OLDU MU BE DAYI
Güzel insan Gülen insan Güldüren insan Güldürürken düşündüren insan Her karşılaşmamızda; “Nedir nedir Zihni ağabey nedir” diye takılırdı bana “Teyyaredir, özüne gurban olayım” diye cevap verirdim ona. Ben ona “Dayı” diye hitap ederdim, o
Nedir nedir Zihni ağabey nedir” diye takılırdı bana
“Teyyaredir, özüne gurban olayım” diye cevap verirdim ona.
Ben ona “Dayı” diye hitap ederdim, o bana “Zihni ağabey” derdi.
Ayrı bir dostluk vardı aramızda, candan ve içten.
O’nun hayatı haberdeydi
O’nun ruhu fotoğraftaydı.
O’nu haberin olduğu yerde bulundunuz.
O’nu Zigana’nın zirvesinde bir fotoğraf karesinde görürdünüz.
O’nu Ayder’de, Artvin Kafkasör’de, Ordu’da Vosvos şenliğinde, Giresun’un Alucra yaylasında Kümbet’te bulurdunuz.
Sabit bir adresi yoktu.
O’nu evinde bulamazdınız, O’nu çocukları Doğan ve Kuzey’in yanında nadir görürdünüz, O’nu eşi Hülya abla ile bir davette kolay kolay göremezdiniz.
O haberin olduğu yerdeydi.
Adresi haberin yeriydi.
26 yıl önce tanışmıştık O’nunla.
Bizden çok kıdemliydi.
Çok şey öğrendik ondan.
İlk cep telefonumu ondan almıştım 1991 senesinde.
Hatırlasana be Dayı.
Hürriyet Gazetesi’nden haksız yere kovulduğun gece Gazipaşa’daki evinde birlikte ağlamıştık.
Hatırlasana Üstad,
Birkaç gün sonra hayatına yeniden yön veren NTV Karadeniz Bölge Temsilciliğine getirildiğinde sevincimizi
Hatırlasana koca çınar
Gazi Davası duruşmasını beraber izlemiştik.
Değil mi?
İlk arabayı aldığında gece farlarını yakmadan kilometrelerce yol kadettiğimizi
Hatırlasana
Hiçbir şeye cevap vermiyorsun be Dayı
Susma sana
Uyansana be Dayı.
Hastaneye ziyaretine geldiğimde ilk sözün neydi bana
Olmadı Zihni olmadı.
Senin yaptığın oldu mu be Dayı.
Çeyrek asırlık arkadaşım.
Trabzon ve bölge basınının duayeni haberin babası.
Ne oldu sana.
Kalksana yerinden
Senin yatakta ölmeni hiç beklemiyordum biliyor musun be Dayı?
Haber peşinde koşarken düşünüyordum.
Kahpe ölüm seni de yakaladı.
Bırakmadı yakanı bir türlü, kene gibi yapıştı sana.
Alıp götürdü seni, kopardı aramızdan.
Canım arkadaşım, kıymetlim, aşkımmm
Kaydı avucumuzun içinde Ahmet Kayacık.
Yüreği büyük insan,
Haberci doğdun, haberci gittin.
Ama son haberin hiç hoş değildi be Dayı.
Giresun’dan yalnız geldin, binlerce seveninle uğurlandın
Selam söyle gittiğin yerdeki dostlara
Selam söyle anama, bacıma.
Güzel insanlar erken veda edermiş dünyaya
Sende erken ve zamansız ayrıldın aramızdan gittin
Sanki elinde mikrofonla, boynunda makineyle habere gidiyormuş gibi
Ne acelen vardı be Dayı
Çek oradan bize bir fotoğraf da gönder usta.
Çek ki yalan dünyada yaşadığımızı göster bize.
Güle güle güzel insan, güle güle git dostum.
Biz Kuzey’e Yolculuğa devam edeceğiz.
Yanına gelinceye kadar.
Biliyorum sen o dünyada da haberin peşinde koşacaksın.
Çok yorma kendini be Dayı
Elveda koca Çınar
Seni de yazdık Unutmayacaklarımız arasına be Dayı.