HAYAL KURMANIN DA VERGİSİ YOK YA!

Abone Ol

9 gollü şok Karagümrük ve Alanyaspor yenilgilerinden sonra, kendisine her zaman ters gelen, en iyi zamanında bile mağlup edemediği Başakşehir’i Bakasetas’ın golüyle devirip çok kritik bir maçtan galibiyetle ayrılan Trabzonspor kanamayı durdurmuştu.

Bu maçın ardından İstanbulspor maçını da 4 golle  kazanılıp puanını 35 e çıkaran Bordo-Mavililer hem taraftarıyla barıştı, hem de üst sıralardan kopmayarak zirve umudunu korudu.

İstanbulspor mütevazı kadrosuyla elbette Trabzonspor’un sıkletinde değildi ancak karşılaşmanın ikinci yarısında sergilenen futbol, 3 puanın yanında sevindiren bir başka konu oldu.

Ayrıca pas yaparken bunun daha hızlı ve çabuk gerçekleştirilmesi de bir başka olumlu detay.

Trabzonspor’un bu sezonki en büyük sıkıntısı, iç saha performansını deplasmanlarda gösterememesi..

İçeride, futbol şöyle ya da böyle olsa da Bordo-Mavililer kazanmasını biliyor lakin bu özelliğini dışarıda gösteremiyor.

Bunda Antalyasporlu Haji Wright, Fenerbahçeli Batshuayi ya da Valencia gibi  delici ve golcü  bir forvetinin olmayışı etkin bence.

Çünkü Gomez ve Umut’un ikisi de rakibe baskı kurup top aldıklarında gol atabilen, yerleşik düzen oyuncuları..

Kontra ataklarda karşı kaleye inme,Üzerine gelen rakibin geride bıraktığı boşlukları driplingle geçip kaleyi karşılarına alma becerileri yok.

Al-ver imkanı bulamadıklarında etkisizler.

Hadi Gomez sağa sola gidiyor, geri geliyor, asit yapıyor gol atamazsa da bu yönde yararlı oluyor da, hiç alınmasın, gücenmesin bu Umut hiçbir şey yapmıyor.

Hemen her maçta ‘Bu nasıl gol kralı olmuş’ dedirtiyor.

Şu ana kadar ki görüntüsüyle bonservisiyle birlikte 150 milyona mal olan tam bir hayal kırıklığı

Trabzonspor’un önünde şimdi bir Hatayspor  deplasmanı var.

Bu maç  ve ardından Akyazı’da oynanacak Antalyaspor maçları çok önemli dönüm noktalarıdır.

Kuşkusuz her maç önemlidir ama, bu maçlar ekstra önemlidir.

Zira Hatay ve Antalya kayıpsız geçilirse İstanbul’da Galatasaray’la ‘Bu sefer olmaz’ yargılarını ‘Bu yıl da niye olmasın’a çevirecek bir maç oynayacaksın.

 ‘İki maç kazandık sen de havaya  mı girdin’ derseniz’ olabilir’ deriz ama diğer takımların durumu da aşikar.

Galatasaray lider ama, maçları ite kaka kazanıyor.

Başta İcardi olmak üzere, birkaç yıldızın şahsi becerisi ve Muslera’nın kurtarışları ile sonuca gidiyor.

Zaten son 3 maçını rakiplerin kendi kalesine attığı gollerle kazanmış.

Bu ne kadar böyle sürecek..

Oktan Hoca her maç  panik..

Bir iki kötü sonuçta  olacak hepten nanik..

FB ve BJK’nin ise Trabzonspor’dan fazlası yok.

Fener kayıp limitini doldurdu..

‘Dünya Hocası ‘ Jesus ise sınırsız güven sermeyesini hemen hemen tüketti.

Artık kimse elinde sihirli değnek olduğu düşünülmüyor.

Arda konusundaki inadı ise ayrı bir konu..

Kupadan elenmekle ilk darbeyi yiyen BJK,   mahkum kaldığı lig kulvarında ister istemez rahat olamayacak.

Tedirgin 90 dakikalar kendilerini bekliyor.

Daha fazla uzatmadan yanisi şu;

3 maçta 9 puan kayboldu gibi olan umutları yeniden yeşertir.


Ardından sahanda art arda oynayacağın Ümraniyespor ile Adana Demirspor maçlarının kazanılması ise ‘Noliy laa’ dedirtir..

Bütün bunlar kolay değil elbette ancak  futbolda olmaz olmaz..

Ve de hayal kurmanın da vergisi yok ya.

Mesela deduk…

ÖZ EVLATIN İTHALİ!

Futboluyla, karakteriyle, sahadaki yürekli  mücadelesiyle iz bırakan yerli, yabancı  çok  oyuncu geldi, geçti Trabzonspor’dan Unuttuklarım olur da haksızlık yaparım diye, isim yazmıyorum ancak sizler kim olduklarını biliyorsunuz.

Lakin bu Bakasetas’a ayrı bir paragraf açmak lazım.

Futbolu ve attığı kritik golleri dışında, hırsıyla,  mücadelesiyle tıpkı hani o zaman zaman özlemini duyduğumuz eskilerden kalma tam bir öz evlat.

Demek ki bunun için Türk ve Trabzonlu olmaya da gerek yok.

Giydiğin formanın hakkını  hakkıyla ver yeter..

Bir ara düşüşe geçti ancak  hünerlerini daha çok  saha dışında kullandığı söylenen  bazı futbolcuların ayrılmasından sonra kendisini bulmakla kalmadı, eskisinden de iyi oldu.

Tebrikler …

Tabi hırs ve mücadele yönünden söz açılınca vatandaşı   Siopis’i de es geçmek olmaz.

Sana da bravo, bizim uşak..

Yoksa, çok  severek yediğin hamsi midir bu işin sırrı?

YUSUF FORVET OYNAR

Trabzonspor’da daha çok sağ önde ve sol iç tabir edilen bölgelerde oynayarak yıldızı parlayan Yusuf Yazıcı ‘ıyı transfer olduğu Fransız ekibi Lille’de o zamanki hocası Christophe Galtier, Burak Yılmaz’a yakın forvet gibi oynatınca Yusuf hepten patlama yaptı. Attığı ve attırdığı gollerle Lille’in  şampiyonluğunda önemli rol oynadı. Ardından kiralandığı  Rus ekibi  CSKA  Moskova’da aynı bölgede forma giyip golleri sıraladı.

Uzun süren suskunluk döneminden sonra Yusuf  kiralık olarak geldiği Trabzonspor’da da eski parlak günlerine dönme yolunda olduğunu gösterdi. Karagümrük ve İstanbulspor’a attığı gollerle de golcülüğünü öne çıkardı.

Diyorum ki ; Yusuf özellikle içerideki maçlarda Gomez’le birlikte çift santrafor pozisyonunda oynasa hem Trabzonspor gole daha rahat ulaşır, hem de top 3 . bölgede daha fazla kalarak orta saha ve defansın az da olsa nefeslenmesini sağlar..

Bence denemekte yarar var.

BU FİYATLAR KALICI OLMALI

Her kulüp gibi paraya acil ihtiyacı olan Trabzonspor, en ucuz bilet fiyatını gençlerin cebinde olmadığı gibi babalarınınkinde de zor bulunan 350- 400 TL gibi yapınca özellikle 30 yaş  altı TV lere, kaçak yayınlara yöneldi mecburen..

Bu da gurbetçilerin ve Almancıların olmadığı dönemlerde Akyazı Stadının önemli ölçüde boş kalmasına yol açtı.

Son maçlara bu fiyatlar 50-,60 liraya inince stadyum da eski şenlikle günlerine kavuştu.

Diyeceğimiz o dur ki ; Trabzonspor’un toplam geliri içinde maç hasılatı devede kulaktır.

Locaları, lüks yerleri istersen 10 bin lira yap ama, kale arkası ve maratonu düşük tut.

Kazan maçı 3 milyon galibiyet primini al.

Dereceye gir Avrupa’dan al.

Şampiyon ol TFF’den al..

Bunun için bileti ucuz tut,  seyirciyi stadyuma doldur.

Hem sürümden kazan

Hem de dolu ve coşkulu tribünlerin yardımıyla maçı..