Geldi ve kaldı dediğin tek bir şey söyle.
Hepsi geldi, hepsi geçti.
Yahu dünya dediğimiz yer zaten kendisi gelip geçilecek bir yer değil mi zaten.
İçindeki nasıl gelip de geçmesin.
Nasıl gelip de kalsın.
Evet, geldi… Geçti… Kalan Ne Kaldı?
Hayatta geçmeyen tek bir şey söyleyin bana
“Geldi ve kaldı” dediğiniz bir tek şey…
Var mı?
Yok.
Hepsi geldi.
Hepsi geçti.
İnsanoğlu da en çok bunu kabullenemediği için yoruluyor zaten.
Bir zamanlar “Asla bitmez” dediğin sevdalar geçti gitti.
“Onsuz yapamam” dediklerimiz çekip gitti.
Omuzuna başını koyduğun insanlar, hatıralarda kalmadı mı?
Birlikte güldüğün sofralar dağılmadı mı?
Aynı yoldan birlikte yürüdüğün dostlar başka sokaklara sapmadı mı?
Ve sen…
Sen kalakaldın, elinde birkaç fotoğraf, yüreğinde ağır bir sızıyla.
Yahu dünya dediğimiz yer zaten kendisi de gelip geçilecek bir yer değil mi?
Bu kadar fani bir mekânda, içindekiler nasıl kalıcı olsun ki?
Makamlara bakıyorsun gelip geçiyor.
Paraya bakıyorsun günbegün eriyor.
Şöhrete bakıyorsun bir süre sonra unutuluyor.
Güce bakıyorsun, o da bir gün elden gidiyor.
Gençlik geçiyor.
Sağlık gidiyor.
Heves geçiyor.
Öfke bile geçiyor inanır mısın?
Ama garip olan şu:
İnsanoğlu her şeyin bir süre sonra geçeceğini bile bile seviyor işte.
Bırakabileceğini bile bile seviyor.
Kırılacağını bile bile güveniyor.
Çünkü insan dediğin varlık bir umutla yaşıyor.
Bir gün döneceğini sanıyor.
Bir gün anlayacağını sanıyor.
Bir gün eskisi gibi olacağını sanıyor.
Olmuyor.
Bazı vedalar geri dönüşsüzdür.
Bazı gidişler sessizdir ama kalbi ezerek gider.
Bazı insanlar, hayatına bir misafir gibi girer ve çıkar.
Eşyalarını, tasını tarağını toplar gider,
Geride yalnızca kısa bir boşluk bırakır.
Ve en acısı da şudur:
Sen hâlâ onu bıraktığı yerde beklediğini zanneder.
Oysa hayat bekleyenleri değil, yürüyenleri sever.
Geçmeyen tek bir şey var belki,
İçinde büyüyen o kabulleniş.
Her kayıptan sonra insanın ruhu biraz daha olgunlaşıyor.
Her gidişte biraz daha yalnızlaşan kalbin.
Her hayal kırıklığında biraz daha susan dilin.
Zamanla öğreniyorsun, alışıyorsun,
Ve artık hiçbir şey eskisi gibi zor gelmiyor sana
Kimse kalıcı değil bu dünyada.
Hiçbir şey senin değil.
Ve hiçbir acı sonsuza kadar sürmüyor.
Hepsi geliyor,
Hepsi geçiyor,
Sen de geçiyorsun.
O yüzden çok tutma.
Çok bağlanma.
Çok bekleme.
Sev ama tapma.
Güven ama teslim olma.
Yaşa ama kendini kaybetme.
Çünkü dünya dediğimiz yer, konaklama yeri değil sadece geçmişin bir güzergahıdır,
Ve bu yolculukta yanında kalan tek şey…
Vicdanın.