“Hoş Geldin Ben” kitabının yazarı Songül Güney, yazar olarak ilk imza gününü 19 Temmuz Cumartesi günü Ganita Sahili’nde gerçekleştirdi. Etkinlik boyunca duygu yüklü anlar, samimi sohbetler ve edebi paylaşımlar yaşandı.
Trabzon’un kültürel belleğinde özel bir yere sahip olan Ganita Sahili, bu kez edebiyat dolu bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Yazar Songül Güney, ikinci kitabı “Hoş Geldin Ben” ile okurlarını selamladı. Bu kitapla birlikte kalemi daha da derinleşen Güney, ilk kez bir imza günü düzenleyerek sevenleriyle yüz yüze geldi.
“Bu kitabı yazarken önce kendime hoş geldin dedim.”
İmza masasına oturmadan önce heyecanını saklamayan yazar, şu sözleriyle güne başladı:
“Burası benim şehrim. Bu kelimeler benim yolculuğum. Ama bugün bu masada oturuyorsam, sebebi yalnızca yazmam değil, içtenlikle karşılık bulmuş olmamdır. İkinci kitabım ama ilk kez böyle bir kalabalığın önünde, gerçek bir buluşmadayım. Hepinize hoş geldiniz.
Ve evet, kendime de: Hoş geldin ben.”
Okurlar, sıraya girerken ellerinde kitaplarıyla hem heyecanlı hem de duyguluydu. Kimileri daha önce sosyal medya üzerinden yazarla iletişim kurmuştu, kimileri kitabı yeni keşfetmişti. Ama ortak bir duygu vardı: Yazarın satırlarında kendilerini bulmuşlardı.
Okurlardan Gelen Sorular ve Diyaloglar
– “Bu kadar içten yazarken kendinizi nasıl koruyorsunuz?”
– “Korunmuyor insan. Ama okundukça iyileşiyor. Yazdığım her cümlede bir eski halimi bırakıyorum.”
– “Kitapta geçen ‘içindeki sesi duymaya cesaret et’ cümlesi beni çok etkiledi. Gerçekten duyabildiniz mi?”
– “Duymak yetmiyor, kalmak gerekiyor. Bu kitap biraz da kalmayı öğrenişimin hikayesi.”
– “Sizi dizüstü edebiyatı ile tanımlıyorlar. Bu bilinçli bir seçim miydi?”
– “Beni bulan cümlelerin çoğu, tam da o diz üstü anlarda çıktı. O yüzden ne bir tür ne bir tarz... Bu sadece gerçeklik.”
“Bu Sadece Bir Başlangıç”
Etkinlik sonunda kısa bir konuşma daha yapan yazar, şöyle seslendi:
“Bu yalnızca ilk imza günüm. Ama hissettiğim şey; ilk defa sahiden başladım. Sizlerle göz göze, ses sese buluşmak, bana yazının ötesinde bir bağ kurdurdu. Teşekkür ederim.”
“Bu kitabı okudunuz diye değil, hissettiniz diye teşekkür ederim. Kelimeler yol olur, siz yürüdüğünüz için ben varım.”