Karadeniz’de Teraslı Tarım Mirası 3. Kuşağa Ulaştı: 60 Yıllık Tarım Mirası
Artvin’de teraslı tarım mirası 3. kuşağa ulaştı. Taş duvarlarla büyütülen arazi, yılların emeğiyle bugün hâlâ üretim yapmaya devam ediyor.
Abone Ol
Artvin’de 60 yıllık teraslı tarım mirası kuşaktan kuşağa
Artvin’in dik yamaçlarında, insan emeğiyle şekillenen bir tarım hikâyesi yıllara meydan okuyor. Yaklaşık 60 yıl önce küçük bir araziyle başlayan bu serüven, bugün üç kuşaktır sürdürülen bir yaşam biçimine dönüştü. 50 yaşındaki Temel Ayık, dedesi ve babasından kalan teraslı tarım alanını tek başına işleyerek bu mirası yaşatıyor. Hiçbir iş makinesi kullanılmadan taş taş örülerek genişletilen arazi, hem doğaya uyumlu üretimin hem de sabrın simgesi olarak dikkat çekiyor. Yamaçta kurulan bu düzen, yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir aile tarihini anlatıyor.
Dik yamaçta kurulan teraslı tarım sistemi nasıl oluştu
Artvin’de teraslı tarım mirası, 1960’lı yıllarda Aziz Ayık’ın attığı adımlarla şekillendi. O dönemde sadece 2 dönüm olan eğimli arazi, tamamen el emeğiyle işlenerek zamanla 8 dönüme kadar genişletildi. Taş duvar ustası olan Aziz Ayık, yamaçtaki eğimi avantaja çevirmek için teraslama yöntemini kullandı.
Taşlar tek tek dizildi, her biri sabırla yerleştirildi. Bu yöntemle oluşturulan evlekler, hem toprağın kaymasını önledi hem de tarım yapılabilir alanlar yarattı. Bugün hâlâ ayakta olan bu duvarlar, sağlamlığıyla dikkat çekiyor. Teraslı sistem sayesinde suyun dengeli kullanılması sağlanırken, farklı ürünlerin aynı arazide yetişmesi mümkün hale geldi. Bu yönüyle arazi, geleneksel tarım bilgisinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Üç kuşaktır süren emek bugün de devam ediyor
Ailenin kurduğu bu sistem, yıllar içinde kuşaktan kuşağa aktarıldı. Aziz Ayık’ın ardından oğlu Hasan Ayık, bu mirası devralarak geliştirmeye devam etti. Hasan Ayık’ın vefatının ardından ise sorumluluk Temel Ayık’a geçti.
Temel Ayık, dedesinden öğrendiği taş ustalığını sürdürerek yıkılan duvarları onarıyor ve yeni alanlar açıyor. Tek başına yürüttüğü bu süreç, hem fiziksel hem de zihinsel bir emek gerektiriyor. Arazide toplam 35 evlek bulunuyor. Genişlikleri 2 ila 4 metre arasında değişen bu alanlar, farklı ürünlerin yetişmesine olanak tanıyor. Her evlek, geçmişten bugüne taşınan bir emeğin izini taşıyor.
Zengin ürün çeşitliliği dikkat çekiyor
Artvin’de teraslı tarım mirası yalnızca yapısıyla değil, sunduğu ürün çeşitliliğiyle de öne çıkıyor. Aile, yıllar boyunca bu araziden hem kendi ihtiyaçlarını karşılıyor hem de hayvanları için otlak alanı oluşturuyor.
Arazide üzüm, elma, armut, dut, kiraz, ceviz, incir ve fındık gibi meyve ağaçları bulunuyor. Bunun yanı sıra fasulye, mısır, marul, patates ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştiriliyor. Son yıllarda iklim koşullarının etkisiyle limon ve mandalina gibi daha farklı türlerin de yetişmeye başladığı görülüyor. Bu çeşitlilik, teraslı sistemin verimliliğini gözler önüne seriyor.
Toprağa bağlı yaşam anlayışı gelecek nesillere aktarılıyor
Temel Ayık için bu arazi yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesini temsil ediyor. “İnsan toprağı bırakmamalı” sözleri, bu anlayışın en net ifadesi olarak öne çıkıyor. Ona göre toprak, hem bireysel hem de toplumsal refahın temelini oluşturuyor.
Zorlu coğrafyada üretim yapmak kolay değil. Ancak yılların deneyimi ve aileden gelen bilgi birikimi, bu zorlukların aşılmasını sağlıyor. Temel Ayık, imkânları ölçüsünde bu mirası korumaya ve geliştirmeye devam edeceğini belirtiyor. Bu yaklaşım, yalnızca bir ailenin hikâyesi değil; aynı zamanda geleneksel tarımın sürdürülebilirliği açısından da önemli bir örnek sunuyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te takagazetesi sitemize
abone olun.