GALİBİYETİ KAÇIRDIK
Bu koşulların hâkim olduğu bir ortamda Türkiye’nin en iyi futbol oynayan takımı ile kendi sahasında oynadık. Peşinen şunu söylemeliyim tüm müdafaa zaafları ve de Sosa ve Burak’ın kötü günlerinde olmalarına rağmen Beşiktaş’ın tüm özelliklerine aslanlar gibi direnip karşı koyan bir Trabzonspor vardı sahada. Bu maçın diğer iki maçtan farkı bu kez geriden gelmiş olmamıza rağmen oyundan hiç düşmeyip daima içinde olmayı başarmış olmamızdır.
Hocanın bugüne kadar söylemleri siyasetçi vaatleri gibi algılanıp inandırıcı bulunmamış olmasına rağmen bu takım müdafaasında bir düzeltme yapılabilirse çok şeyleri başarabilecek özellikte olduğu herkesin ortak kanaatidir. Ne var ki ön liberodan durdurucu, durdurucudan sol bek arayışları şu ana kadar sonuç vermiş değil. Görünen o ki kesin çözüm için devre arasında deneyimli ve de süratli bir durdurucu acilen takıma kazandırılmalıdır. Geriye, takımı özellikle maçlarda kenardan çok iyi yönetmek kalıyor. Fener ve Başakşehir maçlarında ki kötü kenar yönetimi Beşiktaş maçında başarılı olunca geriden gelmemize rağmen maçı alamamış olmamız bizim adımıza şansızlıktı. Kaldı ki değişiklikler biraz geç kalındığı bile eleştiri konusu olmuştur.
Sonuç olarak çoğu bulamayan az ile teselli olmak zorundadır. Her ne kadar liderden on puan geriye düşmüş olsak da üç önemli takımla rakip sahada (ki ikisi ezeli rakip) yaptığımız maçlarda yenilmemiş olmamızı ileriye bakarak önemli bir teselli olarak görüyorum. Kaldı ki üç puanlı sistemde bu köprünün altından çok daha sular geçecek. Yeter ki herkes üzerine düşen vazifeyi takımın ve de kulübün lehine yerine getirsin. İyi haftalar.