MACRON
Erdoğan'la yatıyor O'nunla kalkıyor. Her gün yeni bir saçma söylemle huzurumuza çıkıyor. Acaba konuştukça saçmaladığının ve çuvalladığının farkında mı!
Zamanın Fransa kralı dedelerinin; Habsburg imparatorluğu (yani Avusturya imparatorluğu) hükümdarı Şarlken'in elinden Kanuni Sultan Süleyman sayesinde kurtulduklarını ve bugün nefes alıp verebiliyorlarsa bunu biz Türklere borçlu olduklarını çok çabuk unuttular.
Lütfen bizi Şarlken'in ve İspanyolların gazabından kurtar mektubuyla Kanuni'ye yalvaran dedesi; o zamanlar Osmanlı için âlem imparatorluğu ve Kanuni için bütün dünyanın ulu hakanı dostumuz diye bahsediyordu.
Günümüze geldiğimizde ise; bir zamanlar 7 deniz ve 4 iklime hükmeden Osmanlı İmparatorluğu ve karşısında ki Haçlı birliği ile Gazi'nin önderliğinde ki kurtuluş savaşımızda da, Selçuklular ile beylikler zamanında da karşımızda olan birlik hep haçlı birliğiydi.
Tek amaçları Allah'ın yeryüzünde ki gölgesi olan sultanları ile hilâlin gölgesini dünya haritasından tamamen ve sonsuza dek silmek üzerine kuruluydu.
Kurtuluş savaşı verdiğimiz yıllarda da durum hep aynıydı. Çünkü bizim ecdadımız yol almaya başladı mı vitesi arttırır ve karşısında kimse duramazdı. Bunu çokça tecrübe etmişlerdi.
Gel gelelim günümüze! Devletimizin ismi başka ama millet gene aynı; Türk milleti. Damarlarımızda ki kan yine o kan. Ecdadımızın mirası.
O yüzden bütün Batı, Abd, Rusya, Arap ülkeleri, İran, Balkanlar, Afrika, Orta Asya; kısacası bütün dünya için biz halâ Selçuklu'nun, Osmanlı'nın ve Gazi Mustafa Kemâl Atatürk'ün gölgeleriyiz.
O zamanlar nasıl karşımızda bir haçlı ittifakı vardı ise bugün de değişen pek birşey yok açıkçası. Sadece figüranlar, başrol oyuncuları ve devletler farklı; lâkin senaryo hep aynı.
Orta çağ ve yeni çağda bütün Avrupa, Arabistan, Asya için zamanında Türk denilince akıllara ilk olarak Müslüman geliyorsa; durum şimdi de pek farklı değil.
Bütün Avrupa, Abd, Rusya, Çin, Uzakdoğu, Afrika, Arabistan ve dünyanın neresinde olursa olsun Türk demek Müslüman demek ve dolayısıyla Müslüman olmak demek de Türk olmakla eşdeğer. İkisi de birarada değerlendiriliyor.
Ve bugün geldiğimiz noktada; 1,5 milyar nüfusa sahip lâkin mahalle kadar hükmü olmayan müslüman dünyasının tek umudu ve yükselen değeri Türkiye.
An itibariyle Türkiye demek bütün Türk - İslâm dünyasını temsil etmek demek ve taş üstüne koyduğumuz her taş; Batı'ya, Abd'ye, Rusya'ya, Arap'lara, İran'a, Çin'e ve bütün dünyaya fena koymakta!
Tarih hep tekerrürden ibarettir ve böyle bilinir ya! Tam da bunu yaşamaktayız aslında. Tek farkla...!
Bugün Türkiye'ye karşı bütün Avrupa'yı; hattâ bütün Hristiyan dünyasını tek çatı altında biraraya getirme gayretine küstah Macron namzet olmuş durumda.
Her fırsatta İslâmiyet'e olan bilinç altı nefretlerini kusan Batı, Abd, Rusya, Çin, İran ve hattâ münâfık Arap dünyası; İslâmiyet'e saldırmanın an itibariyle Türkiye'ye saldırmak ile eşdeğer olduğunun gayet farkında.
Batı, Abd ve diğerleri ile sözcüleri ruh hastası Macron da bunun bilincinde olacak ki; her fırsatta Türkiye'ye ve Erdoğan'a had bildirmeyi ağzına pelesenk etmiş durumda.
Kukla Yunanistan ile pkk paçozu Ermenistan'ı üzerimize salmaları da bundan ötürü zaten. Yoksa 8 milyon nüfuslu Yunanistan ile çapsız Ermenistan'ın vizyonu ve yüreği yeter mi Türkiye ile aşık atmaya.
Hadi kadınları çıkarırsak kaç milyon erkek nüfusu kalır ki bu emitasyonların!
Resmin bütününü kaçırmamak son derece önemli. Bütün Avrupa, Abd ve diğerleri Türkiye karşısında adeta bir haçlı birlikteliğine soyunmuş vaziyette ve bunun başını da Macron çekiyor. Derdi ve acısı büyük demek ki!
Son günlerde Avrupa'da gün be gün artan ırkçı ve İslamofobik söylemlerle saldırılar bunu doğrular nitelikte. Küstah Fransa'nın şımarık dergisi Charlie Hedbo (şarli hedbo)'da bir süredir tekrar gün yüzüne çıkarılan; Âlemler Serveri Resulü Zişan Peygamber Efendimiz'e yönelik yapılan edepsiz ve haysiyetsiz karikatürler de adeta, " eceli gelen köpek camii duvarına pislermiş " sözünü akıllara getiriyor.
Ama Allah var...
Allah yar...
Gün gelir o kalem; çizenin elinde kalır...
Herkes ve bütün dünya da bakakalır...
Örnekleri çokça mevcuttur ve itina ile hatırlatılır...
Gün olaaa, harman ola...
Bekleyip göreceğiz Allah nasip ederse...
Selâmlar & Sevgiler & Hürmetler...