“Hayya Ale’s-Salah”

Dinimiz gereği bizi namaz ibadetine çağıran “ezan” kavramının ve ayrıca farz namazlar kılınırken okunan “kametin” içinde yer alan bir ifadedir “Hayya ale’s-salah”. Deyim olarak Arapça olup Türkçe olarak “Haydi namaza, haydi huzura” anlamını taşır. Müslümanları ibadete yani huzura çağırmak için söylenir.

Abone Ol

Makaleye dini bir deyimi açıklayarak başlamak istedim. Çünkü cümlenin son kelimesi “Salah” uzun bir zamandır ülkemizin ve Trabzon’un gündeminden hiç düşmedi, düşmüyor ve artık hiç düşmeyecek. Bu makaleyi Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a transfer olayına farklı bir yönden bakarak yazmak istiyorum.

Aşağıda yazacağım konulardaki amacım; dinler arası bir ayrım yaparak İslam dini dışındaki dinleri kötülemek ve ötekileştirmek değildir. En baştan söyleyeyim; böyle bir düşünceye kökünden karşıyım. Çünkü biz “Amentü’ye” iman etmiş insanlarız… Ne dinler ne bu dinlerin peygamberleri ne de bu peygamberler ve bunların ümmetlerine gönderilen kutsal kitaplar arasında hiçbir ayrım yapmayız ve hepsine yürekten inanırız…

Gelelim Mohamed Salah’ımıza; şunu çok açık bir şekilde ifade etmekte yarar var. Şahsım adına böyle bir sporcuyu, futbolcuyu genel olarak eleştirmek, anlatmak, analiz etmek, hakkında yorumlar yapmak hadsizliğini asla ve asla yaşamak istemem. Çünkü bireysel olarak benim, Mohamed Salah’ın sporculuğu yani futbolculuğu ile ilgili söyleyecek tek sözüm olamaz. Salah, zaten ne olduğunu tüm dünyaya kanıtlamış bir sporcu… Bizlere ancak bu sporcuyu takdir etmek düşer.

Ben Mohamed Salah’a farklı bir pencereden bakmak istiyorum. Evet, manevi pencereden… Şimdi bazılarınız diyecektir: “Hocam, spora dini ve siyaseti karıştırmayalım” diye… İşte tam burada size yanılıyorsunuz demek istiyorum. Tüm dinlerde siyaset vardır, spor da…

Açıklayayım; dünyada ve ülkemizde sporcuları, özellikle futbolcuları düşünelim. Örneğin; futbolda çoğu Hristiyan futbolcu sahaya çıkarken, gol attığında, maç sonunda vb. durumlarda haç çıkarma (Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini, kurtuluşu ve kefareti simgeler) işaretini yapmıyorlar mı? Veya az da olsa Müslüman olan futbolcular secdeye kapanarak gol sevinci yaşamıyorlar mı? Veya maçların ramazan ayına rastlaması nedeniyle Müslüman futbolcular oruç tutup, iftar saati geldiğinde hakemden izin isteyip inandıkları dinin gereklerine göre davranmıyorlar mı? İşte bunlar sporun içindeki dindir, sonra da siyasettir.

İşte Mohamed Salah da bu futbolculardan birisi… Salah bir Müslüman… Dünya onu böyle biliyor ve tanıyor… İngiltere’de, Liverpool’da gollerini attıktan sonra inançları gereği secdeye varan bir futbolcu… Bu özelliği futbolculuğunun yanında onu daha farklı kılıyor. Özellikle ülkemizde ve tabii ki Trabzon’da Salah’a bakışın çok farklı olması ve farklı bir benimseme olağan dışı olacaktır. Ve oldu da… Çünkü biz dini İslam olan Müslüman bir ülkeyiz…

Türkiye’de Süper Lig’de mücadele eden takımların futbolcularının büyük bir çoğunluğu yabancı futbolculardan oluşuyor. Ve bunların çoğu Hristiyan dini kökenliler… Yabancı kökenli futbolcular maçlarda sahaya giriş, gol sevinci ve maç bitimi gibi durumlarda haç çıkarıyorlar. Bu ülkenin 7’den 70’ine kadar insanları yıllardır özellikle stadyumlarda hep haç çıkaran futbolculara tanık oldular… Çocuklarımız hep bunları gördü…

Artık Muhammed Salah’ın gelişiyle ülkemin çocukları ve ülkemin insanları secdeye varan futbolcuların var olduğunu görecek… Bu bizim stadyumlarımızda yaşanacak önemli bir devrim olacaktır. Böyle bir sporcu, futbolcu ve böyle bir davranış… Buradan herkes payına düşeni alacaktır.

Bugün 07 Ağustos 2026 ve günlerden Cuma… Dün Trabzon’a gelip şehri ayağa kaldıran Salah, bugün Trabzon’un en büyük camisi “Hanife Hatun Camisi’nde” Türkiye’deki ve Trabzon’daki ilk cuma namazını kıldı. Allah kabul eylesin. Bu, ülkemiz gençleri için örnek alınması gereken bir durumdur. Sanırım manevi etkileri de olacaktır.

Böyle karakterli bir futbolcunun Trabzon’a gelmesi hem sportif yani futbol açısından hem de manevi açıdan insanımız ve özellikle çocuklarımız için çok çok önemli bir karar olmuştur.

Ülkemizin ve Trabzon’umuzun böyle bir değerle tanışmasına ve adının Trabzonspor’la anılmasına sebep olan Trabzonspor Kulübü Başkanı Sayın Ertuğrul DOĞAN ve yöneticilerini candan kutluyorum. Gelecek nesillerimize örnek olması dileğiyle, “HOŞ GELDİN MUHAMMED SALAH”…