Köpeksiz köy!

Tabiri caizse geldik zurnanın zırt dediği yere!

Abone Ol

Fatih hoca elindeki kısıtlı kadroyla buraya kadar geldi. Takımını Türkiye Kupası’nda yarı finale çıkaran genç hoca ligi de kendi hedefi olan 1 ile 4 arasında bitirmeyi garantiledi.

Lakin kritik bir dönemeç geldi çattı. Kadro derinliği açısından sığ bu oyuncu grubuyla 3 günde bir maç oynamak imkansız. Bunu Konyaspor maçıyla acı bir şekilde tecrübe ettik. 3 günde bir maç oynanacak müsabakalar öncesi Göztepe müsabakası önü ve arkası itibariyle en rahat maç görünümündeydi. Pazartesi Konya ile oynayıp şehre dönen oyuncular bir haftadır şehirde, maç sonrası da Beşiktaş maçına kadar bir hafta başka müsabaka oynamayacak. Bu maçın kazanılması demek lig yarışına tutunmak demekti, 3’ncülüğü garantilemek demekti, hatta kupaya ağırlık verme adına sonraki lig maçlarına yedek ağırlıklı çıkabilme imkanı elde etmek demekti.

Göztepe açısından da Avrupa bileti için hayatı bir maçtı onu da söylemek lazım.

İki tarafın da kazanmak adına mücadele edeceği güzel bir maç görünümündeydi.

Kadrolar açıklandığında Fatih hocanın Zubkov ve Nwakaeme’yi sahaya sürmemesi hücumsal anlamda nasıl karşı kaleye gideceğiz sorusunu akla getirdi.

Maçın başlamasıyla tedirginliğimde haklı olduğumu gördüm. Geriden oyun kurmaya çalışan ama bunu başaramayan, uzun topları indiremeyen, dönen topları alamayan, ikinci topları toplayamayan, ne yaptığını çözemediğimiz bir oyunla karşılaştık.

Net gol pozisyonuna giremeden ilk yarıyı tamamlamak üzere iken bir de Mustafa’nın kırmızı kart görmesi tüm umutları tüketti diyebiliriz.

İkinci yarıya Muçi Olie değişikliği ile başladı Fatih hoca. Yapılan değişiklik,ilk yarının kaleye çekilen tek isabetli şutun sahibi Muçi’nin dışarı alınması, ortaya konan kısır oyuna bakınca yapılan değişikliklerin maçı kurtarmak için değil sakatlık adına risk almamak için yapıldığını söyleyebiliriz.

85 nci dakikada Onuachu’nun temiz golünün iptali gösterdi ki; oyuncuların düşük performansı sahadaki kötü oyunun sorumlusu oyunculardan çok oyuncuların ve camianın sahipsizliğiydi.

Müsabakaya taraftar desteği istemek yerine tesisleri nasıl kaybettiğini divan’da ballandıra ballandıra anlatan bir başkan olunca golünü de saymıyorlar, 50 faul yapsalarda kart görmüyorlar. Köpeksiz köy bulmuş değneksiz geziyorlar.

Ne kadar yazık ki sahipsizsin Trabzonspor’um. Geçmiş olsun, canın sağolsun!