Pakistan’ın arabuluculuğunda büyük umutlarla kurulan barış masası, tarafların uzlaşmaz tavırları nedeniyle sadece 24 saat içinde yerle bir oldu. Washington ve Tahran arasındaki gerilim, diplomasi koridorlarından çıkıp doğrudan Basra Körfezi’nin sularına taşındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, görüşmelerin sonuçsuz kalmasının hemen ardından Hürmüz Boğazı’na yönelik "tarafsız abluka" kararı alması, küresel piyasalarda ve askeri kulislerde şok etkisi yarattı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi günü itibarıyla operasyonun başladığını duyururken, bölgeye gönderilen devasa donanma gücü "Hürmüz ısınıyor" yorumlarını beraberinde getirdi.
Diplomasiden Ablukaya: Barış Masası Neden Devrildi?
Pakistan'daki görüşmelerin ardından taraflar birbirini ağır ithamlarla suçlayarak masayı terk etti. ABD tarafı, Tahran'ın nükleer hedeflerinden bir santim bile geri adım atmadığını savunurken, İran cephesi Washington'un "gerçeklikten uzak ve maksimalist" taleplerinden yakındı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Tahran yönetimi samimiyet testinden geçememiştir; nükleer emellerinden vazgeçmeyen bir rejimle müzakere edilecek bir şey kalmamıştır" ifadeleri kullanıldı. İran tarafı ise bu suçlamalara, "Washington kendi beklentilerini makul bir seviyeye indirmek yerine diz çöktürme politikasına devam ediyor" diyerek yanıt verdi. Bu kopuşun ardından Trump, "İran'a geçiş ücreti ödeyen her gemiyi durduracağız" diyerek ekonomik savaşın fitilini ateşledi.
Bölgeye Donanma Akını: 15'ten Fazla Savaş Gemisi Konuşlandırıldı
ABD ordusu, ablukayı hayata geçirmek için devasa bir askeri gücü bölgeye kaydırdı. USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve beraberindeki vurucu güç, Umman Denizi'nde stratejik mevzilere yerleşti. CENTCOM tarafından yapılan bilgilendirmede, ablukaya katılan gemiler arasında; USS Mitscher, USS Michael Murphy, USS McFaul, USS Pinckney, USS John Finn ve USS Spruance gibi ileri teknoloji destroyerlerin bulunduğu belirtildi. Ayrıca Virginia sınıfı nükleer denizaltıların da su altı güvenliğini sağlamak için bölgede olduğu bildirildi. ABD askeri sözcüsü yaptığı açıklamada, "Abluka Umman Körfezi'nde uygulanacak; gıda ve insani yardım taşıyan gemiler denetime tabi tutulmak kaydıyla geçebilecek, ancak İran limanlarına giden ticari akış tamamen kesilecek" dedi.
Çin ve Babülmendep Denklemi: Küresel Ekonomi Tehdit Altında
ABD merkezli yayın organı The Wall Street Journal'a göre, bu hamlenin asıl hedefi İran'dan çok Çin. Pekin yönetimi, petrol ihtiyacının %54'ünü Orta Doğu'dan karşılıyor ve bu miktarın %44'ü doğrudan Körfez hattından geçiyor. Analistler, "Trump, Çin'in enerji damarını sıkarak Pekin'i İran üzerinde baskı kurmaya zorluyor" değerlendirmesinde bulunuyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde İran'ın "Babülmendep" kartı duruyor. Tahran yönetimi, Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan bu kritik boğazı Yemen'deki Husiler aracılığıyla kapatmakla tehdit ediyor. Eğer İran bu tehdidini hayata geçirirse, dünya ticareti iki büyük boğazın aynı anda kapanmasıyla eşi benzeri görülmemiş bir arz kriziyle karşı karşıya kalabilir.