KUDÜS AH KUDÜS-1
Kudüs deyip de geçmemeli. Kudüs yüreklerimizde besleyip büyüttüğümüz yetim sevdamızdır. Onun içindir ki Kudüs deyince yüreğime bir şeyler saplanır sanki. Nefes alamaz olurum. Çünkü peygamberler şehri olan kadim Kudüs nice senelerden beri siyonistlerin paslı prangalarıyla bağlanıp tutsak edilmiştir. Bu topraklarda yaşayan Müslümanlara hayat hakkı tanınmamıştır. Müslümanların gözbebeği olan Kudüs, Kudüslü Müslümanlara çok görülmüştür. Burada yaşayanlar her gün çeşitli zulüm ve eziyetlere maruz bırakılmıştır.
Kudüs peygamberler diyarıdır. Bu kutsal topraklarda onlarca peygamber kutlu tevhit mücadelesi vermiştir. Her köşesinde onlardan mukaddes hatıralar saklıdır. Fakat bugün gel gör ki "barış şehri" anlamına gelen Kudüs barışa hasrettir. Kudüs tarif edilemez bir acıyı ve hüznü yaşamaktadır. Kudüs'ten gül kokuları yerine ne yazık ki barut kokuları gelmektedir.
Kudüs üç semavî din(Hıristiyanlık, Musevilik ve Müslümanlık) için de kutsal sayılmaktadır. Hz. Ömer tarafından fethedilen Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Miraç olayı burada meydana gelmiştir. Kudüs, Müslümanlar için Mekke ve Medine'den sonraki üçüncü kutsal şehirdir. Bütün Müslümanlar bu kadim şehri görmek için adeta can atar.
Kudüs, kadim tarihi boyunca iki defa yok edilir, 23 defa işgale, 52 defa da saldırıya uğrar. Neticede 44 defa da ele geçirilip tekrar tekrar kurtarılır. Kudüs Haçlılar tarafından işgal edilince Selâhaddin Eyyubî tarafından alınmış, Müslüman toprağı haline getirilmiştir.
Geçen hafta(01 Mayıs 2018 Salı günü) Kudüs'e gitmek üzere Trabzon'dan yola çıktım. Bir buçuk saatlik Trabzon-İstanbul yolculuğundan sonra Atatürk Havalimanına vardım. Orada Sıla Turizm'in kafilesiyle buluştum. 11. 15'te THY uçağıyla Tel Aviv'e gitmek üzere uçağa bindik. İki saatlik yolculuğun ardından öğleden sonra İsrail'in başkenti Tel Aviv'e vardık. İlk durağımız İsrail'in ilk başbakanının adını alan Ben Gurion Havaalanı'ydı. Bu modern ve güzel havaalanında ilk dikkatimi çeken şey hava trafiğinin idare edildiği devasa kule oldu.
Ben Gurion Havaalanı'nda bizim dışımızda yüzlerce turist vardı. İnsanlar akın akın Kudüs'e akıyordu. Çünkü bu güzide şehir her inançtan insanı bir mıknatıs gibi kendine çekiyordu. Pasaport işlemleri bir hayli uzun sürdü. İsrailli yetkililer işi sanki bilerek uzatıyorlardı. Benim yeşil pasaportumu beğenmemiş olacaklar ki 15 dakika kadar beklettiler beni. Bu belki de bir sabır testiydi. Bizler de "Ya sabır" deyip içeri alınmayı bekledik.
Tel Aviv'de havaalanı dışına çıktığımızda bizi tur otobüsümüz bekliyordu. Otobüsle ilk olarak dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Yafa şehrine hareket ettik. Bir liman şehri olan Yafa'ya vardığımızda bizi birbirinden güzel Osmanlı eserleri karşıladı. Akdeniz'e kıyısı olan Yafa'daki doyumsuz deniz manzarası ve Akdeniz iklimi bizi adeta büyüledi. Mütebessim Yafa'nın en görkemli tarihî eserlerinden biri olan ve II. Mahmut döneminde yaptırılan, Ulu Cami olarak da bilinen Mahmudiye Camii'nde öğle namazlarımızı kıldık. Bu cami, avlusunun çiçek bahçesini andırması özelliğiyle dikkatimizi çekti. Külliye olarak inşa edilmiş Mahmudiye Camii muhteşem bir mimariye sahip bir ecdat yadigârı...