İDAM CAYDIRICI MI?

Abone Ol

Ve bunu kendi sosyal medya sayfamda da sık sık dile getiriyorum.
Pek tabi bir de karşıt düşünce de olan yani, idamın İnsanlık Suçu olduğuna ve bunun caydırıcı bir hüküm olmadığını savunanlar da olmakta. Ve öyle ki son günlerde bu görüşe sahip olanlar hızla artmakta.
 
Kim ne derse desin, ben -Çocuklara- yapılan istismar, tecavüz ve ölüm vakalarında İDAM’ı insanlık suçu olarak görmüyorum. Çünkü bu cinayetleri işleyenleri insan olarak görmüyorum!
Benim gözümde bu katiller bir canavar!
 
İnsanın olmadığı yerde insanlık suçu nasıl olsun ki?
 
Efendim bu canavarlar ıslah edilip, topluma kazandırılmalıymış!
Hadi ya!
Peki istismara uğramış küçücük bir bedene zarar veren birinin o çocuğun ruhuna açtığı yaranın büyüklüğünü nasıl ıslah edeceksiniz?
Öldürülen yavrunun annesinin,babasının ömür boyu sürecek olan özlemini nasıl dindireceksiniz?
 
İdam, toplumun “ İnsanlık Suçu “ aşkıyla yanıp tutuşan bazı beyinler için çözüm olamayabilir!
Ama o çocuğun annesi, babası için bir çözümdür.
Çünkü, mahkumun toprağın üstünde nefes aldığı her saniye zühuldur ailesine!
 
Şöyle ki…
Masum bir çocuğu katleden ve bu yüzden hapse tıkılan bir mahkumu düşünün.
Misal, o mahkumun en sevdiği yemeğin kuru fasulye olduğunu da düşünün…
Ve o akşam yemekte kuru fasulye çıktığını…
Sapık mahkum karşısında en sevdiği yemeği bulunca nasıl da mutlu olur değil mi?
 
Ya da hapiste geçirdiği ilk kışın sabahında kar yağdığını düşünün…
Ve o mahkumun en sevdiği mevsimin kış olduğunu…
O kar tanelerini görünce yaşadığı mutluluğu getirebiliyor musunuz gözünüzün önüne?
 
Mahkumu ailesinden birilerinin ziyarete geldiğini…
İdamdan yırttan mahkumun sevdiklerini karşısında gördüğünde yaşadığı mutluluğu düşünün…
 
O sapığın ayda bir defa değil, yılda bir saniye bile mutluluk hissini tatması korkunç bir duygu!
 
Masum, tertemiz yavru karda, ayazda toprağın altında yatarken, sapığın  AB Standartları kapsamında yeryüzünde bol bol nefes alması… Asıl insanlık suçu budur!
Ve bu suç dünyanın her yerinde aynı acıyı yaşatır insana.
 
Bu bağlamda Berna Laçin’in “İdam çözüm olsaydı Medine toprakları tecavüzde rekor kırmazdı.Konuşturmayın şimdi beni! Bırakın artık bilim insanları, nörologlar, psikiyatrlar, psikologlar, toplum bilimcileri, hukukçular el birliği verip çare üretsin. Devlet, tribün sesleriyle toplum inşaa etmez!” şeklinde attığı tweet karşısında benim de söyleyecek bir kaç sözüm var.
12 Aralık günü kaybettiği arkadaşı Kemal Uzun için yas paylaşımı yapan, 13 Aralık günü yani bir güncük sonra tüm acılarını unutup eğlence postu paylaştığı an  “Yas tutma süresinin kısalığı ve duyarsızlığı” karşısında dumura uğrayarak sosyal medya da takibi bıraktığım Berna Laçin’in atmış  olduğu bu tweetten dolayı kendisine soruşturulma açılması saçma. Sonuçta beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz o da fikrini beyan etmekte.
Elbette Arap dünyasının bir dolu yanlışı var. Bunu en çok eleştirenlerin başında gelenlerdenim. Zaten yazılarımı okuyanlar bunu iyi bilir. Ama çocuk istismarının  sadece Arap dünyasında olup Batı dünyasının masummuş gibi lanse edilmesi de çok büyük yanlış. Üstelik bize -İnsan Hakları- şahaneymiş gibi gösterilen Batı dünyasında İsveç, Danimarka gibi ülkelerde vs hayvan genelevi bile varken…
 
Çok basit bir örnekleme daha… TLC adlı tv kanalında obez insanların hayatlarından kesitler sunulan Ağır Yaşamlar adlı bir proğram var.
Amerika’da çekilen proğramda dikkatimi çeken bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum…
Tedavi proğramı kapsamında kilo vermede zorlanan hastalar bir süre sonra terapistlere yönlendirilmekte.
Bu noktadan sonrası çok korkunç! Çünkü terapistle konuşan hastaların birçoğunda kilo almalarına ki en büyük etken- çocukken- uğradıkları taciz ve tecavüzler…
Tacizden ,istismardan kaçamayan çocuklar, kilo alarak çirkinleşeceğini, çirkinleşince de tacize uğramayacağını düşüncesiyle gençlik dönemlerinde obez olup çıkmakta.
 
Yani anlayacağınız yaşanılan bu korkunç durumun dini, imanı, ülkesi yok…
Dolayısıyla, ne rehabilitasyon, ne hadım…
Caydırıcı olsun yada olmasın, küçücük bir çocuk bedeninde kirli emellerini gideren, onu acımasızca katleden sapık bir mahkumun, hücresinde elini kolunu sallaya sallaya gezdiğini bilmekten çok daha iyidir İdam edilmesi…