Kent Konseyi Ziyaretgâhı…

AKP Trabzon il örgütü toplanmış “hadi bir Kent Konseyi’ni ziyaret edelim, bakalım na’apıyorlar?” demişler gitmişler Trabzon Kent Konseyi’ne.

Abone Ol

Kent Konseyi’nin de, kendi iktidarları tarafından atanmış, başkanı Prof. Dr. Karal ve yönetim kurulu kendilerini karşılamış konseylerinin yaptığı “ulvi” çalışmaları kendilerine sunmuşlar.

Başkan Karal, “öyle çalışıyoruz, öyle çalışıyoruz ki koşturmaktan helak olduk” demiş, “hep verilere dayalı çalıştık, veri ışığı öyle çok ki gecemiz gündüzümüz birbirine karıştı. Veriler ışığında şehre neler katabileceğimizi planlamaktan yoruluyoruz” diye de eklemiş. En büyük projelerini açıkladılar; 15 Ağustos’ta Çukurçayır’da Fatih çadırı kuracaklarmış!

Veri ışığınız çok fazla sevgili atanmış Hocam, Trabzon size ayak uyduramıyor.

Hani bir yaraya da merhem olsanız dişimizi kıracağız, mesela kent içi trafik düzenlemesinde ne gibi çalışmalar yaptınız? Sosyal ve kültürel bazda ne gibi uhrevi çalışmalarınız var? Yeni Valimizi ziyaret ettiniz mi? Berberler Odası Başkanı değişti, hayırlı olsun ziyaretine gittiniz mi?

Zengin kimliğimizin yönünü bulamayan atanmışları…

Sizi gördükten sonra Trabzon niye kasvetli, karmakarışık diye düşünemiyorum.

Âyine işdir kişinin lafına bakılmaz, demiş Ziya Paşa.

Karal’a karala git Trabzon…

TRABZON’DA BOŞANMALAR AZALIYOR!

Gülmeyin, aynen öyle.

Çünkü evlenen yok!

2025 nüfusu 823.323 kişi, 408.242 erkek var 415.081 kadın. Yani yüzde 49,58 erkek, yüzde 50,42 kadın nüfus yaşıyor Trabzon’da.

Son TÜİK verileri açıklamasına göre Trabzon’da toplam hiç evlenmeyen kişi sayısı 193 bin 677 kişi. Buna 2025’de boşanan 22 bin 415 kişiyi de ekleyebilirsiniz.

Hiç evlenmeyen 106.531 erkek var Trabzon’da, 87 bin 146 hiç evlenmeyen kadın.

Ne kadar “3 çocuk doğurun” diye milleti pompaya verirseniz verin, Trabzon evlenmiyor arkadaşım. “Doğurun hatta adlarını Recep, Tayyip, Erdoğan bile koyabilirsiniz” zırvalarını bırakın gelin şu ekonomik sorunları çözün. Bu işler Avrupa’dan et, İsrail’den mercimek, Brezilya’dan kâğıt ithal etmeye benzemiyor. Ayranımız olmadan bir yere tahterevalli kurmayın arkadaşım, millet kıvrılıyor ekonomik sıkıntılarla.

Bak boşanmalar bile artmıyor ülkede, evlenmiyor nüfus.

Aile olgusunu yok ettiniz, küflenmiş fikirlerinizle…

TEMEL, FADİME, DURSUN KAYBOLDU…

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri verilerine göre Türkiye’de 2025’te doğan çocuklara verilen isimlere bakmışlar, en çok verilen isim Alya olmuş. Onu Defne, Gökçe, Zeynep, Asel, Umay, Asya izlemiş. Bunlar kız çocukları.

Erkeklerde ise, birincilik Alparslan’da. Onu Göktuğ, Metehan, Yusuf ve Kerem izlemiş.

Trabzon’da ise iki isim zirvede: Alparslan ve Zeynep…

Temel, Fadime, Dursun unutuldu!

“İsmin nesi var? Güle başka isimle seslensek yine hoş kokar” demiş William Shakespeare. Ona “Shakespeare yanılıyordu, başka ismi olsaydı gül o kadar güzel kokmazdı…” diye cevap vermiş Jack Trout.

Fıkralarla idare edeceğiz artık, masum üçlüyü hatırlayabilmek için.

Bir gün Temel, Fadime’ye seslenmiş…

TREN GELİR HOŞ GELİR…

Mustafa Sarıgül bile Erzincan-Trabzon demiryolunu gündem yapmış, “mutlaka yapılmalı” diye buyurmuş. Emrin olur Ağam…

Atatürk’ün hayali idi, “bu verimli, ahalisi zeki, müteşebbis, çalışkan olan Trabzon’umuzu az zamanda dahile trenle bağlanmış güzel rıhtım ve limanla donatılmış görmek idealimdir. Trabzon Türk topluluğunda Cumhuriyetin zengin, güçlü, hassas pek mühim kaynaklarından biridir. Böyle bir Cumhuriyet şehri gelecekte, gerektiği bütün medeniyet ve ilerleme vasıtalarına sahip olacaktır.” demişti taaa 16 Eylül 1924’de.

Hatta “Trabzon-Erzurum demiryolu hattı yapımı” için 1924’de 476 sayılı bir kanun bile çıkarılmıştı. (1988 yılında resmen yürürlükten kaldırıldı bu kanun, uygulanmayıp ihmal edildiğinden)

Yıl kaç? Geldik 2026’ya…

Ben hala düşünüyorum, o kadar güzel deniz dolguları ile Samsun-Sarp arasındaki cillop gibi otoyolun arasına at iki parça demir, bak bakalım gidiyor mu gitmiyor mu tren niye demediler? Otobüs tekellerinin altında kaldılar.

Yaprak Dökümü ’nün finalinde Şevket gerçekleştirdi Trabzon’a tren ile gidebilmeyi de biz göremedik fani hayatımızda ona yanıyorum.

Hayalimdir, biline…

DOLMUŞ’A GELMEYELİM…

“Bir gram geri adım atmam” demiş Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç. Valla göreceğiz, inşallah diyorum.

Bazı STK’lardan destek gelmiş Ahmet Başkan’a ama mesela her şeye maydanoz bu konuya suskun olan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası hatta Esnaf Odalarından niye bir ses yok! Muhtarlar Derneği bile sus pus!

Bakın arkadaşlar, gelişmiş ülkelerin hiç birinde dolmuş sistemi yoktur. Nereye giderseniz gidin raylı sistemle gidersiniz, bisikletle gidersiniz, taksiyle gidersiniz veya kendi arabanızla gidersiniz. Eğer bir ülkede dolmuşçuluk diye bir sektör varsa ülkenin gelişmişliği ile ilgili herhangi bir olumlu şeyden bahsedilemez. Yarattığı trafik karmaşasından tutunda, trafik terörüne kadar neresinden tutarsanız orası elinizde kalır.

Benim hayalim her yere raylı sistemle, bisikletle gitmek var. Sizi bilmem.

Ahmet Başkan, yanındayız…

TRABZON NİRE, ŞEMDİNLİ NİRE?

Son Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’n de tartışma çıkmış. Kardeş şehir (!) Şemdinli’ye bütçeden 100 milyon yardıma CHP meclis üyeleri karşı çıkmış. Trabzon’daki belediyelerin ciddi borç yükleri altında inim inim inlerken kalkıp Şemdinli’ye 100 milyon yardım abesle iştigal demişler…

O kadar dedik, kardeş şehir statüsünde kriter nedir diye. Şemdinli’yi kim getirdi Trabzon Belediye gündemine? Asla Şemdinli’ye falan karşı değilim arkadaş, yanlış anlaşılmasın ama niye durup dururken Şemdinli kardeş kent seçildi?

Bunun elbette AKP iktidarının yeni açılım politikasının alt yapısını oluşturmasının gereği var.

Mesela Macaristan’ın Zigetvar kenti kardeş şehir, bunu anlarım. Kanuni Trabzon’da doğmuş, son Viyana seferinde Zigetvar’da ölmüş. Okey. Ama arkadaş, Şemdinli ne? Hakkâri’nin 3 ilçesi var, Yüksekova, Çukurca ve Şemdinli. Niye mesela Yüksekova değil de Şemdinli? Veya niye Çukurca değil?

Çıkın açıklayın Trabzon halkına, amacınız sadece Şemmamme çekmek mi?

Biri çıksın açıklasın AKP gurubundan, niye Şemdinli? Niye benim Trabzon’umun kullanması gereken bir hizmet karşılığı para Şemdinli’ye gönderilecek? Cevap verin bir zahmet.

Bekliyoruz…

YOLSUZLUK ENDEKSİNDE 17 BASAMAK DÜŞTÜK

Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) açıklanmış. 2024 endeksinde 34 puanı ile 107.ci sırada olan Türkiye 2025’de 3 puan kaybederek 17 basamak birden gerilemiş. 182 ülke arasında artık 124.cü sıradayız.

Türkiye, Cibuti, Moğolistan, Nijerya ve Özbekistan ile aynı puanda! (31 puan)

Togo, Filipinler, El Salvador, Angola, Ekvator, Laos, Sri Lanka bizi geçmiş!

2025 endeksine göre, bir dönem “temiz yönetim ölçütü” kabul edilen 80 puanın üzerindeki ülkeler Danimarka, Finlandiya, Singapur, Yeni Zelanda ve Norveç diye sıralanıyor. Onları İsveç, İsviçre, Lüksemburg, Hollanda, Almanya ve İzlanda izliyor. Listenin en altında, Venezuela ve Azerbaycan gibi otoriter rejimli ülkeler var. Onları Libya, Yemen, Eritre, Somali ve Sudan gibi çatışmacı ve son derece baskıcı rejimlere sahip ülkeler diye sıralanıyor.

En üzüldüğüm nokta ne biliyor musunuz arkadaşlar, ülkede bir kesim iktidar sahipleri “yolsuzluk yok, hizmet var” diyor bir sürü millette onları alkışlıyor!

Zafer Çağlayan’a teklifimdir, abi kolundaki saati bir gün ver ben takayım ya da Egemen Bağış abi güneş gözlüğünü ver bir gün ben takayım.

Takayım da sizin zamanınız ve gözünüzden nasıl bu kirli çark dönüyor, görebileyim.

Vermezler, dağılın…