İstiklal Marşını Arapça Okutmak

Gördünüz sanırım İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü anma programında öğrenciler İstiklal Marşı’nı Arapça okudu.

Abone Ol

Araplara karşı duyulan platonik aşkın ne seviyelere geldiğini göstermesi bakımından ibretlik bir durum, namaza çağrı’nın Arapça yerine Türkçe okunduğu yıllardan Ulusal Marşın Arapça okunduğu yıllara süper geçiş.

Dünya üzerinde tek bir Ulusal Marş bile yazıldığı dilin dışında bir dilde okunmaz! Hayır, bunu onaylayan öğretmen ne düşündü acaba? Suriyeli velilerde anlasın mı dedi? Sen politika olarak insanları sürekli Arapçaya yöneltmeye çalışırsan, sürekli Arap seviciliği yaparsan olacağı bu. Bu arada İngilizce de okunsa aynı tepki gelir bizden arkadaşım, milli marşın dili Türkçedir o kadar.

Bakıyorum da yerli ve millici MHP’lilerden de tek bir kelime itiraz sesi çıkmıyor…

Hayırdır, artık Arap milliyetçisi mi oldunuz bay püskevitler?

TRABRAY GELİYOR…

Bursa’daki yapılan hafif raylı sisteme “BursaRay” adını koymuşlar, Ankara’daki “AnkaRay” bende bize reva görülen ve ala ile vala ile müjdelenen sisteme “TrabRay” dedim.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Bey açıklamış, hafif raylı sistem projesi 8 Nisan’da ihale ediliyormuş. Hayırlara vesile olsun…

Fukara metrosu...

Biliyorsunuz Türkiye’de kimi illere metro getiriyoruz denilerek yapılan bir ulaşım sistemidir, hafif raylı sistem. Sistemin yararlığı ufak ve artık gelişmeyecek kentlerde ulaşım sorununu hafifletmek veya ulaşıma destek sağlamak adına yapılır. Bildiğin yolun yanından gider, otobüsten farkı yoktur bu sistemin. Onun için diyorum fukara metrosu.

Yapabiliyorsan adam gibi metro yap, yapamıyorsun…

Neyse, Nisan’da ihale edilir. Fizibilitesi, proje onayı, yer teslimi falan genel veya yerel seçimlere yetişir. Kurdelesi de sanırım bir sonraki belediyeye nasip olur.

Hayırlısı, artık bekleyeceğiz hafif raylılarını biz fukaralar olarak…

AKÇAABAT TÜTÜNÜ NE OLDU?

Geçenlerde bir arkadaş hatırlattı, o dönem epeyce çaba göstermiştik.

2000’li yılların başı ekonomik kriz patlak vermiş, Ecevit hükümeti dar boğazdan kurtulmak için son çare ABD’de Dünya Bankası uzmanlarından Kemal Derviş’i Türkiye’ye davet etmede bulmuştu. Aslında pek çok kararda haklı durumları vardı Derviş’in ama Türk tütününe çok büyük zararları dokunmuştu. Amerikan tütün üreticilerinin hegemonyasını getirdi Türkiye’ye dayadı. Tekel 2000 sigarasının içindeki sertleştirici etken, bizim tütüne kota koydu. Kısa Tekel 2000 o zamanlar en çok satan sigara, yaklaşık piyasanın %70’i onun elinde. İşin ilginç ve bize yansıyan yönü, kısa Tekel 2000 sigarasındaki sertleştirici katkı iki kent tütününden oluşuyordu: Adıyaman tütünü ve Akçaabat tütünü. Tütün kotasından sonra Akçaabat tütününün salası okundu yöremizde. Adıyaman da gümbürtüye gitti. Fatiha okuyup gömdük, Tekel binaları da haraç mezat dağıtıldı ülkede. Amerikan sigara tekeli Türkiye’de bayrak açtı bu kararlardan sonra.

Tütünde bile gördüğünüz gibi ABD oyununa geldik arkadaş…

HASTALANMIYORUZ, DİREK ÖLÜYORUZ ARTIK

Değerli dostum Topsakal açıklamış, Ramazan dolayısı ile acil servislere bile uğrayan vatandaş kalmamış artık azalmış müşteri…

İl Sağlık Müdürü Mehmet Topsakal diyor ki, Ramazan öncesi yani 1-18 Şubat arası acil servislere başvuran hasta sayısı 67 bin iken Ramazan başlangıcı ile (18-8 Mart arası) acil servise başvuran hasta sayısı yüzde 6 düştü ve 63 bin kişiye geriledi.

Sevinelim mi üzülelim mi bilmiyorum ama benim düşüncem net.

Bu tarihler arasındaki ölüm vakalarını da İl Mezarlıklar Müdürlüğü açıklaması lazım.

Benim düşüncem, ölüm vakalarının arttığı yönünde.

Hatta ayakta ölü taklidi yapan onlarca emekli biliyorum…

MUHTARLARA ÇEVRE DİPLOMASI…

Ortahisar Büyükşehir Belediyesi toplamış mahalle muhtarlarını, çevreye olan katkılarından dolayı teşekkür belgesi ve hediyeler dağıtmış.

(Üstteki tanım¸ “Ortahisar Büyükşehir Belediyesi” tamamen bana aittir, tam iki senedir yarış içinde oldukları için tarafımdan kullanılmıştır.)

Tamam, iş olsun torba dolsun anlamı ile mahalle muhtarlarını taltif ediyorsunuz ve muhtarların çevre kirliliği ve atıklarla geri dönüşüme katkılarından dolayı teşekkür belgesi veriyorsunuz da “hediye” ne arkadaş?

Mahalleyi evdeki halı yıkama makinası ile mi yıkamış Muhtar? Komşusundaki dalgıç pompası ile mi tıkanan kanalı açmış? Lavabo pompası ile mi derin deşarj sistemindeki pislikleri temizlemiş? Mesela 1 Nolu Beşirli Muhtarı Muhittin kardeşim Beşirli dolgu alanından gelen derin lağım kokusu için mahallede kolonya maske falan mı dağıtmış? İskenderpaşa Mahalle Muhtarı Ali kardeşim halkının korna sesinden rahatsızlanıp tansiyonu çıkarken gidip ateş düşürücü mü vermiş?

Çevre bilinci için önce halka inin, sonra muhtarlara hediye dağıtırsınız…

ÇELİK BORÇ KAPATMIŞ, EY ALLAHIM YA…

Hani bilmesek bizi de kandıracaklar ama at terli.

Beyzade gelmiş Trabzon’a peşinde birçok kamera, gitmiş bir mahalle bakkalına borçlu olan vatandaşların borçlarını kapatmış. Tüm Karadeniz ayakta, takdir toplamış!

Çelik bu Çelik, hani bir albümü daha çok satsın diye çırılçıplak poz veren Çelik. Büyük bir Çellonun arkasına saklanıp ürkek poz veren bizim bildiğimiz Çelik…

O zamanlar niye Çellonun arkasına saklandın da mesela küçük bir flütün arkasına niye saklanmadın diye sormuştum harbiden hercai Çelik’e…

Konserinde sattığı 3-5 biletin parası ile gitmiş şov yapmış, bizim yerel basında atlamış üstüne.

Eskilere gittim birden meyhaneci, hercai gibi şarkıları fena değildi. Hatta sanıyorum o zamanlar iyi de para kaldırmıştı o albümlerden. Ama muhtemelen o paraları har vurup harman savurmuş. Yaş ilerleyip yeni şarkılar haliyle pek tutmayınca, para da suyunu çekmiş, eski şarkıları ve eski duyguları törpüleyip para kazanayım hevesine katılmış. Geçmişte dandik bir tiyatro oyunu için kadın kılığına da girmişti, bir ara tasavvuf hastalığı tutmuştu, konserlerinde başörtülü bayan istemedi bir ara, hatta Kemalist takılmışlığı bile oldu. Şimdi de kalkmış mahalle bakkalındaki veresiye defterinden Robin Hood’luğa soyunup borç kapatıyormuş…

Ya arkadaş, paranız varken yapın iki tane düzgün yatırım da böyle şebekliklere ihtiyaç duymayın arkadaş.

Bir kafanızda huniniz eksik çinko olmuşsunuz, derdiniz hep para…

İLBER HOCANIN ARDINDAN…

Değerli bir tarihçisini kaybetti Türkiye.

Bugün cenazesi var, İstanbul’da olsam katılırdım, muhteşem bir kalabalık olacağından şüphem yok.

Ölmüş bir insanın arkasından konuşmak elbette uygun düşmez ama İlber Ortaylı hocanın bence en büyük başarısı tarihçilerin bildiklerini genel kültüre aktarmak olmuştu. Popüler kültüre katkı sağladı yani İlber hoca, halkında İlber Ortaylı gibi tarih anlatacak insanlara ihtiyacı vardı. Renkli kişiliğini yansıttığı programlarını, söyleşilerini, konferanslarını uzun uzun dinledik.

Dediğim gibi, ölünün arkasından kötü konuşmayı sevmem yakışmaz bize ama İlber hocanın 2019 seçimler öncesi İBB tekrar seçimleri öncesindeki “Kanal İstanbul” konusunda AKP’yi rahatlatan sözleri ne yazık ki Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasını engelleyememişti.

Bunu da tarihe not düşelim, ışıklar içinde ol İlber hoca…