O stadın kapılarını kilitleseniz de,
Bordo maviye sevdalı yürekleri durduramazsınız.
Dün akşam gördük…
Augusto vurdu, şehir ayağa kalktı.
Bir gol değil, bir inat patladı tribünlerden:
“Şampiyon Trabzon!”
Ama futbol bazen sadece yürekle kazanılmıyor…
Aklın, disiplinin ve son düdüğe kadar ayakta kalmanın oyunu bu.
Başakşehir…
Keşke her maç böyle oynasa.
Dün sahada bir takım değil, adeta diş bilemiş bir öfke vardı.
Trabzonspor’u 75’e kadar kilitlediler.
Kilidi açan Augusto oldu,
Ama kapıyı kapatacak olan yine Trabzonspor’du…
Yapamadı.
Orta sahada Farcorelli’nin yokluğu hissedildi.
Nwakaeme, eski günlerinin gölgesiydi.
Oyun akmadı, tempo tutmadı.
Bir de düdük var tabii…
Alper Akarsu, düdüğü eline değil, adeta nefesine bağlamış.
Onuachu’ya rakipten çok hakem temas etti.
Her pozisyon bir kesinti, her atak bir fren…
Ve sonra…
Futbolun en acı tarafı: “Bitti” dediğin anda bitmez.
Uzatmalarda gelen gol…
Akyazı’nın ışıkları değil, umutları karardı.
Büyük takım dediğin,
Son bir dakikayı oynar.
Trabzonspor oynayamadı.
Bir puan…
Kâğıt üstünde küçük,
Ama hedef yolunda koca bir yara.
Şehir yıkıldı, tribün sustu…
Ama bilinmeli:
Bu hikâye burada bitmez.
Çünkü Trabzon’un sevdası yenilmez…
Ama bazen ihmale, hataya ve bir dakikalık dalgınlığa boyun eğer.