Körün elektrik faturası…!

Kör bir adamın elektrik faturası ödediği bir dünyada,

Abone Ol

Adalet bekleme azizim.

Bu tek cümle, memleketin özetidir aslında.

Görmeyen ışığın parasını verir,
Göremeyen hesabı öder,
Hiç suçu olmayan bedel taşır.

Biz buna “sistem” diyoruz.

Gariban sabahın köründe işe gider.
Vergisini günü gününe öder.
Elektriğini, suyunu, doğalgazını aksatmaz.

Ama lüks içinde yaşayanlar, servetine servet katanlar, kazanırken vergi borcunu ödemeyen şirketler affedilir.
Milyonluk araçlara binenler teşvik alır.
Masanın başındakiler dokunulmaz olur.

Ve sonra dönüp vatandaşa sabır öğütlenir.

Adalet dediğin şey terazidir.
Ama bizim terazide yük hep aynı tarafa konur.

Kör ödüyor.
Yetim ödüyor.
Emekli ödüyor.
Asgari ücretli ödüyor.

Güçlü mü?

O daha çok kazanıyor

Kazanırken de garibanı seyrediyor.

Adeta “Enayilere bak, onlar vergi veriyor, ben kazanıyorum. Üstelik vergimi de ödemiyorum” der.

Bu ülkede suç çoğu zaman fakire ve fakirliğe yazılır.
Ceza hep alt kata kesilir, garibana yazılır.
Üst katlara hiçbir şey yok onlar manzaraya bakar.

Bir çocuk okulda aç bayılır,
Bir anne pazardan yarım kilo meyveyle döner,

Veya pazardan sonra çöpleri karıştırır,
Bir baba eve giremeyecek kadar mahcup olur,

Bakkala, çakala, fırıncıya borundan evin yolunu değiştirir

Ama ekranlarda hâlâ “Ekonomi büyüyor” deniyor.

Kimin büyüdüğü belli değil.

Kör adam ışık parasını verirken,
Görenler karanlıkta iş çevirir.

Sonra bize ahlak anlatırlar.
Vicdan dersi verirler.
Sabır vaazı okurlar.

Azizim…

Körün elektrik faturası ödediği yerde,
Adalet değil düzen vardır.

Ve o düzen hep yukarıyı korur.

O yüzden şaşırma.
O yüzden hayal kırıklığına uğrama.

Bu ülkede adalet aramak bazen,
karanlıkta anahtar aramaya benzer.

Bulursan mucize olur.

Ama unutma;

Gerçek adalet mahkeme salonlarında değil,
İnsanın vicdanında başlar.

Vicdan yoksa,

Işık da anlamsızdır zaten.