Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki 2 bin 178 rakımlı Dulağa Yaylası, karlı dağları, çiçekleri ve taş evleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında, Abdalmusa Zirvesi’nin eteklerinde yer alan Dulağa Yaylası, bahar mevsimiyle birlikte eşsiz bir görünüme kavuştu.
Abone Ol
Dulağa Yaylası Baharın Renklerine Büründü
Deniz seviyesinden 2 bin 178 metre yükseklikte bulunan yayla; karlı dağları, coşkun dereleri, sarı yayla çiçekleri, papatyaları ve geleneksel taş-ahşap evleriyle adeta tabloyu andıran manzaralar sunuyor. Görenlerin Alpler’e benzettiği Dulağa Yaylası, son yıllarda doğaseverlerin, fotoğrafçıların ve yürüyüş gruplarının ilgisini çekmeye başladı. Bölge sakinleri ise yaylanın doğallığını koruyan yapısıyla Gümüşhane’nin en özel noktalarından biri olduğunu belirtiyor.
Dulağa Yaylası baharla birlikte canlandı
Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ köyünün yaylası olan Dulağa, baharın gelişiyle birlikte sarı yayla çiçekleri, papatyalar ve rengârenk bitki örtüsüyle kaplandı. Kış mevsiminin ardından doğanın yeniden canlandığı yaylada, karla kaplı dağların eteklerinde ortaya çıkan manzara ziyaretçileri hayran bıraktı. Abdalmusa Zirvesi’nin eteklerinde yer alan Dulağa Yaylası, yüksek rakımı ve doğal dokusuyla Gümüşhane’nin dikkat çeken yaylaları arasında bulunuyor. Taş ve ahşaptan yapılan geleneksel evlerin doğayla bütünleşmesi, yaylaya ayrı bir güzellik katarken bölgeyi fotoğraf tutkunları için özel bir rota haline getiriyor.
Alpleri andıran manzara ziyaretçileri cezbediyor
Dulağa Yaylası, etrafını saran karlı dağlar, temiz havası ve coşkun dereleriyle Alpler’i andıran bir atmosfer sunuyor. Yaylanın yüksek konumu, geniş görüş alanı ve doğayla uyumlu yapısı, bölgeye gelenlere huzurlu bir deneyim yaşatıyor. Özellikle yürüyüş grupları ve doğaseverler, Dulağa’nın sakinliği ve bozulmamış doğası nedeniyle yaylayı tercih ediyor. Biyolojik çeşitliliğiyle de dikkat çeken yayla, bahar aylarında farklı renklerde açan çiçekleriyle daha etkileyici bir görünüme kavuşuyor. Bu özellikleriyle Dulağa Yaylası, Gümüşhane’nin doğa turizmi açısından öne çıkan noktalarından biri haline geliyor.
“Burası Gümüşhane’nin Davos’udur”
Yayla sakinlerinden Salih Taha Köse, Dulağa Yaylası’nın turizm potansiyeline dikkat çekerek bölgenin doğallığını koruduğunu söyledi. Yaylanın Gümüşhane’nin en yüksek yaylalarından biri olduğunu belirten Köse, görenlerin burayı Davos’a benzettiğini ifade etti. Baharın tam mevsimi olduğunu dile getiren Köse, çiçeklerin her yıl olduğu gibi bu yıl da çok güzel açtığını söyledi. Son yıllarda hem Trabzon’dan hem de Gümüşhane’den doğa gezilerine ilginin arttığını belirten Köse, bu durumdan memnun olduklarını aktardı. Köse, yaylaya gelenlerin doğanın sunduğu huzuru hissettiğini de vurguladı.
Elektrik ihtiyacı güneş panelleriyle karşılanıyor
Dulağa Yaylası’nın doğal yapısını koruyan özelliklerinden biri de modern yaşamla doğa arasındaki dengesi oldu. Salih Taha Köse, yaylada elektrik şebekesi bulunmadığını, elektrik ihtiyaçlarını güneş paneli sistemleriyle karşıladıklarını belirtti. Son teknolojiden yararlanmaya çalıştıklarını söyleyen Köse, buna rağmen yaylanın doğal ortamının sunduğu huzurun her şeyden önemli olduğunu ifade etti. “Buraya geldiğiniz zaman stresi unutuyorsunuz” sözleriyle yaylanın sakinleştirici atmosferine dikkat çekti. Dulağa Yaylası, bu yönüyle yalnızca görsel güzelliğiyle değil, şehir hayatından uzaklaşmak isteyenlere sunduğu dinginlikle de öne çıkıyor.
Ağır kış şartları yayla göçünü geciktirdi
Köy sakinlerinden Ali Şahiner, bu yıl dağlardaki kar kütlelerinin erimemesi nedeniyle yayla göçünün geciktiğini söyledi. 60 yıldır bu yaylayı kullandıklarını belirten Şahiner, bu yıl dağlara çok fazla kar yağdığını ve karların henüz tamamen erimediğini ifade etti. Geçen yıl haziran ayının 18’inde yaylaya çıktıklarını, bu yıl ise göçün haziran ayının sonunu bulacağını aktardı. Yaylanın manzarasının çok güzel olduğunu dile getiren Şahiner, üst kesimde Beş Göller ve Abdalmusa Zirvesi’nin bulunduğunu belirtti. Bu açıklamalar, Dulağa Yaylası’nda doğa koşullarının yayla yaşamını doğrudan etkilediğini gösterdi.
Doğaseverlere çevreyi koruma çağrısı yapıldı
Her yıl düzenli olarak Dulağa Yaylası’na geldiğini belirten Fatma Cebeci Aydın, bölgenin aynı zamanda yürüyüş rotasının başlangıcı olduğunu söyledi. Yaylayı ruhu dinlendiren bir terapi merkezi olarak tanımlayan Aydın, Dulağa’nın kendine has dokusuyla harika bir yer olduğunu ifade etti. Bu yıl da yaylanın rengârenk çiçekleri ve dupduru akan nehriyle ziyaretçileri karşıladığını belirten Aydın, evlerin doğaya uygun şekilde inşa edildiğini söyledi. Bölgenin çok fazla kişi tarafından bilinmediğini ancak herkesin gelip görmesi gerektiğini dile getiren Aydın, gelenlerin doğayı korumasının son derece önemli olduğunu vurguladı.
Dulağa Yaylası, Abdalmusa Zirvesi’nin eteklerindeki konumu, çiçeklerle kaplanan doğası, geleneksel evleri ve Alpleri andıran manzarasıyla Gümüşhane’nin dikkat çeken doğal güzellikleri arasında yer alıyor. Baharın gelişiyle birlikte görsel bir şölene dönüşen yayla, hem yöre sakinleri hem de doğaseverler için huzurlu bir kaçış noktası sunuyor. Siz de Dulağa Yaylası’nın doğası ve Gümüşhane yaylaları hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te takagazetesi sitemize
abone olun.