Trabzonspor’da derin izler bırakan bordo-mavili bir efsanenin perdesi kapanıyor. Nwakaeme, Trabzonspor’la sahaya son kez çıktığı o Konyaspor maçından sonra sözleşmesi bitmiş olarak Trabzon’dan ve Trabzonspor’dan ayrılacak… Nwakaeme’nin ayrılışıyla Trabzon insanının içinde biriken sevgi seli hüzne dönüşecek. Onun bıraktığı sevgi yumağı, belki de hiçbir yabancı futbolcuya nasip olmadı. Gidiyorsun ama arkanda bıraktığın iz silinmeyecek. Çünkü sen sadece bir futbolcu değildin; Trabzon’un kalbine kazınmış bir imza, ruhuna işlenmiş bir figürdün.
Hatırlıyor musun o ilk günleri? Yabancı bir diyardan geldin, dilini bilmediğin bir şehrin insanlarına sahada dokundun. Her topa vuruşunda binlerce yürek seninle attı, her golün bir bayram oldu. Seni sevmek, Trabzonlular için bir alışkanlık değil, bir vazgeçilmezlikti. O vazgeçilmezliğin en güzeliydi seni kalplerinin en derinine koymak.
17 Mayıs akşamı, Papara Park’ta gözlerin dolduğunda bil ki yalnız değildin. Tribünlerdeki amcalar, teyzeler, çocuklar, ekran başındaki, bizler… Herkes seninle birlikte ağlıyordu. “Nwakaeme” diye haykıran binlerce ses, bir daha aynı coşkuyla bağıramayacak belki ama seni hep hatırlayacak. Keşke o akşam galip gelebilseydik… Ama umudumuz gerçekleşti. 22 Mayısta, Antalya’daki kupa finalinde sen ve arkadaşların hem sana hem de bizlere Türkiye’nin kupasını hediye ettiniz. Sana Trabzonspor’daki son maçında mutlu gece yaşatarak bu şehirden mutlu bir şekilde uğurlanmana sebep oldular. Bu yüzden takım arkadaşlarına ve sana teşekkür ederiz.
Senin gidişinle tesis odalarında sessiz bir hüzün olacak. Seninle ter döken kardeşlerin, bir parçalarının eksildiğini hissedecek. Çünkü sen sadece bir oyuncu değildin; onların ağabeyi, yoldaşıydın. Sahadaki son mücadelen, o mücadeleci ruhun asla unutulmayacak.
Bu sporun adı futbol ve sen tam bir profesyonelsin. Transferler, emeklilik… Futbolun doğasında var. Bizler bu gidişlere alışmak zorundayız, ne kadar duygusallık yaşasak da… Trabzon halkı seni bağrına bastı, seninle gurur duydu. Bu veda bir son değil. Sen bu şehrin sokaklarında, çay ocaklarında, kafelerinde, şehrin her köşesinde, her fısıltısında yaşayacaksın. Bir gün bir çocuk top oynarken adını söyleyecek, bir baba oğluna senin hikâyeni anlatacak.
Yolun açık olsun Anthony Nwakaeme. Gittiğin yerde de aynı sevgiyi bul. Ama unutma; seni burada bekleyen bir şehir, seven bir milyon yürek var. Trabzon seni hep sevecek, hep özleyecek. Çünkü sen artık Trabzon’un efsanesisin... Hoşça kal Anthony Nwakaeme…
Öğr. Gör. Ed. Yılmaz Çakmak