Ekonomi

Kırmızı Et Neden Bu Kadar Pahalı? Rekor Fiyatların Arkasındaki Tablo Ortaya Çıktı

Kırmızı et fiyatları yükselirken üreticiden restorana kadar sektörün hiçbir halkası rahatlayamıyor. Arz sorunu ve artan maliyetler fiyatları baskılıyor.

Abone Ol

Kırmızı Et Neden Bu Kadar Pahalı? Fiyatların Perde Arkası
Kırmızı et fiyatlarındaki yükseliş hem küresel pazarda hem de Türkiye’de gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde yıl başından bu yana kırmızı et fiyatlarının yüzde 50’nin üzerinde arttığı belirtilirken, Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre dana karkas kesim fiyatları da 580 TL bandını aşmış durumda. Ancak tüketicinin karşı karşıya kaldığı yüksek fiyatlar, sektörün tamamında yüksek kârlılık anlamına gelmiyor. Besiciler artan yem, gübre ve lojistik giderlerinden, kasap ve restoranlar ise düşen alım gücünden şikâyet ediyor. Arzın kısa sürede artırılamaması ise yüksek fiyatların devam edebileceğine işaret ediyor.

Kırmızı Et Fiyatları Yıl Başından Bu Yana Yüzde 50’yi Aştı
Türkiye’de kırmızı et fiyatlarında yıl başından bu yana yüzde 50’nin üzerinde artış yaşandığı belirtiliyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre dana karkas kesim fiyatlarının 580 TL seviyesinin üzerine çıkması da piyasadaki yükselişi ortaya koyuyor.

Son olarak Et ve Süt Kurumu’nun regülasyon kapsamında ithal edilen et ürünlerine yüzde 24 ile yüzde 28 arasında zam yapması fiyatların yeniden hareketlenmesine neden oldu. Serbest piyasada ortalama kıyma fiyatlarının 700 ile 1.000 TL, kuşbaşı fiyatlarının ise 850 ile 1.200 TL seviyelerine kadar ulaştığı belirtiliyor. Kasaplar ve zincir marketlerde ise fiyatların daha yüksek noktalara çıkabildiği ifade ediliyor.

Et Pahalı Ama Besici de Kazanamıyor
Tüketicinin yüksek fiyatlarla karşılaşmasına rağmen yerli besiciler de mevcut tablodan memnun değil. Yem, gübre ve lojistik başta olmak üzere üretimde kullanılan temel girdilerin maliyetlerinin yükselmesi, hayvan satış fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan kâr olarak yansımasını engelliyor.

Besiciler hayvanları yüksek bedellerle temin ederken bakım ve yem giderlerinin de artması nedeniyle kârlılıklarını korumakta zorlanıyor. Böylece kırmızı et fiyatlarında rekor seviyeler görülmesine rağmen üretim zincirinin ilk halkalarından biri olan besiciler üzerinde maliyet baskısı devam ediyor. Aynı durumun et işleme tesislerinde de görüldüğü belirtiliyor.

Kasap ve Restoranlar Maliyetleri Fiyatlara Yansıtamıyor
Et fiyatlarındaki artış yalnızca üretici ve besicileri değil, kasaplar ile restoranları da etkiliyor. Tüketicinin alım gücündeki gerileme nedeniyle işletmeler artan maliyetlerin tamamını satış fiyatlarına yansıtmakta zorlanıyor.

Restoranların daha yüksek et maliyetlerini karşılayabilmek için menü fiyatlarını artırması gerekiyor. Ancak fiyatların daha fazla yükselmesi müşteri kaybı riskini beraberinde getiriyor. Kasaplar açısından da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Yüksek fiyatlar nedeniyle tüketimin azalması ihtimali, satış hacminin düşmesine ve işletmelerin kâr marjlarının daralmasına yol açabiliyor.

Küresel Pazarda da Benzer Bir Et Krizi Yaşanıyor
Kırmızı ette yaşanan maliyet ve arz sorunu yalnızca Türkiye’ye özgü değil. ABD’de sığır eti fiyatlarının son bir yılda yüzde 12 arttığı ve bu artışın genel enflasyonun üzerinde gerçekleştiği belirtiliyor.

Buna rağmen ABD’de de sektörün farklı aşamalarında kârlılık baskısı yaşanıyor. Sektörün önde gelen şirketlerinden Tyson Foods’un mali yılın ilk yarısında sığır eti faaliyetlerinden 500 milyon doların üzerinde zarar açıkladığı ifade ediliyor. Küçük et işleme tesislerinin ise yeterli sayıda hayvana ulaşamadıkları için tam kapasite çalışamadığı belirtiliyor.

Bu tablo, yüksek perakende fiyatlarının üretim zincirinin bütün halkalarında yüksek kazanç anlamına gelmediğini gösteriyor.

Kalıcı Çözüm İçin Hayvan Varlığının Artması Gerekiyor
Türkiye’de kırmızı et fiyatlarının kalıcı olarak gerilemesi için ithalata bağımlılıktan ziyade anaç hayvan varlığının artırılması ve uzun vadeli üretim politikalarının uygulanması gerektiği belirtiliyor.

Ancak hayvancılıkta arzı kısa sürede artırmak kolay değil. Bir düvenin doğum yapması ve dünyaya gelen buzağının kesim ağırlığına ulaşması yaklaşık üç yıllık bir süreci gerektiriyor. Bu nedenle hayvan varlığında bugün atılan adımların piyasaya etkisinin hemen görülmesi mümkün olmuyor.

Üretim kapasitesinin artırılmasının zaman alması, kırmızı et arzındaki sıkıntının kısa vadede tamamen ortadan kalkmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak gösteriliyor.

Kırmızı Et Fiyatları Neden Yüksek Kalmaya Devam Edebilir?
Ortaya çıkan tabloda yüksek yem ve lojistik maliyetleri, yetersiz üretim, hayvan arzındaki sorunlar ve tüketicinin düşen alım gücü aynı anda sektörü etkiliyor. Bir yandan besicinin üretim maliyeti yükselirken diğer yandan kasap ve restoranlar fiyat artışlarını müşteriye tamamen yansıtamıyor.

Hayvan varlığının artırılmasının uzun zaman gerektirmesi ise piyasadaki arz sıkıntısının kısa sürede çözülmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle kırmızı et fiyatlarının kalıcı şekilde gerilemesi için üretimin artırılması ve uzun vadeli hayvancılık politikalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Kırmızı ette tüketicinin ödediği fiyat yükselmesine rağmen üreticiden restorana kadar sektörün farklı halkalarında kârlılık sorunu devam ediyor. Arzın kısa sürede artırılamaması ve üretim maliyetlerinin yüksek seyretmesi, et fiyatlarındaki mevcut seviyelerin bir süre daha gündemde kalabileceğine işaret ediyor.