İnşaat Mühendisi iş insanı Aziz Bahadır; Trabzonspor Genel Sekreteri Sami Karaman, İnşaat sektörünün güvenilir tedarikçileri Efkan Sayitoğlu, Sebahattin Alemdar, Özkan Öztürk, Trabzonspor Başkan yardımcısı Ali Haydar Gedikli, İbrahim İskender ve Dr. Seyit Hisoğlu’nun iftarında 3 eksik vardı. En önemlisi Cevat’ımız idi. Onu rahmetle, sevgiyle anıyoruz. Çünkü bu kadar insanı bazen iki, bazen üç ayda bir aynı masa etrafında toplamak ve Trabzon’u, Trabzonspor’u konuşmak onun eseridir.
Ali Haydar Gedikli hasta idi katılamadı, İbrahim İskender ise ani kararla İstanbul’a gitti. İftarda iki misafirimiz vardı. TTSO Başkan vekili aynı zamanda ev sahibi Ali Haydar Baş ve Şeker Bank Müdürü Kürşat Bey.
Best Westner Plus otel Trabzon’un Arsin ilçesinde hizmete girdi. Ali Haydar Baş ve Akın Çelebi’nin yatırımının bir kısmı Rezidans ve bir kısmı da Otel.
‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin tüm ekibi bu otelde konaklıyor. Otel ekibinin onlara nasıl hizmet ettiğini görünce, Ali Haydar Baş’ı da tebrik ettik.
İftar yapılır, çaylar içilir de Trabzonspor konuşulmaz mı? Trabzonspor Genel Sekreteri Sami Karaman’ın şansı vardı, ‘bay muhalefet’ İbrahim’in olmaması.
Karaman’ı hep birlikte soru yağmuruna tutunca toplu cevap verdi:
“Arkadaşlar; Trabzonspor iyi bir yolda. Eski yönetimlerden kalan, futbolcu, hoca, menajerler dahil çok sayıda dosya kapatılmış, Trabzon’un gelirleri artırılmış. Kurumsal yapı güçlendirilmiş. Sadece bir örnek; şampiyon olduğumuz yıl bile TS Club’lar sınırlı cirolarda kalırken şimdi çok önemli gelirler elde edilmiştir. Trabzonspor Dergisi’nden bile zarar ederdik orada bile kara geçilmiş. Bunlar Başkanımız Sayın Ertuğrul Doğan’ın, yönetimin, kulüp çalışanlarının başarısıdır. Bankalar birliğinden çıkmak, başlı başına bir olaydır. İyi yoldayız. Trabzonspor’un hakkını savunuyor, takım da hem ligde hem de kupada iyiyiz. Biz Trabzonspor’u reklam aracı olarak görmüyoruz. Ona hizmeti görev sayıyoruz”
Az zaman değil, Sami Karaman tam 25 yıldır yöneticilik yapıyor, Değirmenderespor, 1461 ve ikinci dönem Trabzonspor’da.
Sohbetten, muhabbete geçelim. Taşacak Bu Deniz dizisinin Trabzonlu Sanatçısı Onur Dilber’i 80’ler dizisinde Komiser rolü ile izliyorduk. Müthiş bir sanatçı. Orada tanıştık. Dilber Araklılı. Tüm oyuncu kadrosu ve set ekibine yönetmenlere yardımcı oluyor.
Bu kadar ekip bir araya toplanır da Sebahattin Alemdar’a oyun yapmaz mı? Sebo, Milliyetçi, Muhafazakar bir Trabzon sevdalısı. Namaza kalktı, o arada fotoğraf çekildik yetişemedi. Sonra otelden ayrılırken Otelin önündeki resme de lavaboya gidince yetişemedi. Çok kızdı, ‘Gelecek yemeğe şeker ilacımı atmadan geleceğim. Aziz-Efkan yaktım sizi!’ dedi!
MUSTİ: ‘HER ŞARTTA GELİRİM’
Düzyurt, Malatyaspor ve ardından da Gaziantep FK. Mustafa Eskihellaç çok özellikli bir futbolcu. Hem Serdar Bali hem de Cosmos Engin özelliklerini seslendirmiş ve transferi yönünde de çok kez ifadeler kullanmışlardı. Hatta, Cosmos Engin Sarıyer’den aramış ve ‘Mustafayı neden milli takıma almıyorlar’ dedikten sonra Montella iki kez kampa çağırmıştı. Mustafa’nın reklam filmini unuttuk mu? Trabzonspor’a transfer olmuş. Kar kış… Antep, Sivas Erzincan yolundan geliyor. Kara saplanıyor. Ağabeyi arıyor ‘Musti nerdesin’ sorunca geliyorum abi yoldayım diye cevap veriyor. Tesislere girişi ise tam bir mutlu son. Aracından kafasını çıkarıyor ‘Her şartta gelirim’ diyor. Kamera zoomlayınca da otomobilinin bir çekicinin üzerinde olduğu görülüyor. O klibi hak etti. Son Başakşehir kupa maçında içeri kat etti, önünü boşalttı ve köşeye sert bir şut çıkardı. Maçın lehimize evrilmesine neden olan golü attı. Artık Musti, ‘Her türlü atarım’ diyor.
İNSANLARA HİZMETE BİR ÖMÜR
Derler ya, ‘bıyığı ile adam asılır’ onlardan birisi de Suavi Kaptandı. Trabzonspor’da yöneticilik yapmış gazeteci. Suavi abinin kökeni Trabzonlu olmakla birlikte Samsun’da doğup, büyüdü. Liseyi İstanbul’da okudu ve sonrasında Trabzon’a geldi. Hürriyet Gazetesinde çalıştı ardından da Anadolu Ajansı bölge müdürü oldu. 1982 yılının Haziran’ında Liseyi bitirdim, Ekim ayında da onun yanında getir-götür işlerini yapmaya başladım. Çayını-Kahvesini veriyorum. Ali Kılıç, Kenan Taşkın, Erol Doğan, Turgay Beşyıldız, Bülent Deveci, Osman Başkır olmak üzere birçok ismi gazeteci o yaptı.
Bu girizgahı daha iyi anlaşalım diye yaptım. 1983, Ajansta yeni yeni teleks yazmaya başladığım yıl. Gece 00.00’da kapanış ve Nöbet Suavi Kaptan da. Akşam saat 20.00 odasından fırladı, ‘Yusuf yavrum ben Özgür’deyim, telefonu 11319. Nöbet sende” deyince şaşırdım kaldım. Ya bölgeden haber gelirse nasıl yazacağım nasıl toparlayıp Ankara’ya geçeceğim?
Suavi Abi, Özgür otele gittikten yarım saat sonra idi, Ajansın giriş kapısı öttü. Karşımda Siyah elbiseli, Papyonlu bebek yüzlü bir genç.
Elinde de üzeri kapalı büyük bir tabak: ‘Suavi abi gönderdi, senin yemeğin’ dedi, bıraktı çıktı.
O çocuk belli bir süre sonra Özgür otelin restoran bölümünün şefi oldu. Özgür otel yıkıldı ve Zorlu Otel açıldığında da Zorlu’ya geçti.
Ali Şahin Otel’de de farkını gösterdi. Otelin işletme müdürlüğüne kadar yükseldi. Binlerce turist ağırladı, Yüzlerce nikahı organize etti Basın toplantılarına ev sahipliği yaptı. İnsanların işi çözmede, onları sakinleştirmede uzmanlaştı, Ali Şahin diye marka oluştu.
Ali, Zorlu Otel’den emekli olduktan sonra, Büyükşehir’e geçti. Başkan Ahmet Metin Genç onu TRABİTAŞ’ın Genel Müdürü yaptı. Eyof, Ganita, Tramar, Botanik, Mendirek Cafe, Esnaf Lokantasını o yönetiyor. Ali Şahin çalışma hayatının en verimli dönemini geçiriyor. 40 yılımız onunla geçti. 41 kere maşallah.
BÜYÜKDAĞ BAŞARDI
Onu anlamadık. Suça bulaşan çocuklar, Yeni nesil çeteler, torbacılar ortaya çıkınca Kamil Büyükdağ’ın verdiği mücadeleyi alkışlamaya başladık. Pelitli Gençlik merkezinde sporcuları yetiştirirken, salon elinden alınmış ve ortada kalmıştı. Her kapıyı çaldı.
Sonunda ‘Trabzon için iyi ki var’ dediği Ahmet Metin Genç ile birlikte Trabzon Ortahisar Müftüsü Özcan Yılmaz ona sahip çıktı. Pelitli’de TOKİ’nin yaptığı caminin altındaki salon dizayn edildi, boyandı, döşendi ve Boks salonu haline getirildi.
Şimdi 100’e yakın sporcusu var. Ve bunların bazıları Depremden gelen yetimler, bazıları ise Afgan ve Suriyeli çocuklar. Geçen akşam Özcan Yılmaz ile çocukları buluşturdu ve Özcan Yılmaz kendilerine seslendi. Şimdi çocuklar okullarından arda kalan zamanlarda spor yapıyorlar. Bu sporcuların birçoğu iki yıl sonra lisanslı ve müsabık boksörler olacaklar. İnanmak başarmanın yarısıdır. Kamil bu süreçte hem bizi yordu hem de kendi yoruldu ama başardı.
KRAMPON HASTANESİ…
Bahçecik’te dolmuş bekliyorum. Sonradan adının Ali olduğunu öğrendiğim kişi yanıma yaklaştı ve ‘Sen de iyi topçu idin’ dedi. Çok iyi değil ama zaman zaman iyi maçlarım olmuştur dedim.
Sen? Diye sorunca ‘bana çok krampon getirdin. Ortahisar’da Valiliğin hemen altında Krampon hastanesinin sahibiyim!
Ooo, Amatör top oynayıp da Ali’yi tanımayan varsa o ben imişim.. 50 yıldır.
BİR FORMA, BİR KOMBİNE…
Hep istiyoruz ve en iyi transferler olsun diyoruz. Peki taraftarlığın gereğini yapıyor muyuz? Trabzonspor sezona başlamadan kombinemizi alıp Transferlere katkı sağlıyor muyuz? İlk maça yeni sezon formasını giyip gidiyor muyuz? Trabzonspor dergisine abone oluyor musunuz?
Oynadığımız şu sezon bunların üçünü de yapmanın rahatlığı ile yazıyorum, Dergi Aboneliğimi de 4 bin 970 TL ödedim, yeniledim. Ve parayı yatırınca beni iş adamı sandılar! Az sonra bir kez daha arandım: ‘Yusuf bey sizin adınıza Güneydoğu ve Marmara bölgesindeki genç Trabzonsporlulara yıl boyu dergi göndereceğiz. Siz de bize bunun karşılığında her ay 3 bin 500 TL ödeyeceksiniz’ demez mi?
Dedim ki, ‘Musa Musa da o kadar da uzun boylu değil! Ben gazeteciyim, iş adamlarına ulaşın..”