Eğitim

LGS Tercihinde Son Viraj: Uzman İsim Öğrencileri Yakacak Hataları Tek Tek Sıraladı

LGS tercih sürecinde puan yerine yüzdelik dilim, doğru sıralama ve okul seçimi büyük önem taşıyor. Uzmanlar velileri kritik hatalara karşı uyarıyor.

Abone Ol

LGS Tercihinde Bir Yılın Emeğini Bitiren Hatalar
Liselere Geçiş Sistemi kapsamında tercih dönemine hazırlanan öğrenci ve veliler için kritik süreç başlıyor. 2026 LGS sonuçlarının 10 Temmuz’da açıklanmasının ardından tercih maratonu başlayacak. Uzmanlar, bu dönemde yapılacak küçük bir strateji hatasının öğrencinin bir yıllık emeğini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Tercih danışmanı Leyla Karakaş, LGS tercih sürecinde en sık yapılan hatalara dikkat çekerek, öğrencilerin yalnızca puana değil, yüzdelik dilime göre hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yanlış liste sıralaması, “nasıl olsa nakil olur” düşüncesi ve okulun ulaşım şartlarının göz ardı edilmesi en riskli başlıklar arasında yer alıyor.

LGS Tercih Sürecinde En Büyük Hata Puana Bakmak
LGS tercih döneminde öğrencilerin ve velilerin en sık yaptığı hataların başında puana göre tercih yapmak geliyor. Uzmanlara göre yerleştirme sürecinde asıl belirleyici kriter puan değil, öğrencinin yüzdelik dilimi olmalı. Çünkü her yıl sınavın zorluk derecesi, öğrenci başarısı, kontenjanlar ve tercih yoğunluğu değişebiliyor. Bu nedenle geçmiş yıllardaki puanlar tek başına kesin bir ölçü olarak kabul edilmemeli. Tercih listesi hazırlanırken öğrencinin genel ve yerel yüzdelik dilimi dikkate alınmalı, okullar bu verilere göre gerçekçi şekilde sıralanmalı. Aksi halde yanlış tercih, öğrencinin istediği okula yerleşme şansını azaltabilir.

“Gelmez” Diyerek Okulları Listeden Çıkarmak Riskli
Tercih döneminde yapılan stratejik hatalardan biri de öğrencinin en çok istediği okulları “nasıl olsa gelmez” düşüncesiyle listeden çıkarması oluyor. Uzmanlar, öğrencinin gerçekten okumak istediği okulların listede mutlaka yer alması gerektiğini belirtiyor. Tercih sıralamasında en çok istenen okulun üst sıralara yazılması önem taşıyor. Ancak bu süreçte bir başka hata da hiç istenmeyen okulların yalnızca liste dolsun diye eklenmesi. Öğrenci istemediği bir okula yerleştiğinde sonraki süreçte motivasyon kaybı yaşayabilir. Bu nedenle tercih listesi hem istek hem de olasılık dengesiyle hazırlanmalı.

Geçmiş Yıl Taban Puanları Kesin Sonuç Değil
LGS tercihinde geçmiş yılların taban puanlarını kesin veri gibi değerlendirmek ciddi yanılgılara yol açabiliyor. Her yıl okul kontenjanları, sınava giren öğrenci sayısı, tercih yoğunluğu ve sınavın zorluk seviyesi değiştiği için aynı okulun puanı farklılık gösterebiliyor. Tercih danışmanı Leyla Karakaş, velilerin yalnızca geçmiş yıl puanlarına bakarak karar vermemesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yerine okulun geçmiş yıllardaki yüzdelik dilim aralığı, kontenjan durumu, başarı grafiği ve öğrencinin hedefleri birlikte değerlendirilmelidir. Doğru tercih stratejisi, tek bir veriye değil, çok yönlü analize dayanmalıdır.

Okul Seçiminde Gelecek Hedefi Göz Ardı Edilmemeli
Lise tercihi yalnızca bugünün kararı değil, öğrencinin üniversite ve meslek hedefini de etkileyen önemli bir adım olarak görülüyor. Bu nedenle tercih sürecinde okul türü ile öğrencinin gelecek planı birlikte değerlendirilmelidir. Fen liseleri, yabancı liseler, Anadolu liseleri, mesleki ve teknik liseler ya da Anadolu İmam Hatip liseleri farklı akademik yönelimlere hitap edebilir. Öğrencinin ilgi alanı, ders başarısı, üniversite hedefi ve sosyal gelişimi dikkate alınmadan yapılan tercih, ilerleyen yıllarda memnuniyetsizlik oluşturabilir. LGS tercihinde doğru lise seçimi, öğrencinin uzun vadeli eğitim yolculuğu açısından büyük önem taşır.

Ulaşım, Yaşam Şartları ve Arkadaş Etkisi Hesaba Katılmalı
Tercih döneminde yalnızca okulun akademik başarısına odaklanmak da hatalı sonuçlar doğurabilir. Okulun eve uzaklığı, ulaşım süresi, servis imkânı ve günlük yaşam maliyetleri öğrencinin motivasyonunu doğrudan etkileyebilir. Uzun yolculuklar zamanla yorgunluk, ders çalışma süresinde azalma ve okuldan soğuma gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca öğrencilerin yalnızca arkadaşlarıyla aynı okula gitmek istemesi de sağlıklı bir tercih kriteri değildir. Uzmanlar, okulun öğrencinin kişisel hedeflerine, akademik durumuna ve yaşam koşullarına uygun olup olmadığının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

“Nakil Olur” Düşüncesi Büyük Yanılgı Olabilir
LGS tercih sürecinde velilerin ve öğrencilerin sık düştüğü hatalardan biri de “nasıl olsa nakil yaparız” düşüncesiyle ilk tercih listesini önemsememek oluyor. Uzmanlara göre ilk yerleştirme süreci en kritik aşama olarak görülmeli. Çünkü nakil dönemlerinde boş kontenjanlar sınırlı olabilir ve istenen okula geçiş her zaman mümkün olmayabilir. MEB takvimine göre yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos’ta açıklanacak. Ardından 1. ve 2. nakil tercih başvuruları yapılacak. Ancak öğrencilerin bu aşamaya güvenerek riskli tercih listesi hazırlaması, yerleşme sürecinde ciddi sorunlara yol açabilir.

Güçlü LGS Tercih Listesi Nasıl Hazırlanmalı?
Uzmanlara göre 10 okuldan oluşan güçlü bir tercih listesi dengeli şekilde hazırlanmalı. İlk sıralarda öğrencinin yüzdelik diliminin biraz üzerinde kalan ama gerçekten istediği hedef okullar bulunmalı. Orta sıralarda öğrencinin yüzdelik dilimine yakın, yerleşme ihtimali daha gerçekçi okullar tercih edilmeli. Listenin son bölümünde ise öğrencinin yerleşme ihtimali yüksek olan güvenli okullara yer verilmeli.

Örnek tercih planı:

1-3. tercihler: Hedef okullar

4-7. tercihler: Gerçekçi okullar

8-10. tercihler: Güvenli okullar

Bu plan, öğrencinin hem istediği okulları denemesini hem de açıkta kalma riskini azaltmasını sağlar.

Bu Yıl Lise Tercihlerinde Hangi Okullar Öne Çıkıyor?
LGS ve geçmiş yıllardaki üniversiteye geçiş başarıları değerlendirildiğinde, bazı lise türlerine ilginin bu yıl da yüksek olması bekleniyor. Fen liseleri, YKS başarı oranları nedeniyle öğrenciler ve veliler tarafından öncelikli tercihler arasında görülüyor. Yurt dışında eğitim hedefleyen öğrenciler için yabancı liselere olan ilginin arttığı ifade ediliyor. Bunun yanında köklü Anadolu İmam Hatip liseleri de akademik başarıları ve üniversiteye geçiş performanslarıyla dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, popüler okul tercihinden önce öğrencinin hedefleri, başarısı, ilgi alanı ve yaşam koşullarının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.