NE OLACAK HALİMİZ!

Abone Ol

Ama cehenneme çevirdik.
Her taraf pislikten batıyor.
Dağlara gittik,
Yiyecek artıkları,
Kirli poşetler...
*
Şanslıyız denizimiz var.
Ama kıyılarımız;
Karpuz/kavun kabukları...
Don,
Pantolon,
Naylon...
*
Komşularımız var;
Onlarda bizler gibi.
Aynı yörenin ve dinin ve mezhebin mensuplarıyız.
Lakin,
Görüşmüyor,
Konuşmuyoruz...
*
Kavşaklar var.
Kırmızı,
Sarı ve yeşil ışıklar var ama bildiğimizi uyguluyoruz.
Devasa geniş duble yollarımız var,
Lakin yine de ölmeye devam ediyoruz...
*
Elimizde Allahın bize dünya ve ahret rehberi Kuran var.
Ama ne yazıyor bilmiyoruz.
"Hocam Türkçesini okusak olur mu?"
Diyoruz.
"Ne demek,
Tabi ki olur.
Anlayacağınız dilden okuyun ki,
Anlayasınız.
Zaten Allah Kuran'ı bize anlayalım diye indirdi."
Diyemiyor.
Hala "ıh" diyor.
"Mıh" diyor...
*
Öğrencileri taşıyan, okul taşıtlarının sürücülerine bakıyorsunuz içlerinde,
Katil,
Sapık,
Trafik canavarı,
Ve daha bir sürü rezalet...
*
Atatürk, bir ülkenin kurucu lideri.
Ama o lidere karşı,
Bitmeyen ahlaksız saldırılar.
İftiralar/hakaretler.
"Susun, ayıptır!" diyen yok.
Hatta gören/duyan yok(!)...
*
Trafikte bir ambulans.
"da di da di..." geliyor.
Belli ki bir acil vaka var.
Hastaneye yetişecek.
Hadi geçsin de görelim.
*
Diyelim ki geçti gidiyor.
Ardında ucuz uyanıklar konvoyu...
*
Sınav yapılıyor.
Ama torpil listesi daha önceden komisyona verilmiş.
Gençler giyinmişler,
Beyaz gölek üzerine kravat takmışlar;
Bir heyecan bir heyecan ki, sormayın.
Fakat  dedim y,a
Torpil listesi komisyona verilmiş bir kere.
*
İşte bu sınav(!) sonucunda işe alınan bir zat,
40 yıl haram yerken,
Hakkı yenilen dayısız gariban,
40 yıl boyunca mağdur.
Ya da o da hakkını gasp eden kimseler gibi adamını bulacak,
Adamlıktan çıkacak.
*
Bizlere liselerde okutulan bir parçanın ana fikri sorulurdu.
"Yazar burada ne anlatmak istiyor?" denirdi.
Şimdi adama "gaz" diyorsun "koz" anlıyor.
Birisi yanlış anlatıyor,
Ya da diğeri yanlış anlıyor.
Silahlar çekiliyor.
Her taraf kan revan...
*
"Hoca" dediğin niceleri var ki, kulaktan dolma.
Bakarsan hoca gibi, ama değil.
Tam bir fetbaz.
Dedim ya hoca gibi o da sakallı,
Ve de sarıklı.
Ama sözleri din adına kabulü kabil değil.
*
Devletin daireleri maalesef uşak dolu.
Öyleleri var ki,
Müdür makamında oturmakta,
Ve kravatlı.
Ve parfümlü.
Ve özel şoförü var.
Lakin siyasetin tahakkümüne mahkum bir uşak gibi.
*
Bir şehir düşünün;
Belediye başkanı,
Valisi var.
Üst düzey bürokratları var.
Ama yetmez yinede.
Alayı gelse yetmez.
Sadece o bir adam çıkar.
Beğenmemiş ise,
Yapılmış ne varsa yıkar...
*
İlmini inkar etmiş,
Aklına güveni yitirmiş,
Yerlerde sürünen bir güruhun halleri ne ola ki?
Düşünün anlarsınız...

OLMADI

Aysel Tuğluk.
Dağa çıkmış,
Eline silah almış,
Devlete,
Millete,
Bayrağa karşı gelmiş.
PKK ile çok yakın ilişki içerisindedir ve üstelik bir milletvekilidir.
Buna rağmen TBMM'dedir.
Milletvekilidir.
Evet, buna rağmen,
Teröristleri kahraman görmüş,
Sarmış/sevmiş
Övmüş ve kahraman(!) ilan etmiştir.
*
İşte bu Aysel'in annesi Hatun Tuğluk ölüyor;
Ankara'ya defnediliyor.
Provokasyonlar neticesinde ölü mezardan çıkartılıp,
Tunceli'ye gömülüyor.
Oldu mu?
Aysel Tuğluk gibi bir şirretin annesi de olsa,
Ol ma dı!
*
Şimdi bu yapılanlarla,
PKK' zihniyetine yardım edilmedi mi?
Öfkenin galip geldiği bir çirkin netice,
Kürt/Türk ayrışmasına katkı değil midir?
Bu hırt akıl nasıl böylesine egemen oldu fikrimize.
*
Kaldı ki, yüce dinimiz,
Ölülere saygılı olmayı emreder.
Ölülerin ardından güzel konuşmayı emreder.
*
Olmadı...
Bunlar ülkücüyse ülkücüye yakışmadı.
Türk'se Türk'e yakışmadı.
Provokasyon ise,o  zaman tam isabet...

TEBRİKLER KEREM!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun oğlu Kerem Kılıçdaroğlu,
Askerlik amacıyla Sivas'ta kışlasına teslim oldu.
Rapor almadı.
Paralı askerliğe tevessül etmedi.
Örnek bir davranış.
Teşekkürler Kerem.
Adamsın!

SIRF SİYASET  DİYE

Terörün Azrail'idir Soylu.
Zira yaptıkları ortada...
*
Şimdi gelelim mevzuya.
Bildiğiniz gibi,
Ankara'ya defnedilen Aysel Tuğluk'un annesi,
Hatun Tuğluk'un mezarına saldırılır.
Soylu derhal olaya el koyar.
Gider Aysel Tuğluk'ka başsağlığı diler,
"Geçmiş olsun" der.
Ardından olaya karışanları bir bir toplayıp hukuka teslim eder.
Bu arada kendisiyle resim çektirmiş bir eylemci de meğer bu işlere karışmış.
Ee,
Siyasi amaçla Soyluya buradan saldırmak insafsızlık olur.
Ve pirim yapmaz.

DEVRİM

TEOG uygulanmaya başlandığında,
Yetkililer haykırdı;
"Bu uygulama eğitimde bir devrimdiirr."
Aradan bir süre geçti,
TEOG'un  uygulamadan kalkmasına emir buyurdular.
Bu sefer yine başladılar,
"Bu uygulamanın kalkması bir devrimdiirr."

KİM BU İŞİN SORUMLUSU

Trabzon Büyük Şehir Belediyesi Çaykara Karaçam'a kadar yolcu taşımaktadır.
Ancak Dün,
Okulların açıldığı gün sabahın 07'sinde 60 civarında insan otobüse binmeye yeltenmişler ki, Otobüs kapalı.
Ortalıkta şoför yok.
Konu muhtara iletilir.
Muhtar şoförü tanır ve " neden yoksun?" diye sorar.
Aldığı cevap izinliyim ve şu anda Karaçam'ın Turnalı yaylasındayım." der.
Muhtar Celal Sivas öfkeyle Büyük Şehir Belediyesi Ulaşım Müdürlüğünü arar ve aldığı cevap Bizim haberimiz yok. Müdür yardımcısını arar onlar da benzer şeyler söylerler.
Şimdi bu olayda kim haklı.
Sürücü dilekçesini kime verdi?
Dilekçesi onaylanmadan mı izne ayrıldı?
Dilekçesi onaylanmış ise, bu  servisi yapacak personel neden görevlendirilmedi?
Bu öğrencilere daha örenimin  ilk günden bu eziyet neyin nesidir böyle?

KALMASIN SPORUNUZ

Başakşehir Trabzonspor maçında Trabzonsporlu bir küçük taraftar.
Öylesine bir sevgisizlik ve seviyesizlik,
Öylesine bir tahammülsüzlük ve aşağılanma yaşıyor ki,
İnanılır gibi değil...
Kendisinden üzerindeki Trabzonspor formasını çıkartması isteniyor.
Çocuk formayı gömleği ile örtmesine rağmen bu yeterli görülmüyor.
Üzerindeki bordo/mavi forma çıkardırılıyor.
*
Gerekçe neymiş;
Efendim güvenlik amaçlı olabilirmiş.
Bu insanlar(!)
O çocuğu orada bordo mavi tişört giymiş diye  koruyamamış iseler,
Demek ki neymiş,
Orada insan yokmuş.
Yazıklar olsun...

FIKRA

Evlenme hazırlığı içinde olan bir çift trafik kazasında ölüp cennete giderler.
Damat adayı durumu görevli meleğe anlatarak evlenip evlenemeyeceklerini sordu.
"Bir bakayım" dedi görevli melek.
Aradan 3 ay geçtikten sonra görevli melek mağdur cifte sevinçli haberi vermek için,
"Her şey ayarlandı.
Sizi evlendirebiliriz" dedi.
"Şey... Biz düşündük te, acaba evliliğimiz yürümezse bizi boşayabilir misiniz ?"
Dedi  damat adayı.
Görevli melek gök gürültüsü sesiyle son derece kızgın bir şekilde;
"Siz manyak mısınız???
Cennette bir imam bulabilmek için 3 ayımı verdim.
Avukat bulmak ne kadar sürer tahmin edebiliyor musunuz?"