“Bizim önceliğimiz; ülkesine, milletine ve değerlerine faydalı bireyler yetiştirmektir. Cumhuriyet Bayramı ile dini bayramlarımız bu hedef doğrultusunda eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır; sadece kutlama değil, değer aktarım aracıdır. Ancak Noel, milli ve manevi değerlerimizle örtüşmediği ve eğitim hedefimize hizmet etmediği için okullarımızda bir eğitim enstrümanı olarak görülmemektedir. Bu nedenle okullarda bu tür etkinlikler yapılmasını doğru bulmuyoruz.”
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en iyi milli ve manevi bakanıdır bana göre Yusuf Tekin. Bizleri Kemalist eğitim sisteminden çıkarıp maarif eğitim sistemine sokmaya çalışan birisi.
Kendisine katılıyorum ama birinin uyarması lazım, kimsenin 25 Aralık’ta Noel’i falan kutladığı yok Yusuf! İnsanlar 31 Aralık gecesi yeni bir yıla girişi kutluyorlar Yusuf!
Bir şeyi de çarpıtmayın az biraz dürüst olun arkadaş. Böyle olmadığınız için sizin döneminizde dindar sayısı son 10 yılda hızla azaldı, ateist ve deist sayısı yüzde 300 arttı Yusuf! (Konda araştırması)
En önce sen bize nasıl Dekan ve Prof oldun asıl onu anlat, anlat dinliyoruz Yusuf…
BU AKŞAM KONSER VAR…
Şef Özdemir Hafızoğlu komutasındaki Akçaabat Kültür, Sanat ve Müzik Derneği bu akşam Trabzon Merkez’de Hamamizade İhsan Bey Kültür Salonunda 2026’nın ilk konserine çıkacak.
Bilindiği gibi bu koronun Akçaabat’ta kurulmasında rahmetli şef Salih Kazancıoğlu’nun çok emekleri vardır. Ne yazık ki kendisini erken kaybettik. Dernek olarak bayrağı Adil Kolaylı devraldı, şef olarak da sevgili bestekâr Özdemir Hafızoğlu. (TLYD TSM Koro şefi ayrıca)
Bende hasbelkader Salih Hocaya verdiğim sözü tutarak, son 3 senedir onlarla beraberim.
Bu akşam saat 19.00 da başlayacak bu muhteşem konsere tüm sanatseverler davetli, bende aracılık edeyim.
Bekliyoruz…
UÇAN DOLARLAR…
Kim ne derse desin ekonomist olduğu kadar vizyoner de bir dünya liderine sahibiz.
Şak diye 2,5 milyar doları kullanamayacağımız s400’lere ödedik. Bu füze rampası yüzünden bizi f-35 üretiminden kovdular, yan sanayiden kazanacağımız 12 milyar doları da kaybettik. Buna güvenip yatırım yapan özel firmalar külliyen battı. f-35 için önden ödediğimiz 1,2 milyar dolar kapora da gitti. Yerine f-16 alalım diye yalvarıyoruz en son Kongre “birader, valla bizlik bişe yok” deyip salladı. Döndük Blok 1 Kaan motorlarına, onu da Conilerden alacaktık. Şak diye Polat Alemdar’dan namzetlik Hariciye Bakanımız “Valla vermiyorlar, almak için uğraşıyoruz. Bakalım ne olacak?” diye bir gaf yapmasın mı? f-35 yok, f-16 yok, Kaan desen bizim yerli motor 2035’i anca bulur. Hadi ondan bundan Eurofighter topluyoruz onunda ikinci eli. Damat desen Amerikan motoru ile Kızılelma yapıyor o da ayrı bir hikaye.
Düştüğümüz durumu görüyor musunuz? Sonra da asgari ücret imiş, emekli maaşları imiş çok dert yanmayın. Yirmi üç senedir elimizi verdik, kolumuzu kurtaramıyoruz. Eski heyecanımızda kalmadı dostlar, en son hangi bakan veya Reis’i dinlerken heyecanla dinlediniz?
Her şeyi yapaylaştırdılar, yorulduk…
AK KADINLAR ARI GİBİ…
Geçen hafta sonu Trabzon’da toplanmışlar, 3 ayda yeni 4 bin 93 kadın üye yaptıkları Trabzon’u Türkiye üçüncüsü yapmışlar.
Tebrik ediyoruz, Trabzon’da bir Allah’ın kulu açız, maaşımız yetmiyor falan demesin.
Yıllar önce AKP’de Kadın kolları seçimi var ama her ne hikmetse 2 aday var. Biri belediye meclis üyeliği de yapan Zübeyde Kamber, diğeri kurucu başkan İbrahim Keskin’in eşi Cemile Keskin. İkisi de çekilip tek listeye inmiyorlar, harıl harıl çalışıyorlar. Pazar seçim var, cumartesi Reis ve eşi Emine Hanım Trabzon havaalanına iniyor. Hafta sonu için önce Rize’ye gidecekler sonra Pazar günü Kadın Kolları Trabzon kongresine katılacaklar. Uçak piste iniyor haremlik selamlık bölünüyor AKP cenahı havaalanındaki iki salona. Emine Hanım soruyor “Adaylar kimler?”, “Benim” diyor Cemile hanım. Diğer aday Zübeyde hanımda kendisini tanıtıyor. Emine Hanım bir Cemile hanıma bakıyor, bir Zübeyde hanıma “Hayır” diyor “Yarın adayımız Safiye hanım…” Ertesi gün seçim yapılıyor Kapalı Spor Salonunda (Zübeyde hanım dik duruyor, çekilmiyor) kadın üyeler (güya) oy kullanıyor (sandıklar asla açılmıyor) ama adını bastıracak hatta liste yapabilecek zamanı bile olmayan Safiye hanım Kadın Kolları Başkanı oluyor, vekilliğinin yolu açılıyor Emine hanım eli ile.
Safiye hanım 2 dönem vekillik yaptı Trabzon’dan. Hani Fetö yanında başı bağlı biri vardı ya Pennsylvania’da diğer AKP milletvekilleri ile hah, işte o.
Şimdi demem şu ki; ne yaparsanız yapın düdüğü Emine Hanımınız çalar…
TAMER KÜÇÜK SERGİSİ…
Bizim Tamer iyi çocuktur, karikatür sanatı ile uğraşır.
Bundan 30 sene önce ilk sergisini ben açmıştım, Mahmut Koloğlu salonunda.
O zamanlar ben İskenderpaşa Mahalle Muhtarı ve Trabzon Muhtarlar Derneği Başkanı, Tamer’de benim mahalle sakinim, dostum, arkadaşım. Yıl sanırım 1995. Heyecanla sergisini hazırlıyor Tamer. Sergiye yayık ayranı bile koymuş ikram olarak, süper yani. Hazırlıklar bitti son gün, Tamer benim kapıda yüzü bembeyaz! Sergisindeki bir karikatüre Trabzon Belediyesi Kültür Müdürü Selim Çelenk (şimdinin Düzköy Belediye Başkanı) tarafından veto koyulduğunu söylüyor. Kalktık gittik, karikatürde “anne karnında futbolcu” temasını işlemiş ve hamile bir kadın çizmiş Tamer. Anne karnında bizim küçük Trabzonsporlu Temel top sektiriyor. Ama hamile kadın çıplak, göğüsleri var çizimde. “Koş bi bant bul” dedim gitti en yakın elektrikçiden siyah bir bant aldı geldi. Karikatürdeki hamile kadın figürünün göğüslerine çarpı şeklinde siyah bant koyduk, geçtik sınavı.
Ben açtım, yasaklı birinci sergisini Tamer Küçük ’ün, hiçbir yetkili gelmemişti.
Bu Perşembe (15 Ocak) Hamamizade Kültür Merkezi’nde 2.ci sergisini açıyor Tamer.
Yasaksız bir Türkiye düşleyerek hayırlı olsun diliyorum, inşallah yine bana kalmaz kurdele…
3 ÇOCUK DA KESMİYOR BUNLARI…
Bunu isteyen bir başkana sahibiz yüce vatanımda, akıl sır ermiyor.
Sanki üç boğazı daha doyurabilecek maaşımız, üçünü de minimum 14-15 sene okutabilecek takatımız varmış gibi resmen alay ediyor Ağam bizimle.
Reis yetmiyor geçen hafta bizim gemilerden sorumlu AKP vekilimiz Vehbi Koç Kadın Kolları toplantısında kürsüden seslenmiş “Sizden ricam, bu memlekette nüfus artış hızını 2,2’nin altına düşmemesi için, Müslüman Türk evladı yetiştirecek ‘gayret’ gösteriniz”…
Doğum yapanlara altın, para verdiler kesmedi. Erken evliliği teşviklemek için evlilik kredilerini 25-27 bandının altına koydular yine kesmedi.
Aslında dertleri kadın daha çok evlensin, kadın daha çok doğursun, kadın evinde daha çok otursun ama net söyleyemiyorlar sanırım. Hani genç olsam destekleyeceğim, 3 çocuğumun da ismini “Recep”, “Tayyip” “Erdoğan” koyarak ama bizden geçti. Biliyorum ki bunlara uysam 10 sene sonra mendil satan çocukların sayısı artacak.
Finlandiya’nın yüzölçümü 338,5 km2, nüfusu 5,6 milyon kişi. Türkiye’nin yüzölçümü onun iki katı 783,5 km2 ama nüfus 85,5 milyon kişi. Onun için nüfusun çok olması, genç olması marifet değil. Marifet kalite nüfusun kaliteli yaşam ile hayatını devam ettirilmesi.
Düşün şu kadınların sırtından, 4 değil de niye 3 ayrıca?
Sonuncunun da “Bilal” koyarız adını okeye dördüncü misali.
Üreyelim güzelleşelim, dertleri bu, gülmeyin…
BÜYÜKŞEHİR’DEN ALKIŞLANACAK ADIM…
İşini ehil insanlara verirsen hem sen kazanırsın hem de kent.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürü İbrahim Kul bunlardan biri.
Göreve gelir gelmez gözle görülen değişime geçmişti Trabzon. Şimdi de alt yapısı bozuk kentte yağmur suyu ve pis su atıklarının ayrışmasına kalkışmış! Kalkışmış diyorum, çünkü bu iş öyle sizin bildiğiniz gibi kolay bir iş değil. Trabzon’un altyapısı çok berbattır. Yağmur suyu ve normal kanalların ayrıştırılması gerekir bu da öyle her belediyenin elini taşın altına koyabilecek maliyette değildir, masraflıdır. Gerçi Trabzon önündeki 5 kolektörün de iyi çalışması gerek ve bunlarında temiz tutulması şart. Hatta yeni kolektörler için DSİ’nin ortak olması gerekir, belediye kendi imkânı ile buna da yetişemez.
Kolay iş değil belediyecilik, “her” kişinin değil “er” kişinin işidir.
Sevgili Kul’a kolay gelsin diyorum, işi bir hayli zor ama o “ER” kişidir, zoru kolaylaştırır.