aydın, gezinin kendileri için önemli bir tecrübe olduğunu ifade etti. Bölgede rengârenk çiçeklerin açtığını dile getiren Aydın, ilerleyen haftalarda farklı çiçek türlerinin de görülebileceğini söyledi. Aydın, Gümüşhane’nin doğal güzelliklerini görmek isteyen bütün doğaseverleri Artabel Gölleri Tabiat Parkı’na davet etti.

Artabel’de Çevre Kirliliği Tepki Çekti Fatma Cebeci Aydın, yürüyüş sırasında kendilerini en fazla üzen konunun çevreye bırakılan çöpler olduğunu belirtti. Daha önceki ziyaretlerinde bu kadar atıkla karşılaşmadıklarını söyleyen Aydın, bazı ziyaretçilerin çöplerini bölgede bırakmaya başladığını ifade etti. Artabel’in yüksek rakımı, zengin bitki örtüsü ve temiz su kaynaklarıyla korunması gereken özel bir alan olduğunu vurgulayan Aydın, bölgeye gelen herkesten çöplerini yanlarında götürmelerini istedi. Doğal yaşam alanlarının korunabilmesi için ziyaretçilerin daha duyarlı davranması gerektiğine dikkat çekildi.

Endemik Ters Lale ve Sis Denizi Büyüledi Yürüyüş grubunda yer alan Damla Atalay, zorlu kar kütlelerinin üzerinden geçerek yüksek rakımlara ulaştıklarını söyledi. Doğanın kendilerini oldukça canlı ve renkli karşıladığını belirten Atalay, yürüyüş rotasındaki sis bulutlarının oluşturduğu manzaradan çok etkilendiklerini ifade etti. Bölgede birden fazla çiçek çeşidini ve endemik türler arasında yer alan ters laleyi gördüklerini anlatan Atalay, Artabel’in Gümüşhane’deki diğer doğal alanlardan farklı bir güzelliğe sahip olduğunu dile getirdi. Atalay, parkurun her kesimden insan tarafından görülmesi gereken eşsiz bir yer olduğunu söyledi.

Artabel Gölleri Doğa ve Tarih Turizminin Merkezi Artabel Gölleri Tabiat Parkı; şelaleleri, dereleri, yüksek zirveleri, tarihi topçu yolları, savaş siperleri ve 20’den fazla buzul gölüyle Gümüşhane’nin önemli turizm noktaları arasında bulunuyor. “Ölmeden önce görülmesi gereken yer” olarak nitelendirilen bölge, ışığın suyla buluştuğu manzaraları ve zengin bitki örtüsüyle ziyaretçilerine farklı bir deneyim yaşatıyor. Artabel’in yalnızca doğal güzellikleriyle değil, bünyesinde barındırdığı tarihi kalıntılar ve hüzünlü anlatılarla da korunması gereken önemli bir kültürel miras olduğu belirtiliyor.