LGS Sonuçları Öncesi Yönetmelik Değişti
Liselere Geçiş Sistemi kapsamında yapılacak merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasına sayılı günler kala, sınavla öğrenci alan liselere ilişkin yönetmelikte değişikliğe gidildi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle, merkezi sınav puanı ile öğrenci kabul eden nitelikli ortaöğretim kurumlarının belirlenme süreci yeniden şekillendirildi. Yeni sistemde okulların bu statüyü koruması ya da sınavla öğrenci alan liseler arasına dahil edilmesi konusunda son onay yetkisi Milli Eğitim Bakanı’na bırakıldı. Karar, milyonlarca öğrenci ve velinin tercih sürecine hazırlandığı dönemde eğitim dünyasında tartışma başlattı.
LGS Sonuçları Öncesi Kritik Değişiklik
LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının 10 Temmuz 2026 tarihinde açıklanması beklenirken, sınavla öğrenci alan liselerin belirlenmesine ilişkin yönetmelik değişikliği dikkat çekti. Yeni düzenleme, sonuçların ilanına çok kısa süre kala yürürlüğe girmesi nedeniyle öğrenci ve velilerin gündemine oturdu. Sınav sürecini geride bırakan milyonlarca aday, tercih dönemine hazırlanırken, nitelikli okulların belirlenme ölçütlerinde yapılan değişiklik eğitim çevrelerinde yakından takip edilmeye başlandı. Düzenlemenin zamanlaması, özellikle tercih sürecinde belirsizlik oluşabileceği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getirdi.
Son Onay Yetkisi Bakan’a Verildi
Yeni yönetmelikle birlikte merkezi sınav puanı ile öğrenci alan liselerin belirlenme sürecinde nihai karar yetkisi doğrudan Milli Eğitim Bakanı’nın onayına bırakıldı. Buna göre okulların mevcut statülerini koruyup koruyamayacağı ya da sınavla öğrenci alan okullar kapsamına girip giremeyeceği, yerel düzeyde yapılacak inceleme ve raporlamaların ardından Bakanlık tarafından karara bağlanacak. Bu düzenleme, sınavla öğrenci alan okulların belirlenmesinde daha merkezi bir karar sürecini öne çıkarırken, eğitim uzmanları tarafından tarafsızlık ve ölçütlerin netliği açısından tartışılmaya başlandı.
Başvuru ve Değerlendirme Takvimi Yenilendi
Yeni lise yönetmeliğiyle birlikte sınavla öğrenci alacak okullara ilişkin başvuru, inceleme ve onay takvimi de değiştirildi. Buna göre süreç her yıl ocak ayında başlayacak. Yerel düzeyde oluşturulacak il komisyonları, okullara ilişkin değerlendirmelerini yapacak ve hazırlanan raporlar kademeli şekilde Bakanlığa iletilecek. Nisan ayı sonunda ise süreç Milli Eğitim Bakanı’nın onayıyla tamamlanacak. Bu takvim, okulların sınavla öğrenci alma statüsünün belirlenmesinde il komisyonlarından Bakanlık onayına kadar uzanan yeni bir bürokratik işleyişi zorunlu hale getirdi.
Akademik Başarı Tek Kriter Olmayacak
Yönetmelik değişikliğiyle birlikte bir okulun sınavla öğrenci alan nitelikli liseler arasında yer alması yalnızca akademik başarıya bağlı olmayacak. Yeni değerlendirme modelinde okullarda yürütülen proje ve programların çeşitliliği, kurumsal faaliyetler, ulusal ve uluslararası sertifikalar ile resmi yarışmalara katılım oranları da dikkate alınacak. Böylece okulların yalnızca sınav başarısı değil, kurumsal üretkenliği ve farklı alanlardaki faaliyetleri de değerlendirme kapsamına alınmış olacak. Ancak bu yeni başlıkların nasıl ölçüleceği ve hangi ağırlıkla değerlendirileceği konusu, tartışmaları da beraberinde getirdi.
Paydaş İş Birliği Kriteri Tartışma Yarattı
Yeni yönetmelikte dikkat çeken başlıklardan biri de “paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları” oldu. Bu kriterin, okulların nitelikli lise statüsü kazanmasında ya da bu statüyü korumasında etkili olacak başlıklar arasında yer alması eğitim çevrelerinde soru işaretlerine neden oldu. Eğitim uzmanları, ucu açık ifadelerin zamanla farklı kurum, vakıf, dernek veya sermaye gruplarının eğitim süreçlerinde daha etkili hale gelmesine zemin hazırlayabileceğini savunuyor. Bu nedenle paydaş iş birliği başlığı, kamusal ve bilimsel eğitim anlayışı açısından en çok tartışılan maddelerden biri haline geldi.
Eğitim Uzmanından Zamanlama Eleştirisi
Eğitim uzmanı Feray Aytekin Aydoğan, LGS sonuçlarının açıklanmasına çok kısa süre kala yapılan yönetmelik değişikliğine tepki gösterdi. Velilerin çocuklarını akademik olarak başarılı ve nitelikli okullara yerleştirebilmek için yıllarca ciddi ekonomik yüklerin altına girdiğini hatırlatan Aydoğan, böylesine önemli bir değişikliğin sınav sürecinin son aşamasında yapılmasının belirsizlik oluşturduğunu ifade etti. Aydoğan’a göre öğrenciler ve aileler tercih dönemine hazırlanırken sistemde yapılan bu tür köklü değişiklikler, eğitim sürecine duyulan güveni zedeleyebilir ve kaygıları artırabilir.
Kamusal Eğitim İçin Kaygı Oluşturdu
Feray Aytekin Aydoğan, okulların unvan kriterlerinde son kararın Milli Eğitim Bakanı’nın onayına bırakılmasının tarafsız ölçütleri gölgeleyebileceğini savundu. Özellikle “paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları” ifadesinin geçmişte proje okulları yönetmeliğinde görülen esnek düzenlemeleri hatırlattığını belirten Aydoğan, bu durumun kamusal eğitim açısından risk taşıdığını dile getirdi. Yeni düzenlemenin bilimsel ve kamusal eğitim anlayışına zarar verebileceği yönündeki eleştiriler, yönetmelik değişikliğinin yalnızca idari değil, aynı zamanda eğitim politikası açısından da geniş bir tartışma alanı oluşturduğunu gösteriyor.