GENEL

Doğu Karadeniz Yaylalarında Beş Kuşaktır Çobanlık Yapıyor

Trabzon’dan Gümüşhane yaylalarına sürüsüyle yürüyen İhsan Kaba, ailesinin beş kuşaktır sürdürdüğü çobanlık geleneğini 63 yaşında devam ettiriyor. Doğu Karadeniz’in 3 bin metreyi aşan yüksek kesimlerinde yaz aylarının ortasında göçerlerin zorlu yayla mesaisi devam ediyor.

Abone Ol

Trabzon’dan Gümüşhane’ye 500 Hayvanla 8 Günde Yürüyor Trabzon’un Akçaabat ilçesinden ilkbaharın sonunda yola çıkan 63 yaşındaki İhsan Kaba, yaklaşık 500 küçükbaş hayvandan oluşan sürüsüyle 120 kilometrelik dağ yolunu 8 günde yürüyerek aştı. Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Artabel Gölleri yakınlarına ulaşan Kaba, burada hayvanlarının zengin bitki çeşitliliği içinde beslenmesini sağlıyor.

Akçaabat’tan Artabel Gölleri’ne 8 Günlük Yolculuk İhsan Kaba’nın yayla yolculuğu Trabzon’un Akçaabat ilçesinden başlıyor. İlkbaharın sonunda sürüsüyle yola çıkan Kaba, yaklaşık 120 kilometrelik dağ yolunu hayvanlarıyla birlikte 8 günde tamamlıyor. Yaklaşık 500 küçükbaş hayvandan oluşan sürü, uzun yolculuğun ardından Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunan Artabel Gölleri yakınındaki yüksek kesimlere ulaşıyor.

“Bir Çay Demleyince Zorlukları Unutuyorsun” Çocukluğundan bu yana çobanlık yaptığını anlatan İhsan Kaba, yayla hayatının hem zorlu hem de keyifli tarafları bulunduğunu belirtti. Kaba, Akçaabat’tan bölgeye ulaşmanın kolay olmadığını ifade ederek, “Akçaabat ilçesinden 8 günde yürüyerek geliyoruz buralara” dedi. Yolculuğun ardından yaylaya yerleşmenin bütün yorgunluğu unutturduğunu anlatan Kaba, “Gelip burada oturup bir çay demleyip içtiğinde o zaman zorlukları unutuyorsun, keyfi orada işte” ifadelerini kullandı. Kaba, yetiştirdikleri hayvanları satıp karşılığını alabildiklerinde mesleklerinin daha da keyifli hale geldiğini söyledi.

Beş Kuşaktır Aynı Geleneği Sürdürüyorlar İhsan Kaba, ailesinin çobanlık geleneğini beş kuşaktır sürdürdüğünü belirtti. Kendisiyle birlikte çocuğunun da bu geleneği devam ettirebileceğini ifade eden Kaba, yaylada yaklaşık 500 hayvanla bulunduklarını söyledi. Kaba, bölgede kendisi, çocuğu ve bir arkadaşıyla birlikte kaldıklarını belirterek geceleri konaklama konusunda büyük bir sıkıntı yaşamadıklarını anlattı. Sürüleri koruyan köpeklerinin bulunduğunu söyleyen Kaba, yaylalarda zaman zaman ayılarla da karşılaştıklarını ancak bugüne kadar önemli bir sorun yaşamadıklarını dile getirdi.

“Ayı da Karnını Doyuracak” Yüksek yaylalarda ayıların özellikle akşam saatlerinde görülebildiğini anlatan İhsan Kaba, doğayla iç içe yaşamın bir parçası olarak bu durumu kabullendiklerini söyledi. Kaba, “Ayılar akşamüstü dağların üstünde görünür ama bize zarar vermediği için bir işimiz olmaz” dedi. Ayıların da doğanın bir parçası olduğunu vurgulayan Kaba, “O da bir hayvan, o da yayılacak. Biz nasıl yemek yiyorsak o da karnını doyuracak” ifadelerini kullandı. Kaba, yılda bir veya iki hayvanlarının ayılar tarafından alındığını belirterek bunu da doğadaki yaşamın bir parçası olarak değerlendirdi.

Hayvanları Olmasa da Yayla Geleneğinden Kopmadılar Dedelerinden kalan çobanlık kültürünü yaşatmaya devam eden isimlerden biri de 57 yaşındaki Ercan Güner oldu.

Artık sürü sahibi olmadığını belirten Güner, buna rağmen yayla sevgisinden vazgeçmediklerini söyledi.

Güner, “Eskiden amcamların 100’den fazla hayvanı vardı, tüm köy toplanıp bu yaylalara gelirdik” dedi.

Bugün hayvanları bulunmasa da Trabzon’un sıcak havasından uzaklaşıp aynı yaylalara gelmeye devam ettiklerini ifade etti.

Çocukluğundan beri çobanlık yapan Kaba, ailesinde beş kuşaktır devam eden geleneği sürdürüyor.

Kent merkezindeki sıcak havadan uzak olan bölgede serin ve zaman zaman fırtınalı dağ şartları hakim olurken, zengin bitki çeşitliliği de hayvanların beslenmesine imkan sağlıyor.

Karadeniz sahilindeki sıcak havadan uzaklaşmak için yüksek kesimlere geldiklerini anlatan Güner, geçmişte çok daha kalabalık şekilde yaylalara çıktıklarını hatırlattı.

Doğu Karadeniz’in yüksek yaylalarında çobanlık geleneği, kilometrelerce süren yolculuklara ve zorlu doğa şartlarına rağmen yaşamaya devam ediyor. İhsan Kaba’nın beş kuşaktır sürdürülen aile mesleğini devam ettirmesi, bölgedeki yaylacılık kültürünün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Siz de Doğu Karadeniz’de devam eden yaylacılık ve çobanlık geleneği hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.