Eğitim Sen’den Irmak Ayşe Koparan İçin Çağrı
Eğitim Sen Şube Başkanı Muhammet İkinci, Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan kadın öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin açıklama yaptı. İkinci, olayın yalnızca bir ölüm haberi olarak geçiştirilemeyeceğini belirterek, kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı, can güvenliği, çalışma koşulları ve kamu kurumlarının koruma yükümlülüğü açısından ciddi soruların yanıt beklediğini ifade etti. Kadın eğitim emekçilerinin birçok bölgede barınma, yalnızlaştırma, güvencesizlik, idari baskı, mobbing ve ayrımcılık gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten İkinci, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini vurguladı.
“Bu Ölüm Haberi Geçiştirilemez”
Eğitim Sen Şube Başkanı Muhammet İkinci, öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümünün kamuoyunun vicdanını derinden yaraladığını söyledi. İkinci, olayın kadın eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı riskleri bir kez daha gündeme taşıdığını belirtti.
Açıklamasında, yaşam hakkı ve can güvenliğinin kamu kurumlarının temel sorumluluk alanı olduğunu vurgulayan İkinci, kadınların görev yaptıkları yerlerde yalnız bırakılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. İkinci’ye göre bu olay, tüm yönleriyle araştırılması gereken ciddi bir kamu sorumluluğu meselesi olarak ele alınmalı.
Kadın Eğitim Emekçilerinin Sorunlarına Dikkat Çekti
Muhammet İkinci, kadın eğitim emekçilerinin özellikle görev yaptıkları birçok bölgede farklı sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar ve ayrımcı uygulamaların kadın öğretmenleri olumsuz etkilediğini söyledi.
İkinci, bu sorunların kamu otoriteleri tarafından çoğu zaman görmezden gelindiğini savundu. Kalıcı ve etkili politikalar geliştirilmediği sürece kadın eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarına kavuşmasının mümkün olmayacağını dile getirdi.
“Kadınların Yaşam Hakkını Tehdit Eden Koşullar Münferit Değil”
Eğitim Sen açıklamasında, kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşulların münferit olmadığı vurgulandı. İkinci, kadınların eşitlik, güvenlik ve özgürlük taleplerini görmezden gelen politikaların şiddet ortamını derinleştirdiğini ifade etti.
Toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı söylemler, kadınları koruyan uluslararası mekanizmalardan uzaklaşılması, cezasızlık uygulamaları ve kamu kurumlarında yaygınlaşan erkek egemen yönetim anlayışının kadınların yaşam hakkını sistematik biçimde ihlal eden bir tablo yarattığını belirtti. İkinci, şüpheli kadın ölümlerinin titizlikle soruşturulmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu söyledi.
Mobbing, Ayrımcılık ve Şiddet Vakaları Görmezden Gelinmemeli
Muhammet İkinci, eğitim emekçisi kadınların güvenli çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmasının yalnızca bireysel bir hak değil, kamusal bir yükümlülük olduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarının eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu kaydetti.
Çalışma ortamlarında ortaya çıkabilecek baskı, mobbing, ayrımcılık ve şiddet biçimlerinin önlenmesi gerektiğini ifade eden İkinci, gerekli koruma mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi çağrısında bulundu. Eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı bu tür vakaların görmezden gelinmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
“Tüm İddialar Şeffaf Biçimde Soruşturulmalı”
Eğitim Sen Şube Başkanı Muhammet İkinci, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüyle ilgili tüm süreçlerin yakından takipçisi olacaklarını açıkladı. Olayla ilgili bütün iddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti.
İkinci, varsa ihmali, sorumluluğu veya kusuru bulunan kişi ve kurumların açığa çıkarılması ve gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini söyledi. Kadın eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarını sağlayacak tüm önlemlerin acilen alınması çağrısında bulundu.
Eğitim Sen Sürecin Takipçisi Olacak
Eğitim Sen olarak Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dileyen Muhammet İkinci, ölümün üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.