GENEL

Karadeniz’de asırlık gelenek sürüyor: Yayla göçü renkli görüntüler oluşturdu

Artvin’de havaların ısınmasıyla yayla göçü başladı. Besiciler sürüleriyle zorlu yolculuğa çıkarken Karadeniz’de renkli görüntüler oluştu.

Abone Ol

Artvin’in Hopa ilçesinde baharın kendini hissettirmesiyle birlikte yüzyıllardır sürdürülen yayla göçü yeniden başladı. Kış aylarını sahil kesimlerinde geçiren besiciler, havaların ısınmasıyla birlikte sürülerini alarak yüksek rakımlı yaylalara doğru yola çıktı. Karadeniz’in sarp coğrafyasında gerçekleşen bu zorlu yolculuk, hem doğayla iç içe bir yaşamın hem de köklü bir geleneğin devamı olarak dikkat çekiyor. İlçede yüzlerce koyunun caddelerden geçişi ise hem vatandaşlar hem de ziyaretçiler için renkli ve ilgi çekici görüntüler oluşturdu.

Karadeniz’de asırlık yayla göçü geleneği sürüyor Artvin’in Hopa ilçesinde başlayan yayla göçü, bölgenin en köklü geleneklerinden biri olmayı sürdürüyor. Özellikle sahil kesimlerinde kışı geçiren besiciler, bahar aylarının gelmesiyle birlikte hayvanlarını daha serin ve verimli olan yüksek rakımlı yaylalara götürüyor. Bu göç yalnızca hayvancılık faaliyetinin bir parçası değil, aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğini de yansıtan önemli bir ritüel olarak görülüyor. Yüzyıllardır aynı yolların kullanıldığı bu yolculuk, nesilden nesile aktarılan bir yaşam biçimi olarak varlığını koruyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaylalara doğru başlayan hareketlilik, bölge halkı için yeni bir sezonun başlangıcı anlamına geliyor.

500 koyunla başlayan zorlu yolculuk Göçün en dikkat çeken anlarından biri ise Osmaniye köyünden yola çıkan sürüler oldu. Yaklaşık 500 koyundan oluşan sürü, ilçe merkezinden geçerken ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Sürü sahiplerinden Serdar Muti, bu yolculuğun sabır ve emek gerektirdiğini belirtti. Besiciler, Kemalpaşa’dan başlayarak Hopa, Borçka, Artvin merkez ve Şavşat güzergahını takip ederek yaylaya ulaşmayı hedefliyor. Bu uzun yolculuk boyunca hem doğa şartları hem de hayvanların ihtiyaçları dikkatle yönetiliyor. Özellikle şehir merkezlerinden geçen sürüler, hem vatandaşların ilgisini çekiyor hem de bölgenin doğal yaşamına dair önemli bir kesit sunuyor.

Göç yolculuğu yaklaşık iki ay sürüyor Yayla göçü kısa sürede tamamlanan bir süreç değil. Besiciler, yaklaşık iki ay süren bu yolculuk boyunca farklı noktalarda konaklayarak ilerliyor. İlk etapta Şavşat’a ulaşmayı planlayan sürüler, burada bir süre dinlendikten sonra daha yüksek rakımlı yaylalara çıkıyor. Serdar Muti, yolculuk sırasında karşılaşılabilecek zorluklara da dikkat çekerek, doğum yapacak hayvanlar için özel önlemler aldıklarını ifade etti. Yol boyunca doğum yapan koyunların araçlarla taşındığını belirten Muti, bu işin sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir bağ gerektirdiğini söyledi. Bu süreç, hayvancılığın ne denli özveri istediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yaylalar üretim ve yaşamın merkezi oluyor Göçün tamamlanmasıyla birlikte besiciler, yaz aylarını yaylalarda geçirerek üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek rakımlı bölgelerde bulunan yaylalar, hayvanların daha sağlıklı beslenmesini sağlarken süt ve et verimini de artırıyor. Özellikle Bilbilan Yaylası gibi bölgeler, yaz aylarında hem üretimin hem de sosyal yaşamın merkezi haline geliyor. Aileler burada uzun süre konaklayarak geleneksel yaşamlarını sürdürüyor. Bu süreç, doğayla uyum içinde bir üretim modelinin en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.