Akın Gürlek yemin ederken, CHP’liler ettirmemeye çalışmış ama yemin etmiş aslan bakanım AKP’lilerin çemberi içinde. Şimdi diyeceksiniz ki, böyle bir adam bakan olarak atanır mı? Muz cumhuriyeti mi burası? Valla bilmem, yalnız haberiniz olsun şimdi sıra aslan bakanımda. O tehditleri yedirir size bilesiniz. Bu CHP hep böyle, ne zaman devlet millet yararına bir iş yaptı ki? Rüşvet, yolsuzluk, küfür, hakaret, dövüş, ahlaksızlık hepsi CHP’de. Gerçekten CHP bir milli güvenlik sorunu…
Gülmeyin, hep bölgesinin sorunlarını 5 dakika sürede dile getirip, sarımsağı soğanı, fındığı çayı, domatesi biberi, yolunu suyunu dile getiren muhtar hüviyetinden çıksınlar artık aksiyon görmek istiyor bu millet. O kadar maaş alıp yan gelip yatınlardan biraz aksiyon istemek hakkımız, hatta ben kafes döğüşü falan da bekliyorum. İlerde o da olur inşallah. (Alpay’ı göremedim kavgada, üzüldüm)
Gördünüz mü kavga etmeyi bilen, tercihen eski boksör, güreşçi falan bulup vekil yapmak gerek. CHP bu konuda çok geride, yürümeye mecali kalmamış adamlarla kavgaya girilmez işte, muhalefet yapılmaz.
Ben hala sözümdeyim, 2023 seçimlerinde son tren kaçtı dostlar! Geldiğimiz noktada terörist başına umut hakkı isteniyor, savcıyı kalkıp adalet bakanı yapıyorlar.
Allah bu ülkenin yardımcısı olsun, ilerisini de siz düşünün artık…
MİLLETVEKİLİ ADAYLARI ARANIYOR!
Youtobe’de bir videosunu seyrettim, “kuracağımız partiye adam arıyoruz” diyor Efe Aydal diye bir arkadaş. Kriterleri sıralamış.
Mesela “zayıf, cılız adam istemiyoruz” diyor, “adaylar kuvvetli kaslı olacak, böyle vurdu mu oturtacak. Hatta en az beş sene aktif dayak atma tecrübesi olması gerek” diyor. “Beş seneden aşağı gelmeyin lütfen” diye de ekliyor. “Mümkünse uzak doğu dövüş sanatlarında mesela güreş gibi ustalık olursa tercih sebebidir. Ayrıca cinsiyetçi değiliz ama kadın adaylar hiç başvurmasın” diyor, hatta “Travesti adaylar tercihimizdir” diyor ve cüce adaylardan, samuray tekniği bilenlere kadar bir dolu tercih listesi yayımlamış. Samuraylara baston vereceklermiş, güya yaşlılıktan yürüyemiyorlar bahanesi ile ellerine baston (meşe ağacından) verip meclise sokacaklarmış. Elbette bu iş teknik taktik işi, öyle futbol bilmeyen adamların topun peşinden koşmalarına benzemiyor…
Ne günlere kaldık, ilerde neler göreceğiz neler gülmeyin…
YARIN FENER MAÇI VAR…
Her maçımız olaydır bunlarla, sadece Covit nedeniyle seyircisiz oynadığımız 28 Şubat 2021 maçı hariç. Niye? Çünkü tüm Trabzonspor şampiyonluklarında çekişme hep Fenerbahçe ile olmuştu. Hatta Trabzonspor’un açık ara şampiyon olduğu 2021-2022 sezonunda bile ikinci Fenerbahçe, çekişmemiz yıllara dayanıyor yani.
Bir 96 maçımız var, hafızalardan silinmeyen mesela. Şampiyonluğa gidiyor Trabzonspor, Fener ikinci. Maç Avni Aker’de, Abdullah’ın ceza sahası dışından attığı golle 1-0 önceyiz. Önce Oğuz ile frikikten bir gol buluyor Fener, soldan gelen ortayı gole çeviren Aykut’la da 2-1 maçı aldı gittiler. O maça giden Trabzonspor taraftarı 3 kat polis kordonundan geçmişti, Fenerli olduğunu her fırsatta dile getiren Emniyet Müdürü Aydın Genç maçı terör sınıfına sokmuştu. Ali Şen’in güya futbolcusu Aygün’ün kafasına yolda taş gelmiş sardırmış falan hep hatıralarımızda. Kafası yarılan bu futbolcu gerekçesi ile şak diye jandarma soktular stada seyirciyi böldü, araya oturtuldu. Hatta maç sonu galibiyet gölünü atan Aykut’un “Bütün sezon uğraşıyorsunuz, bütün emekleriniz tek maçla heba oluyor, kendi galibiyetimize seviniyorum ama Trabzonlu arkadaşlarım içinde üzülüyorum” tarzındaki akıllı açıklamasını da hatırlıyoruz. Sezon sonu bu iki şampiyonluk gölünü atan Aykut ve Oğuz’u İstanbulspor’a postalamakla ne kadar ali şen olduğunu görmüştük Fener’in…
Demek istediğim şu, Fener ile her zaman rekabet içindeyiz ama asla centilmenliği elden bırakmayalım. Trabzonspor-Fenerbahçe maçını futbol müsabakası dışına çıkaranları lütfen görelim ve maçı sportif gözle seyredelim.
Yenmek de var yenilmekte sonuçta hepimiz yeşiliz…
OOOO… 8 METRE ALTTA HAZİNE BULMUŞUZ!
Trabzon’da kent içinde Kuzgundere içinde zeminden 6-8 metre derinde binlerce yıl öncesinin kalıntıları bulunmuş.
Trabzon kent suyunu yıllarca karşılayan su kuyuları bölgemiz vardı hatırlarsanız, zeminden 7 metre alttan temiz su çıkarılırdı. Tarihi su pompaları vardı bu bölgede.
Tabakhane’de inşaat yapmaya başladı Çaykaralı müteahhit Hasan. Köprüden sonra Uzunsokak başına doğru yokuşun hemen solunda. Tarih kokan kalıntılar bulundu zemin açılırken.
Tarihi İskenderpaşa Camii vardır Meydan’da, yıllarca muhtarlığını yaptım etrafındaki Arnavut kaldırımlı yolu için “aman dikkat edin, asla asfalt dökmeyin bu bizim tarihimizdir” diye belediyeye dilekçem bile var. Sadece burası için mi? Hayır, aynı Arnavut kaldırımlarla döşeli Boztepe yokuşu, Trabzon Sanatevi devamındaki Aldıkaçtı Yokuşu içinde aynı dilekçeden verdirmiştim ilgili muhtarlara.
Gelelim saadete…
O Kuzgundere içinde tarih kokan kalıntıların dibine, tarihi surların dibine petrol istasyonu ruhsatı veren kim?
Tarihi su kuyuları bölgesinin üst tarafına Ayakkabıcılar Sitesi yapıp bölgenin içine eden kim?
Tabakhane’den çıkan tarihi kalıntıları, güya işaretleyip müteahhitte teslim eden ve o müteahhittin o kalıntıların üstüne devasa İşhanı yapmasına izin veren kim?
Yolların nefes almasını sağlayan, sıhhi ve sağlıklı yağmur suyunun geçişine olanak sağlayan Arnavut kaldırımları sökmeden (ya aklım almıyor, taşları sökmeden döktüler) üstüne asfalt dökenler kim?
Şimdi aynı kafa, çıkmış 8 metrede tarih bulduk diyor.
Biz biliyoruz sizin tarih bilginizi…
YENİ TRAFİK DÜZENLESİNE DEVAM…
Hani diyorlar ya, arada bende eleştiriyorum ama yaparsa AKP yapar diyorum bu sefer.
Büyükşehir Belediye Başkanımız “geri adım yok” demiş, tebrikler.
Dik durması önemli, önemli elbette lakin şoför esnafının da mağdur edilmemesi lazım.
Moloz’daki düzenlemeyi de halkın iyi bilmesi gerekiyor, bunda sanki biraz geç kaldı belediye. Hatta Giresun hattı, Gümüşhane hattı merkeze yani otogara alınmalı. 100 kilometre altında ise iki kentin merkezleri dolmuş/minibüs sistemi olabilir diyor ulaşım genelgesi.
Giresun ve Gümüşhane için İl Trafik Komisyonlarından karar almışlar. Bence yanlış, “kent” anlamına ters düşüyor. Buralara şehir içinden dolmuş kaldırılmamalı. Rize daha yakın ama otogar içinde, Giresun ve Gümüşhane’de otogara girmeli…
Başta dediğim gibi yaparsa iktidar ile aynı paraleldeki yerel yönetimler yapar. Muhalefetin gücü yetmez, ben yaşadığım için biliyorum. Hatta bir örnek de verebilirim. Bizim dönemimizde mantar gibi Trabzon kent içinde seyyarlar vardı. Zabıta kuvveti ile baş edemiyorduk bunlarla. Seyyar olmaktan çıktılar hepsinin çakılı yerleri vardı. Vurup kırıyorsun arabasını ertesi gün yeni araba ile aynı yere çıkıyor seyyar. Bizden sonra Gümrükçüoğlu geldi, ne oldu? Şak diye kesildi hepsi. Niye? Çünkü sadece zabıta marifeti ile bu yasal olmayan işkolu ile uğraşamıyorsun mutlaka genel idare sana polis kuvveti ile destek vermesi gerek. Bunu bize yaptırmadı AKP, biz bıraktıktan sonra kendilerine olanak sağladılar. Gerçi o dönem arkadan hangi milletvekili hangi emniyet mensubunu arayıp “bırakın CHP’li belediyeye desteği, isterseniz harita gönderirim şahsınıza” dediğini de iyi biliyorum.
Yaparsa AKP yapar diyorum, çözer dolmuş sistemini…
ÇOCUK KÜTÜPHANESİ, SİYASETİN GÜCÜ
Yılların Yavuz Selim İlkokulu’nu restore edip Çocuk Kütüphanesi olarak düzenlemişler.
16 yaşına kadar olan çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimine katkıda bulunmak, kendi istekleriyle bilim, kültür, sanat, tarih gibi konularda bilgilerini geliştirmelerine ve okuma alışkanlığını kazanmalarına yardımcı olmak amacıyla özel olarak oluşturulmuş, eğitime yardımcı bir kurumdur Çocuk Kütüphanesi. Halk Kütüphanelerinden de en çok faydalanan çocuklardır. Ben Ankara’da Milli Kütüphaneyi biliyorum, en çok ziyaret çocuklardan…
Buraya kadar güzel, hatta ben bu binanın aslında Halk Kütüphanesi’ne dönüştürülmesi taraftarıyım.
Ama arkadaş önünde verilen fotoğrafa bakıyorum, Vali beyin yanında AKP İl Başkanı, AKP Milletvekili, AKP İlçe başkanı, AKP yöneticileri…
Çocuklar nerede? Gençler nerede? Yok!
Bırakın şu soğuk siyasetinizi, çocuklarla ilgili bir adım atıyorsunuz çocuklar yok, kadınlarla ilgili bir adım atıyorsunuz kadınlar yok ama siyasetçiler en önde!
Bıktık ucuz siyasetinizden…
MECLİSTE RİZE SORGUSU…
Aylardır yazdığım çöp konusunu Trabzon Ortahisar Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olan Cüneyt Zorlu dile getirmiş.
Yazdıklarımın hepsini kamuoyu önüne koymuş.
Bu arada ben konu ile Cüneyt beyle asla bir araya gelmedim, asla bir görüşmem konuşmam da olmamıştır. Bilinsin diye yazıyorum, iletişimim yok yani.
Ama ortak akıl bir ve Sayın Zorlu’da sormuş: “2017’den sonra Trabzon’un çöpü Rize’ye taşınacaktı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın memleketi olması dolayısıyla çekingen davranıldı, kimse harekete geçmedi. Bunun bedelini bugün Trabzon-Araklı halkı ödüyor. Koku ve çevre kirliliği Trabzon’a kalıyor, sorunun asıl sahipleri ise suskun kalıyor” demiş.
Aynen öyle, şimdi diyorum ki; Tam 19 senedir Rize çöpü Trabzon’a döküyor. 2027 yani seneye 20 sene doluyor. Şimdi yirmi sene de Trabzon Rize’ye çöp döksün, sayışalım.
Var mı bunu dile getirecek bir AKP’li yönetici?