ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslarda dikkat çeken yeni bir iddia gündeme geldi. ABD basınında yer alan habere göre İran, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının elden çıkarılmasını içeren bir mutabakatı prensipte kabul etti. Beyaz Saray’dan bir yetkiliye dayandırılan haberde, taraflar arasında henüz nihai imzaların atılmadığı ancak müzakerelerin kritik bir aşamaya geldiği belirtildi. Anlaşma kapsamında yalnızca nükleer başlıkların değil, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler, ABD ablukası ve Körfez ülkeleriyle kurulacak güvenli geçiş mekanizmasının da masada olduğu ifade edildi.
İran’ın Uranyum Kararı Gündem Yarattı
ABD basınında yer alan iddia, İran’ın nükleer programı konusunda yeni bir döneme işaret etti. Habere göre Tahran yönetimi, ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının elden çıkarılmasını prensipte kabul etti. Bu gelişme, uzun süredir devam eden ABD-İran geriliminin azaltılması ve kalıcı bir anlaşmaya ulaşılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ancak ABD’li yetkili, bu hafta sonu herhangi bir anlaşmanın imzalanmasının beklenmediğini belirterek sürecin henüz tamamlanmadığını vurguladı. Taraflar arasında nihai mutabakat sağlanmadan anlaşmanın resmiyet kazanmayacağı ifade edildi.
Nihai Mutabakat İçin Görüşmeler Sürüyor
ABD’li yetkiliye göre Washington yönetimi, İran dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşma taslağını onayladığına inanıyor. Buna rağmen imzaların atılması için bazı başlıklarda nihai uzlaşmaya ihtiyaç bulunuyor. ABD tarafı, Tahran yönetiminden yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu tasfiye etmesini ve diğer nükleer meseleleri çözmeye yönelik açık taahhütte bulunmasını istiyor. Bu süreçte en kritik konu, uranyum stoklarının nasıl elden çıkarılacağına ilişkin mekanizma olarak öne çıkıyor. Tarafların temel prensipte uzlaştığı ancak uygulama yöntemine dair teknik ayrıntıları görüşmeye devam ettiği bildirildi.
Uranyumun Bertarafında Görüş Ayrılığı Yok İddiası
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta, zenginleştirilmiş nükleer materyal stoklarının ortadan kaldırılması konusunda taraflar arasında temel bir görüş ayrılığı bulunmadığı iddiası oldu. ABD’li yetkili, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin artık bu sürecin hangi yöntemle uygulanacağına odaklandığını belirtti. Bu açıklama, müzakerelerde en zor başlıklardan birinin prensipte aşılmış olabileceği şeklinde yorumlandı. Ancak nükleer dosyanın hassasiyeti nedeniyle nihai metnin nasıl şekilleneceği büyük önem taşıyor. Özellikle uranyumun nerede, nasıl ve hangi denetim mekanizmasıyla bertaraf edileceği, anlaşmanın geleceğini belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor.
ABD Ablukasının Kaldırılması Masada
Muhtemel anlaşmanın yalnızca nükleer başlıklarla sınırlı kalmayacağı da belirtildi. Habere göre anlaşma kapsamında ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik ablukasının kaldırılması öngörülüyor. Bununla birlikte ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ile Körfez ülkeleri arasında gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla bir iş birliği kurulacağı ifade edildi. ABD’li yetkili, bu sistemin bir “geçiş ücreti” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. Bu başlık, bölgesel ticaret, enerji sevkiyatı ve deniz güvenliği açısından anlaşmanın en önemli unsurlarından biri olarak görülüyor.
Trump Yönetiminden Daha İyi Anlaşma Mesajı
ABD’li yetkili, muhtemel yeni anlaşmanın 2015 yılında Barack Obama döneminde yapılan İran nükleer anlaşmasından daha iyi olduğunu düşündüklerini söyledi. O dönemde İran’a belirli bir seviyeye kadar uranyum zenginleştirme hakkı tanındığını hatırlatan değerlendirme, yeni taslağın daha kapsamlı ve daha sıkı şartlar içerdiği mesajını verdi. Müzakere sürecinde ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in de rol oynadığı aktarıldı. Washington’un Orta Doğu’daki müttefiklerini sürece dahil etmeye çalışması, anlaşmanın bölgesel boyutunu daha da önemli hale getiriyor.
ABD basınında yer alan bu iddia, İran ile yürütülen müzakerelerde kritik bir eşiğe gelindiğini gösteriyor. Ancak taraflar arasında nihai imzalar atılmadığı için sürecin nasıl sonuçlanacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. Uranyum stoklarının elden çıkarılması, ABD ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş mekanizması gibi başlıklar, önümüzdeki günlerde diplomasi trafiğinin merkezinde yer alacak. Siz de ABD-İran hattındaki bu kritik gelişmeye ilişkin görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.