Listeledik Mi Sebepleri

Halbuki sebepler yaratmalı sevmek için; affetmek için, en çok da yeniden başlamak için...

Abone Ol

Çünkü hayat, kırıldığımız yerde bitmiyor. Hayat, kırıklarımızı alçıya almayı başardığımız yerde başlıyor. Bir kapı kapanınca bütün yollar tükenmiyor. Doğru anahtarı bulup, doğru kilit ile buluşturduğunda kapılar açılıyor; pencerenin aralanması için hafif bir rüzgârın esmesi kâfidir.

Affetmek, yaşanmış olanı unutmak demek değildi.

Affetmek yükü sırtında taşımaktan vazgeçmekti; İnsanın taşıyamayacağı yükler sırtında yara açıyordu da affetmek o yaranın etrafında yeni bir hayat kurabilmekti.

Sevmek için kusursuz günler beklememeliydi kalp. Kusursuz günler hiç gelmeyecek; dizimiz ağrıyacak, bir yerimiz hep sızlayacak. Fakat yine sabah olacak, güneş yine doğacaktı kızıl ufukların arasından.

Sebep aramak yerine, sebep yaratmak.

Şartların oluşmasını beklemektense şartları oluşturmak, ilk şartıydı sevginin.

Bir çiçeğin açması için baharı beklememeliydik.

Bazen bahar gelmez;

Biz saksılarla baharı balkona getirebiliriz, mümkündür yani.

Pencerenin önündeki fesleğen mesela.

Bir gün susuz bırakılsa yaprakları solar.

Sonra bir damla su değdirince toprağına kokusunu yeniden etrafına yayar.

Bir çocuğun başını şefkatle okşamak, kapının önünde dolaşan kedi için kapı önüne bir kap su koymak meselâ; ne kadar basit detaylar değil mi? Oysa sevmenin en sade ve en kolay hâli o küçücük detaylar.

Yağmurdan kaçan birine şemsiyenin altında yer açmak, yolunu kaybetmiş birine yön göstermek; Sıradan şeylerdir ama küçücük bir iyilik sebeptir sevgiye.

Sevmek için şartların düzelmesini beklememeli. Hayat denen o kalabalık, o dağınık masa hiçbir zaman toplanmış olmayacak.

Nasıl ki bahar gelmediğinde balkona birkaç saksı çiçek koyup kendi küçük baharını kurabiliyorsa insan, sevgi de, mevsimin gelmesini beklemeden kendi baharını kurabilmektir; listeleyebilmektir sebepleri, sevmek için.

Saygı ve Muhabbetimle