Samimi bir sohbet ortamında geçen ziyarette yerel basının durumu, şehrin meseleleri ve gündeme dair pek çok konu konuşuldu.
Ancak sohbetin en dikkat çekici kısmı Halep oldu.
Başkan Genç’in kısa süre önce gerçekleştirdiği Halep ziyareti sırasında anlattıkları, aslında sadece bir belediye başkanının yaptığı rutin bir programdan çok daha fazlasını ifade ediyordu. Anlattıkları, bir şehrin vicdanının başka bir şehirde attığını gösteriyordu.
Başkan Genç, Halep’te gördüğü manzarayı anlatırken şunu söyledi,
“Deprem bölgelerinden bile daha ağır bir tablo var.”
Bu cümle aslında her şeyi anlatmaya yetiyor.
Yıllardır savaşın, yoksulluğun ve yokluğun içinde yaşamaya çalışan insanlar…
Evleri yıkılmış, düzenleri bozulmuş, umutları yaralanmış aileler…
Ama bütün bu karanlığın içinde bir umut ışığı var
O da Türkiye.
İşte tam da bu noktada Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışma sıradan bir yardım faaliyeti olmaktan çıkıyor.
Her gün yaklaşık 500 kişiye verilen iftar, aslında sadece bir yemek değil; bir dayanışma mesajı, bir kardeşlik sofrası kuruyor.
Üstelik bu yardım masa başında verilen bir talimatla sınırlı kalmamış.
Başkan Genç bizzat Halep’e giderek kumanya dağıtımına katılmış, insanların gözlerindeki çaresizliği de umudu da yerinde görmüş.
Bu tavır önemli.
Çünkü yöneticilik bazen makamdan konuşmak değil, sahaya inip insanın acısını yerinde hissetmektir.
Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Partili belediyelere verdiği bir talimatı da hatırlamak gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayı boyunca Halep’te iftar verilmesi ve kumanya yardımlarının yapılması konusunda belediyelere çağrıda bulunmuştu.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi de bu talimatı sadece yerine getirmekle kalmadı; sahada güçlü bir dayanışma örneği de sergiledi.
Aslında bu tablo bize şunu gösteriyor,
Belediyecilik sadece asfalt dökmek, kaldırım yapmak, bina inşa etmek değildir.
Belediyecilik aynı zamanda vicdanı büyütmektir.
Ahmet Metin Genç’in yönetim anlayışında da bu yaklaşımın izlerini görmek mümkün.
Şehrin büyümesi, gelişmesi ve Trabzon’un daha güçlü bir kent haline gelmesi için gece gündüz çalışan bir belediye başkanı profili var.
Ama bunun yanında sosyal duyarlılığı da ihmal etmeyen bir anlayış hakim.
Halep programı tam da bunun en somut örneklerinden biridir.
Bir şehir düşünün; Karadeniz’in kıyısında.
Bir şehir daha düşünün; savaşın ortasında.
Aralarında yüzlerce kilometre var.
Ama Ramazan sofrası aynı.
Dua aynı.
Kardeşlik aynı.
Trabzon’dan Halep’e uzanan bu yardım eli aslında bize şunu da hatırlatıyor,
Bazen bir tabak iftar yemeği, dünyadaki en güçlü mesajlardan biri olabilir.