Bölgemiz

Karadeniz’in Kâbusu Büyüyor! Uzmandan İstilacı Türler İçin Kritik Uyarı

OMÜ’lü Doç. Dr. Kibar Ak, iklim değişikliği ve kuraklık devam ederse Karadeniz’de fındık başta olmak üzere birçok ürünü tehdit eden yeni istilacı türlerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Abone Ol

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kenevir Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, son dönemde artış gösteren istilacı türlere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Trabzon Ticaret Borsası’nın katkılarıyla 2,5 yıldır aralıksız sürdürülen ‘Hayatın İçinden’ programı kapsamında yayımlanan Fındık Saatine telefonla bağlanan Ak, iklim değişikliği ve kuraklığın devam etmesi halinde dünyada yeni istilacı türlerle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu. İstilacı türlerin her geçen gün artması ve özellikle Karadeniz Bölgesi’nin en önemli ürünü olan fındığa ciddi zararlar vermesi endişe yaratırken, bu durumun nedenleri de uzmanlar tarafından araştırılıyor. Doç. Dr. Kibar Ak, istilacı türlerin yayılmasında küresel iklim değişikliği ve kuraklığın yanı sıra teknolojik gelişmelerin, insanların daha hızlı ve kolay seyahat edebilmesinin ve uluslararası ticaretteki çeşitliliğin etkili olduğunu vurguladı. Ak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yarım yüzyıl önce dünyanın bir ucundan herhangi bir ürünü temin etmek neredeyse mümkün değildi.

Ancak bugün gelinen noktada, istenilen ürüne dünyanın herhangi bir ülkesinden kolaylıkla ulaşılabiliyor. Bu durum, istilacı türlerin de yayılımını hızlandırıyor. Kahverengi kokarca, turunçgil uzun antenli böceği ve yalancı (vampir) kelebek gibi türlerin çeşitli zararları var. Bunların arasında özellikle kahverengi kokarca birçok sebze ve meyveye zarar veriyor. Kokarcayla mücadelede farklı yöntemler uygulanıyor. Dünyada en yaygın yöntemlerden biri samuray arısı ile yapılan biyolojik mücadeledir. Ancak yalnızca biyolojik mücadeleye bel bağlamak doğru olmaz. Bu süreç zaman alır ve sabır gerektirir. Bu nedenle zamanı iyi değerlendirmek ve alternatif yöntemleri de devreye almak gerekir. Zararlının kışlaklara çekildiği dönemde yapılacak kışlak mücadelesi büyük önem taşımaktadır. İstilacı türlerle etkili mücadele için çiftçi, devlet, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin belirli bir süre koordineli şekilde hareket etmesi gerekiyor. İlgili kurumlarla iş birliği içinde çalışıldığında zararın en aza indirilmesi mümkündür. Ayrıca iklim değişikliği mevcut seyrini sürdürürse, ilerleyen dönemde farklı istilacı türlerle de karşılaşabiliriz.”