CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz ihtilal girişimi gecesinde darbe teşebbüsü sırasında Bakırköy ilçe başkanının evinden Başbakan Binali Yıldırım’ı telefonla arayarak şöyle demişti,
“Demokrasiden yanayız, yanınızdayız”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bir kısım askerlerin yönetime el koymaya kalkışmasıyla ilgili ilk açıklaması da şöyleydi,
"Demokrasimize sahip çıkıyoruz."
"Bu ülke darbelerden çok çekmiştir. Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Cumhuriyet'e ve demokrasimize sahip çıkıyor; inancımızı eksiksiz bir şekilde koruyoruz. Herkes çok iyi bilmeli ki Cumhuriyet Halk Partisi, Parlamenter demokrasimizin vazgeçilmezi olan yurttaşlarımızın özgür iradesine bağlıdır" diye de devam etmişti.
Takdir etti tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ilk açıklama yapan lider oldu, hükümetin ve demokrasiden yana olduklarını açıkladı.
Bu darbe girişiminin kırılma anıydı.
Ancak aradan bir yıl geçmeden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklama ise liderliğini tartışılır hale getirdi.
15 Temmuz gecesi ile 16 Nisan referandum öncesi yaptığı açıklamalarla tezatta düştü.
“15 Temmuz kontrollü darbe girişimidir” dedi.
Ne demek kontrollü darbe girişimi.
Yani darbe girişimini AK Parti programlamış demek istiyor.
240 vatandaşımız bir hiç uğruna öldürülmüş öyle mi?
240 cinayet boş yere işlenmiş öyle mi?
O zaman şehitlik rütbelerini geri alalım
Bu korkunç bir iddiadır.
İddiayı ortaya atan ispatlamak zorundadır.
Yargı öyle diyor.
AK Parti, Kılıçdaroğlu’nun iddiasını yargıya taşıyor.
Mahkeme Kılıçdaroğlu’nu ifadeye çağıracak, elinde ne belge bilgi var paylaş diyecek.
Varsa sunacak
Yoksa ne olacak.
Oysa CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun iyi bir referandum sürece geçirdiğini söyleyebiliriz.
Evet ile hayır arasındaki makası iyice kapatmıştı.
Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemini anayasaya mahkemesine taşımamış, halka götürdü.
Vatandaş karar versin dedi.
Takdir edildi, artı puan aldı.
Ardından otobüste tekmelenen türbanlı kızı evinde ziyaret etti.
Puanını daha da artırdı.
Kulağına kimin üflediğini bilmiyorum ama halkın yüreğine dokunarak hem kendi yıldızını parlatmış hem de hayır oylarını artırmıştı.
Ne zamana kadar
“15 Temmuz kontrollü darbe girişimidir” açıklamasını yapıncaya kadar.
Bir kazan sütü bir tekmeyle devir.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un çıkıp “Evet oyu verenleri İzmir’de Yunanı nasıl denize dökmüşsek onları da dökeceğiz” demesi şarlatanlıktır.
İzmir’den denize kim dökülmüştü.
Soyadın güzel Hüsnü, ihanet etme bari
Evet diyen de hayır diyen de bu ülkenin insanıdır.
Bu tür benzetmeler kim tarafından yapılıyorsa bölücülüktür.
Kılıçdaroğlu’na birileri hata yaptırmış.
Bir partinin genel başkanı bir yıl önce söylediğiyle bir yıl sonra söylediğiyle çelişmez.
Kendi kendini yalanlamaz, tekzip etmez.
Yoksa güvenirliğini yitirir.