NARİN DAMAT

Abone Ol

Epilepsi hastasıymış damat!
Sağlık sorunları yaşıyormuş!
Ayrıca uyku apnesi varmış!
Yani uykusunda nefesi kesilir gibi oluyormuş!
Huzurla uyuyamıyormuş!
Mesela, 15 Temmuz günü henüz hayatının baharındayken başına isabet eden kurşunla can vererek şehitlik makamına ulaşan 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım var…
Babası fiziksel engelli 16 yaşında ki Engin Tilbeç var.
“ Erzak almaya değil! Vatanı kurtarmaya geldik” diyen ve sonrasında kalbinden vurularak şehit olan 21 yaşında ki Batuhan Ergin var.
27 Yaşında şehit olan Sevda Güngör var.
Ablasının “ Ayet el-Kürsi oku “ diyerek göreve gönderdiği Kübra Doğanay var.
Henüz gelinlik giymeden 24 yaşında şehitlik mertebesine erişen Gülşah Güler var.
3 yaşında ki bebesini ardında bırakıp giden Demet Sezen var. 
Ayakkabı ustası 2 çocuk babası Murat Kocatürk var.
Bir markette işçi olarak çalışan Yasin Yılmaz var.
6 çocuk babası Ali Anar var.
Yaralı haliyle bile çatışmaya devam eden 2 çocuk babası Bülent Aydın var.
4 çocuk annesi Ayşe Arkaç var.
“Ölmek var! Dönmek yok!” diyen Sevgi Yeşilyurt var…
Velhasıl; 15 Temmuz darbesini düzenleyen terör örgütünün üzerlerine kurşun yağdırmak suretiyle şehit ettiği tam 249 insanımız var.
Ve bu vatandaşlarımızın o günden sonra belki de doğru düzgün hiç uyumadığı, uykunun tutmadığı, büyük özlemlerle boğuşmaktan hastalandığı anneleri, babaları, yavukluları, evlatları, arkadaşları, dostları, abileri, ablaları, kardeşleri var!
Demem o ki…
Damadı varsın uyku tutmasın!
Varsın kriz geçirsin, ayılıp, bayılsın!
Sonuçta hapishanelerde bu durumda olan onlarca hasta var.
Şimdi onlarda bu durumdan yararlanabilecekler mi?
Epilepsisi, uyku apnesi olan biri “ Vatan Hainliğinden “ suçlu bulunsa bile sağlık nedenlerini gerekçe göstererek serbest mi kalacak? Yoksa bu özel durum suçluya herhangi bir ayrıcalık tanımıyor mu?
Ben anlayamadım… Benim gibi milyonlarca vatandaş da anlamış değil.
Bu yüzden kafa karışıklığımız.
Yani damat suçsuz mu?