ÖĞRETMENLERİN STATÜSÜ

Abone Ol

 
Öğretmenlik mesleği bütün dünyada önemli mesleklerin başında sayılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin gelişmişliği ve kalkınmışlığı, öğretmenlere verilen önemin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bizim toplumumuzda öğretmenlik, her zaman önemli bir meslek olarak kabul edilmiş ve öğretmenler “kutsal varlıklar” olarak değer görmüşlerdir. Bizim toplumumuzda iki kişinin eli öpülür; ebeveyn ve öğretmen!.. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle bir öğretmen-toplum ilişkisi bulamazsınız.
 
Ne var ki, değişen dünyada, her şeyin değiştiği gibi öğretmenlere verilen değer de değişti; öğretmenlerin statüsü değersizleşme yolunda epey mesafe katetti. Çünkü toplumsal değerler yozlaşmış ve öğretmenlerin değeri, salt elde ettikleri ekonomik kazanımlara göre belirlenir olmuştur. Gençlerin öğretmen olmak istememelerinin temel nedeni, öğretmenlik mesleğinin sosyoekonomik getirisinin toplumca takdir edilen bir düzeyde olmaması ile ilgilidir. Ebeveynlerin de çocuklarının öğretmen olmalarını istememelerinin altında yatan asıl neden budur.
 
Yeni yayımlanan “Öğretmenlik Stratejisi Belgesi” nde, “Öğretmenlik Mesleğinin Statüsünü Güçlendirmek” başlığı bir hedef olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda nitelikli bir seçme ve meslek öncesi yetiştirme sisteminin oluşturulması, çalışma şartlarının düzenlenmesi (İyileştirilmesi değil, oysa iyileştirilmesi olmalıdır.), kişisel ve mesleki gelişimin sürekliliğinin sağlanması hususlarının, öğretmenlik mesleğinin statüsünü güçlendirici nitelikte oldukları ifade edilmektedir. Öğretmenlik mesleğinin statüsünü yükseltmenin en önemli aracı, öğretmenlerin sosyoekonomik durumlarının yükseltilmesi olduğunu herkes kabul ediyor ama öğretmenlerin sayıca fazla oluşu, bu işin en önemli mazereti olarak ortaya konmaktadır. Bu mazeret asla kabul edilebilir bir mazeret değildir.