Onuachu’nun Yokluğu Ve Oyun Kimliği

Onuachu varken Trabzonspor’un oyun kimliğini en basit biçimde “Topu kanada indir, orta yap, iş bitsin.” cümlesiyle ifade edebilirdiniz.

Abone Ol

O, yalnızca bir santrfor değil, hücum planının omurgasıydı. 2.01’lik boyu, sırtı dönük oyundaki güvenilirliği ve ceza sahası içindeki doğal ağırlığı, hem sabır hem de kolaylık sağlıyordu. Onuachu sahadayken Trabzonspor’un oyunu karmaşık olmak zorunda değildi. Şimdi ise o kolaylık yok.

Nijeryalı’nın gidişi öncelikle merkez sabitliğini aldı götürdü. Onuachu varken Trabzonspor rakip savunmayı geriye yaslayabiliyor, ikinci topları orta sahada topluyor ve oyunu rakip yarı sahada oynayabiliyordu. Şimdi ise kanat ortalarının anlamı azaldı, rakip stoperler ceza sahasında daha cesur öne çıkabiliyor, takımın hücumları daha fazla yan pas – geri pas döngüsüne giriyor. Ceza sahasında “kime oynanacağı” sorusu belirginleşiyor. Yani takım artık ezber planla değil, karar vermek zorunda kalarak oynuyor.

Buradaki temel sorun sadece Onuachu’nun yokluğu değil; bu oyuncuya kurulmuş alışkanlıkların terk edilmemiş olması. Aynı ortalar, aynı kanat bindirmeleri, aynı tempo ama sonuç farklı.

Fatih Tekke’nin önünde net bir gerçek var. O da kısa süreli de olsa Onuachu’suz oyun inşa etmek. Kupadaki kayıp apaçık bir uyarı..

İnsanın aklına hemen geliyor.. Daha fazla yerden pas... Daha fazla üçüncü bölge koşusu... Ceza sahasına 3–4 oyuncuyla giriş...

Golü tek isimden değil, organizasyondan beklemek şart. Ortalar, mutlaka opsiyon olabilir ama ana plan farklılaşmalı. Tekke’nin futbol aklı burada devreye girmeli... İç koridor koşuları, bek–kanat–8 numara üçgenleri, ceza sahası önü şut tehditleri. İki alternatifli oynamak burada çok önemli. Rakibi genişletmek kadar, araya girerek etkili olmaya çalışmak da plan dahilinde tutulmalı.

Tekke, “benim oyun planımda zaten bunlar var” diyebilir. Doğrudur da... Fakat bunu görmek önemli..

* * *

Bir diğer önemli konu tempo..

Onuachu varken tempo zaman zaman düşürülebilirdi, nasılsa “bir orta yeter”di. Şimdi ise tempo düşerse oyun kilitleniyor. Top daha hızlı dolaşmalı, pas araları artmalı.

Fatih Hoca’nın futbolculuk geçmişini biliyoruz... Topa hükmeden, oyunu düşünen, alanı okuyan bir akıl. Onuachu’nun yokluğu dezavantaj gibi görünse de aslında Tekke’ye ezberden kurtulma, kendi oyun kimliğini dahi iyi uygulama fırsatı sunuyor. Bu süreç sancılı olabilir, tribün sabırsız, lig acımasız ama belki de doğru yol buradan geçiyor.

Bu sayede Trabzonspor artık santrforun boyuna değil, teknik adamın cesaretine bakarak oynayacak. Belki de bu yüzden, Onuachu’nun yokluğu eksiklikten çok, dönüm noktası olacak!..

Ne dersiniz?