Teşkilat dizisi başladığında, kablosuz minicik kulaklıkla mikrofonsuz konuşma, Bilgisayar üzerinden yer belirlemeler abartılı gelirdi..
İran milli gününde en güvenli konut da öldürülen İsmail Haniye ile ilgili akıllı telefonun watsap hattına gönderilen bir şifre üzerinden konuk tespit edilmiş ve Drone ile vurulmuştu.
Kim nerede telefonlar üzerinden izleniyor.
Lübnan’da Hizbullah’a yönelik saldırıda çağrı cihazlarının içine yerleştirilen patlayıcılara rağmen kullanılmaya devam ediyor.
Venezüela liderinin evinden alınması ve Amerika’ya götürülerek hapse atılması çok tartışılmışken ‘Hamaney’e de bunu yapacağız’ diyenlere ‘Hadi oradan” dedik hep.
Ancak, sabahın ilk saldırısında Hamaney komutanlarıyla birlikte vuruldu.
Nasıl oldu?
Siz sığınakta değilseniz, normal bir kişi sizin ofisinizin önünden konumu gönderdi mi, iş bitti.
Geçmişte filmler İstihbarat taktiklerinin önünde giderdi.
Şimdi İstihbarat, filmlerden çok önde.
İran’ın vurulmayan bir lideri kaldı mı?
Atom enerjisi Başkanından, Hamaney’e kadar.
Devrim muhafızlarından Yargı erki başkanına kadar.
Son olarak denen şu, Liderlerin Diş tedavileri sırasında iplantların içine cip yerleşirdiler, İran’ın kadrosunu böyle yok ettiler.
İsrail ve Amerika, yoksullaşan halkı iyi kullandı.
Sadece İranlılar değil, Afgan ve Pakistanlılardan da istihbarat elemanı devşirildi.
İran fakirleştikçe, dolar daha çok gitti ve toplumun değerleri de çürümüye başladı.
Şimdi İran’dan yeni bir göç dalgası gelebilir.
Sınıra kadar da gelmişler.
Dün bir kadın yazar ve siyasetçi şunu söyledi:
‘Biz Kürtleri kabul ettik mi, ettik. Suriyelileri ettin mi, ettin.
Peki sınırda bekleyenler kim?
Azeri Türkler.
Onlara da sınırlarımız açmamız lazım.”
Bombalar yağarken, kaçmak, kaçmışken gittiğin yerde ekmek, su gibi ihtiyacını bile karşılayamamak
Çok zor, çok.
Onun için sığınmak isteyenlere şu aşamada ne yapabiliriz,
Yine bir konteynır kent oluşturulur sıkı bir kontrolle birlikte
ülke geneline yayılma engellenir.
Ve normalleşme de sonra da yeniden ükelerine dönerler.
Ortadoğu’nun her bir yanı yanıyor.
Biz ülkemizden izliyoruz.
Suyumuz, elektriğimiz, yemeğimiz iftarımız, sahurumuz var.
Bu birlikteliği devam ettirmek için
Sabırlı olmalı, Şükretmeliyiz.
Sabır ve Şükür İmanın yarısıdır.