O Sürmene Kamasının Son Ustalarından: “10 Yıla Bu Meslek Biter”
Sürmene Kaması ustası 78 yaşındaki Cengizhan Alpaslan, yok olmaya yüz tutan ata sanatını yaşatmaya çalışıyor. Gençlere çağrıda bulundu.
Abone Ol
72 yıllık el emeği: Bir sanatın son temsilcisi
Trabzon’un Sürmene ilçesinde, kamanın keskin hikâyesi yavaş yavaş sona yaklaşıyor. 78 yaşındaki Cengizhan Alpaslan, bu topraklarda üç kuşaktır sürdürülen Sürmene Kaması yapımının yaşayan son ustalarından biri. 7 yaşında başladığı bu zanaatı tam 72 yıldır sürdüren Alpaslan, günümüzde bu işi yapan 1-2 kişiden biri olduğunu söylüyor. Babasından ve dedesinden öğrendiği bu mesleği evinin altındaki atölyede hâlâ büyük bir tutkuyla sürdürüyor. Ancak usta, her geçen gün biraz daha azalan ilgiye dikkat çekiyor: “Tahminimce 10 yıl sonra kama yapımı tamamen bitecek.”
Sürmene Kaması: 72 adımda işlenen gelenek
Alpaslan, Sürmene Kaması yapımının basit bir el işi değil, tam anlamıyla bir sanat olduğunu vurguluyor. Kamanın üretimi, tam 72 ayrı işlemden oluşuyor. Sivri uçlu yapısı ve estetik görünümüyle bilinen Sürmene Kaması, özellikle horon ekipleri tarafından görsel amaçlı kullanılıyor. Eskiden fonksiyonel bir araç olan bu bıçaklar, günümüzde daha çok turistik ve kültürel değer taşıyor. İlçede 100’ün üzerinde satış noktası bulunmasına rağmen, bu ürünlerin büyük bölümü gerçek ustaların elinden çıkmıyor. “Bazı dükkânlar işin kaynağını bulmak için gelip benden alıyor,” diyen Alpaslan, el emeği kamaların hâlâ aranan bir değer olduğunun altını çiziyor.
“Günde üç kama yaparsam 5-6 bin TL kazanırım”
Geleneksel zanaatların artık gençler tarafından tercih edilmediğini dile getiren Alpaslan, mesleğin kazanç potansiyelini şu sözlerle özetliyor: “Günde üç tane kama yaparsam 5-6 bin TL kazanırım. Başka hiçbir yerde bir günde o kadar para kazanamam.” Eskiden bir günde 8 kama, yanında 8 meyve bıçağı yapabildiğini söyleyen usta, ilerleyen yaşına rağmen hâlâ üretmeye devam ediyor. Ancak en büyük üzüntüsü, yetiştirdiği çırakların bu mesleği sürdürmemesi. “Çocuklarımdan bu işi yapan yok,” diyen Alpaslan, gençlerin masa başı işlere yönelmesini de üzüntüyle karşılıyor.
Yurt dışından bile ilgi var, ama ustalık azalıyor
Cengizhan Alpaslan’a sadece Türkiye’den değil, Yunanistan’dan da yoğun talep var. Hatta geçmişte Sürmene’den göç eden bazı ustaların bu mesleği Yunanistan’da yıllarca sürdürdüğünü anlatıyor. Ancak uluslararası ilgiye rağmen, içerdeki usta sayısı hızla azalıyor. “Bu mesleği bize bırakanlardan Allah razı olsun. Ama benden sonra bu işi kim yapacak, bilmiyorum,” diyerek duygularını dile getiriyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te takagazetesi sitemize
abone olun.