Trabzon’da, depremle ilgili farkındalık çalışmaları yoğunlaştı.
Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, İMO Başkanı Mustafa Tiryaki ve yönetimi, depremle ilgili bilgilendirmede bulundular.
En önemli sorun yıpranmış, yorgun yapı stoku ile ilgili.
Türkiye’nin sadece batısı veya güneyi değil, her yer de sakat binalar var. Trabzon’da TTSO binasının yıkılması söz konusu. Yine, şehir hastanesine taşınırken, Fatih Devlet Hastanesinin, Numune’ye geçici taşınması ve Fatih Devlet Hastanesinin yerine 600 yataklı yeni bir hastane yapılması konuşuluyor.
Sevgili Okurlar, Emlak Konut Başkanlığından beri Murat Kurum’un Türkiye’deki yapı stokunu ortadan kaldırmak için büyük bir çabası var.
11 ili kapsayan deprem bölgesinde müthiş bir performans ortaya koydu.
450 bin konutu yapmak ve hak sahiplerine teslim etmek her siyasetçinin harcı değildir.
Depremin 3.yıldönümünde acılar tazelendi.
Acılar tazelerinken, hem Kahramanmaraş hem de Hatay’da yaşayanlar milletimizi bir kez daha ağlattı.
Bu tür büyük afetlerden sonra hep “Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz, Allah(cc) bilir. Allah(cc) bizi mallarımız, canlarımızla kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir!”
Biri Kahramanmaraş biri de Hatay’dan iki deprem mağduru konuştu.
Maraş’taki depremzede diyor ki, ‘Her şeyim vardı. Evim, param, altınım. Depremden sonra enkazdan kurtuldum ve yine enkazda bir demlik gördüm. O demlikle bir çay yapıp içebildik.”
Bir diğeri ise Hatay’ın efsaneleşen sitesinde oturuyordu.
Oturuyordu ne, orada çok sayıda dairesi vardı.
6 Şubat 2026 günü canlı yayında anlatıyor:
‘Güçlü ekonomim vardı. Bana bir şey olmaz diyordum. Ama öyle bir an yaşadım ki, depremle uyandığımızda sadece üzerimdeki pijamalarla kalmıştım.’
Onun için, mülkün sahibi Allah.. Sabredeceğiz, şükredeceğiz.
Böbürlenmeyeceğiz..
XXX
BUNLARIN HEDEFİ
NEDİR?
Okuyorum, bakıyorum dinliyorum. Soysal medyada dehşet şeyler yazıyor. Epstein’e şantaj adasında sınırsız imkan sunmuşlar. Ve adaya her gelenle ilgili bir kayıt ve video almışlar.
Peki, bunlar neden ve kimin için yapılmış?
Deniyor ki, ‘Siyonistler Kudüs’ten kovulunca dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Dağıldıktan sonra şuna karar verdiler. Savaşmak değil. Savaştırmak bizim işimiz olmalı. O dönemden itibaren gizli örgütlenme, acımasızlık, toplumları cinsiyetsizleştirme, itibarsızlaştırma ve bundan sonra da istedikleri kişileri ülkeleri yönetenleri avucunun içine almak. İspanya’dan, Almanya’dan bunun için kovulmuşlar.”
Alman-Rusya savaşında, Almanlar esir düşen Rus askerlerine, Yahudileri diri, diri mezarlara gömmeyi emretmişler.
Rus askerleri bu vahşeti yapamamış. Almanlar bu kez Rus askerlerini mezara indirmiş ve Yahudileri çıkarıp, ‘Siz onları gömün’ demişler’ ve hiç tereddüt etmeden Rus askerlerini diri, diri gömmüşler.
Ve biz Gazze’de aç bırakılarak öldürülen çocuklara isyan etmiştik.