Sağlık

KTÜ Farabi Hastanesi’nden Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas Açıkladı;“Uzuv Kaybı Azalıyor”

KTÜ Farabi Hastanesi’nden Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, kemik tümörlerinde erken teşhis ve koruyucu cerrahi sayesinde uzuv kaybının büyük ölçüde önlenebildiğini açıkladı.

Abone Ol

Kemik Tümörlerinde Yeni Dönem: Uzuv Kaybı Azalıyor

Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, kemik tümörlerinin tedavisinde yaşanan önemli dönüşüme dikkat çekti. Gelişen cerrahi teknikler ve tanı yöntemleri sayesinde artık birçok hastada uzuv kaybı yerine koruyucu cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Ayas, bu yaklaşımın hastaların yaşam kalitesini doğrudan artırdığını ifade etti. Günümüzde tedavinin yalnızca tümörü ortadan kaldırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Ayas, hastanın fonksiyonlarını korumanın da en az tedavi kadar önemli hale geldiğini söyledi.

Kemik tümörlerinde koruyucu cerrahi yöntemler öne çıkıyor

Kemik tümörlerinde tedavi yaklaşımının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirten Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, “ekstremite koruyucu cerrahi” yöntemlerinin giderek yaygınlaştığını ifade etti. Bu yöntemlerle hastaların kol veya bacak kaybı yaşamadan tedavi edilebildiğini dile getiren Ayas, erken teşhisin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı.

Koruyucu cerrahi sayesinde yalnızca hastalığın ortadan kaldırılmadığını, aynı zamanda hastanın günlük yaşam aktivitelerinin de korunabildiğini belirten Ayas, bu yaklaşımın sosyal hayata dönüş sürecini hızlandırdığını kaydetti.

Tedavi planı tümörün yapısına göre şekilleniyor

Kemik tümörlerinin tedavisinde her hastanın durumunun farklı değerlendirildiğini ifade eden Ayas, tedavi planının tümörün türüne, yerleşimine ve yayılımına göre belirlendiğini söyledi. İyi huylu tümörlerde daha sınırlı cerrahi müdahalelerin yeterli olabildiğini belirten Ayas, kötü huylu tümörlerde ise daha geniş kapsamlı bir cerrahi yaklaşımın gerektiğini dile getirdi.

Bu süreçte tümörün sadece görünen kısmının değil, çevresindeki riskli dokuların da temizlenmesinin önemine dikkat çeken Ayas, bu yöntemin hastalığın tekrar etme riskini azalttığını ifade etti.

Modern tekniklerle fonksiyon kaybı en aza indiriliyor

Ameliyat sonrası oluşabilecek kemik ve doku kayıplarının günümüzde gelişmiş rekonstrüksiyon teknikleriyle giderilebildiğini belirten Ayas, biyolojik yöntemler ve kişiye özel protezlerin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.

Kemik transferleri ve modern implant teknolojileri sayesinde hastaların hem anatomik bütünlüğünün sağlandığını hem de hareket kabiliyetlerinin korunduğunu ifade eden Ayas, bu gelişmelerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguladı.

Multidisipliner yaklaşım tedaviyi güçlendiriyor

Kemik tümörlerinin tedavisinde yalnızca cerrahinin yeterli olmadığını belirten Ayas, ortopedi, radyoloji, patoloji ve onkoloji birimlerinin birlikte çalışmasının kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Gerektiğinde kemoterapi ve radyoterapi ile desteklenen tedavi süreçlerinin, hastaya özel planlandığını ifade eden Ayas, doğru tanının en önemli aşamalardan biri olduğunu dile getirdi. Bu nedenle tanı sürecinde ileri görüntüleme teknikleri ve biyopsi uygulamalarının titizlikle yürütüldüğünü belirtti.

“Erken teşhis hayat kurtarıyor”

Kemik tümörlerinin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorlu bir süreç olduğunu ifade eden Ayas, erken teşhisin tedavi başarısında belirleyici olduğunu vurguladı.

Hasta ve hekim iş birliğinin sürecin en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Ayas, doğru tedavi ve sabırlı bir rehabilitasyon süreciyle hastaların yeniden sağlıklı ve aktif bir yaşama dönebileceğini ifade etti.

Kemik tümörlerinde yaşanan bu önemli gelişmeler, tedavi süreçlerine umut olurken, siz de bu konuda düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.