KÜLAHIMA ANLAT!

Abone Ol

 
Seçim dönemiydi.
Bir Kürt vatandaşımızla konuşuyorum. Dedi ki bana; “ Ben Süleyman Soylu’yu sevmiyorum!”
-Hayırdır neden? dedim.
Aynen onun sözleriyle yazıyorum.
 
-Çünkü her yere elektrik direği diktirdi. Artık para ile elektriği veriyor bize!
 Kaçakçılığı bitirdi! Artık kaçakçılık yapamıyoruz! Dağa çıkan birinin evini duyduğu anda yerle bir ediyor!
 
Dedim ki ; hem demokrasiden bahsedip, hem de başkasının hakkını yiyerek beleş yaşamak istiyorsunuz. Senin benden ne farkın var da elektriğe para vermiyorsun? Farkını söyler misin?
 
Sustu. Bir şey diyemedi…
Valla işte bu yüzden biz Süleyman Soylu’yu seviyoruz.
 
******
 
Yer: Trabzon Beşikdüzü
Genç bir kardeşimiz yazmış.
“5 farklı ülkeden 35 katılımcıyla gerçekleştirdiğimiz, 10’ ar köpek ve kedi için yaptığımız barınaklarımız belediye ekiplerince bize hiç bir bilgi vermeden kaldırıldı!”
 
Daha önce de sahipsiz köpekleri zehirlemek suretiyle gündeme gelen Beşikdüzü Belediyesinin yapmış olduğu bu hareketi anlamış değilim.
Etmeyin eylemeyin!
Nedir bu hayvan düşmanlığı?
İnsanlardan bu masumları soyutlamaktaki amaç nedir?
Sakın “İnsanlar rahatsız oluyor” demeyin.
Öncelikle bu dünya hiç bir insanın tapulu malı değil!
 
Ben birey olarak arka bahçemde 8, ön bahçemde 4 yeni doğan yavru, bir önceki doğumdan 4 orta boy yavru, 4 orta boy komşu, 2 anne kedi, 2 erkek kedi, 3 sürekli ve karnını doyurmak için başka mahallelerden gelip giden onlarca kediye bakıyorum. Ki bu yaptığım övünülecek bir şey değil. Eğer insansam Yaratanın yarattığı herşeye saygı duymak zorundayım.
Çünkü bilirim ki; Doğayı, çevreyi sevmeyen, hayvanı sevmeyen insanı da sevmez.
 
Vereceğiniz altı üstü bir kap mama, bir kap su!
Neyi kimden esirgiyorsunuz?
Sanki babanızdan kaldı!
 
*****
 
Yüksek yüksek tepelere kız vermesinler.
Annesinin bir tanesini hor görmesinler.
Babamın bir atı olsa gitse de gelse.
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse…
 
Yukarıda ki sözler, eskiden eş dost aile arasında, ele kına yakılmak suretiyle gelini ağlatmaya yönelik yapılan geleneksel kına gecelerimize ait.
 
Altta yazacağım kına şarkısıda, Hint elbiseleri içinde, ortada dansözün göbek attığı, sırf daha çok para harcamaya, dolayısıyla millete hava yapmaya yönelik, garip garip maskelerin suratlara takıldığı, ordan burdan toplama moda kavramlarla, adeta yozlaşmak için yarıştığımız yeni moda kına gecelerine ait. Zaten konuşmaya gerek yok!
Sözler geldiğimiz noktayı anlatıyor.
 
Bekarlık sultanlıkmış gel külahıma anlat.
Tacımdaki taşların her birisi sekiz karat.
İçim biraz buruk arkadaşlar
Ayrılıyorum sizden.
Dolaşırken mekan mekan
Beni arasınız evden.
 
İyi Pazarlar…