Hedef Fırat’ın Doğusu Olunca…

Suriye’de son zamanlarda olup bitenlere Hüsnü Mahalli’nin, “Ortadoğu’da Büyük Tiyatro” kitabını okuyup, bir asır önce senaryosu yazılmış “Büyük Ortadoğu Projesi” ne adım adım nasıl gidildiğinden de bakınca ister istemez “Tam bir algı yaratma” dememek mümkün değil!

Abone Ol

Çünkü ortada “Fırat’ın Doğusunda İsrail güdümlü Kürdistan kurma” amacıyla, Fırat’ın Batısı’nda sahnelenen bir tiyatro olduğu aşikar.

Hiç uzatmaya, evelemeye gevelemeye gerek yok! Bütün “şer güçler” öyle veya böyle, kimi zaman çatışma görüntüleri, kimi zaman otobüs taşımaları, kimi zaman da ABD himayeli konvoylarla sanki bir zamanlar Suriye toprağı değilmişçesine, Fırat’ın Doğu’sunda birleştiriliyorlar.

Ezcümle, İsrail adına Kürdistan için Batı’da yazılan senaryonun, doğuda sınırları çiziliyor.

SURİYE’NİN NERESİ BÜTÜN?

Etkili ve yetkili ağızlardan iki de bir “Suriye’nin toprak bütünlüğü kırmızı çizgimizdir” denmiyor mu?

İnsanın “Aklımızla ve de gördüklerimizle bu kadar alay etmeyin” diyesi geliyor!

Nasıl gelmesin ki?

Teröristlere tahsis edilen Fırat’ın doğusu,

İsrail’in işgalinde olan Golan Tepeleri,

Güneyde Dürzilere tahsis edilen bölge Suriye toprakları değil miydi?

Yoksa Bütünlük” diye bildiğimiz kelimenin tarifini Türk Dil Kurumu değiştirip, “Parça parça olmak” anlamımı yükledi!

İRAN’DA ABD, İSRAİL’İN TAŞERONU DEĞİL Mİ?

Ortadoğu’da söz konusu İran olduğunda, önce şu soruya cevap bulmak gerekmiyor mu?

“İran’ın en büyük düşmanı, ya da İran’ın sevmediği ülke hangisidir?”

Buna, “İsrail’dir” demeyecek olan var mıdır?

Var olanlar gizli İsraillilerden başkası değildir!

O yüzden bugün İran’da olup bitenlerin büyük oranda arkasında, içinde İsrail’in olması kadar da normal bir şey yoktur!

Çünkü bu coğrafya da kıvırmadan, kaytarmadan, “Ricat” etmeden, İsrail ile öyle veya böyle “Cihat” eden tek ülke İran’dır.

Venezuela işgali ile kendine yetecek petrolü temin eden Amerika’da, İran konusunda İsrail’in taşeronundan başka bir şey değildir.

Taşeronların da ihaleleri kimlerden aldığı, kimler adına yürüttüğü ortada olduğunu göre…

İSRAİL, ÖCALAN’A KARŞI…

BOP kapsamında İsrail’in Ortadoğu’ya yayılma, buna bağlı olarak da Kürt devleti hesabı adım adım ilerliyor.

Bu noktada ilginç bir tespit, İmralı sakini, terörist başı Öcalan’ı da konu edinerek, geçen yıl Lozan Kürt Enstitüsü Başkanı Necat Zanyar tarafından şöyle yapılmıştı:

“Öcalan devlete karşı bir müzakereci olarak değil, devlet yetkilileriyle birlikte Amerika ve İsrail’in planlarını boşa çıkarmak üzere kurulan masada oturuyor.

Öcalan tüm metinlerinde olduğu gibi bu görüşmede de ısrarla Kürtlerin olası devletleşme imkânını bir tehlike olarak imliyor.

Öcalan’a göre ABD ve İsrail, İsrail’i Ortadoğu’da hegemon güç yapmak istiyor. İsrail Kürtleri yanına almak istiyor. Bunun için de tek derdi Öcalan’ı ortadan kaldırmak.”

HÜSNÜ MAHALLİ’DEN, KISA ORTADOĞU COĞRAFYASI

Yaşadığı Ortadoğu coğrafyasını tepeden tırnağa en gerçekçi şekilde bilen, irdeleyen Hüsnü Mahalli’nin önce “Ortadoğu’da Diktatörler” sonra “Ortadoğu’da Büyük Tiyatro” kitaplarını sığdırdıklarının tamamına yakını maalesef hayat buluyor.

Temeldeki nedeni de aynen şöyle belirtiliyor:

“Bu coğrafyada anlaşılması en zor olan şey budur. Hiç kimse başına gelenlerden ders almıyor ve ibret olsun diye yaşadıklarını başkalarına aktarmıyor. İhanetler çoğu zaman ihanetlerle kanıtlanıyor ama yine de çoğalıyor.”

İRAN’I DA BÖLME PLANI…

Şimdi birileri çıkıp, “Bunların İran’ı da bölme planları var” diyecek olsa, kimileri “Nereden çıktı?” diye soracaktır.

Soranlara kısa cevap, Amerika, İngiltere ve Rusya’nın bundan 120 yıl öncesinde bile İran’ı 3’e bölme planlarının olduğunu hatırlatmak olacaktır.

Belgesi de okur-yazarlıkları var ise tarihe göz atmaları yeterlidir.

Yani, aradan asırlar geçse de, bazıları “Eski hamam, eski tas” hesabıyla, huylarından kolay kolay vazgeçmezler, vazgeçmiyorlar.

Ama Ortadoğu’yu, ahali açısından da bütün sanıp, Arap sayan bu sömürgecilerin bilmediği bir şey var. O da İran’ın diğerleri gibi “Paçoz” bir devlet olmadığıdır.