Trabzonspor’un bu kente neler kazandırabileceğini 2021-2022 yılındaki Şampiyonlukta yaşadık.
O yıl Trabzon’un turizmden geliri tam 1 milyar 70 milyon dolar seviyesinde oldu. Bu gelir sadece körfez turizminin getirisi değildi.
Trabzonspor’un şampiyonluğa yürüyüşüne tanıklık etmek için her hafta dünyanın bir ucunda da olsa Trabzon’a gelenlerdir.
Gelmişken konaklayan; kalmışken Akçay’ın dönerini, Çardak’ın pidesini yiyen, Kalkanoğlu’nun Pilav-kavurma kompostosunu içen, Ganita’da sabah kahvaltısı yapan, Botanik’te akşam yemeğine oturup ardından Boztepe seyir terasında çay içerek ışıkların altındaki şehri süzmektir.
Taksi tutup maça giden, dönüşte Beşirli’deki cafeteryalarda keyiften kahvesini içip, tatlısını yiyendir.
Tabi ki, her yıl şampiyonluğa oynayacak bir bütçemiz olmayabilir. Ama Trabzonspor her zaman zirvede kopmayan keyif veren bir takım olmalıdır.
Bu nasıl olur? Ancak kadro istikrarı ile birlikte. Bugün 1975-1976 sezonun ilk efsane kadrosunun tamamının ismi geçen 50 yıla rağmen sayılabiliyorsa o kadronun üst üste 4 yıl süreyle yan yana oynamasındandır.
Trabzonspor transfer ettiği ama tutmayan isimlere milyon dolarlar verdi. Geride kalan sezon yapılan transferler özellikle Batagov, Oulai ve Onuachu Trabzon’un kadrosunun lokomotifi oldu.
Siz, Stoperinizi, Orta sahadaki adam eksiltebilen maestronuzu ve hem savunma yapan hem de gol atan santraforunuzu elden çıkarırsanız sıradan olursunuz.
Onun için Galatasaray’ın Oulai’ye talip olması, Batagov’a Avrupa’dan 20 milyon Avro verilmesi bunlar şu an itibariyle dikkate alınacak teklifler değildir.
Yazarlarımız Osman Başkır ile Yılmaz Çakmak hoca yazılarında ‘Dere geçilirken at değiştirilmez’ diye atasözümüzü hatırlatmışlar. Ben de bu sözün altını çizeyim de üç olsun!
Taraftarın sesini dinleyen hem başkan hem de teknik adamları severim.
Onun için Ertuğrul Doğan’da taraftarın sesini dinledi ve Oulai’nin satışından vazgeçti.
Sezon sonunda Dünya kupasında sahneye çıkacak olan Oulai belki daha büyük paralara satılacak belki de talihsizlikler yaşayacak.
Hangisi olursa olsun, bu ‘satılmamalı’ diyen taraftarın doğru yerde durduğunu asla değiştirmez.
TARAFTAR MAÇ SEÇMEK ZORUNDA..
Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Murat Taşkın TAKA Gazetesi’nin ikinci sayfasında emek harcanan yazılar yazıyor.
Perşembe günü çıkan yazısında Sebat Gençlik ve Trabzonspor taraftarlarını eleştirdi, ‘Boş tribünler Boş’ dedi.
Murat abi tamam da bende şunu söylüyorum:
Trabzon’da seyirci profili ve o profilin ekonomik durumu bellidir. Kombine alabilen alıyor alamayan ise maç seçmek zorunda kalıyor.
Bir Kasımpaşa maçı düşünün, Maç Cuma akşamı 8’de. Taraftar Arsin’den saat 3 gibi gelecek, 40 TL geliş, 40 dönüş 80 TL. Akçaabat dolmuşları ile stada gidecek 30 TL’de orası. 200 TL’lik ekmek arası köfte yese, etti sana 330 TL. 200 TL’de bilete verse 530 TL. Düz 550 TL diyelim.
Trabzon Sanayi Şehri değil. Kadıköy, Florya, Beşiktaş da oturan gençler gibi babadan zengin de değil taraftarlarımız. Hangi emekli baba çocuğunun cebine 500 TL koyabilecek.
Trabzon’da 15-18 bin arasında bir grup var. Onlar her halükarda kombine alıp maça gidebiliyorlar. Onun gerisinde kalanlar maç seçmek zorundalar. O maçlar da Fener, GS ve Beşiktaş maçları oluyor.
SEBAT GENÇLİK FIRSATI KAÇIRDI!!
Türk futbolu temizlenme aşamasında. Ne kadar temizlenebilecek onu zaman gösterecek. Ama hiçbir konuda yüzde 100 sonuç yoktur. Bu işten mutlaka yırtanlarda olur.
Ama futbolseverler olarak bu temizliğe katkı vermemiz lazım. Bir şekilde vereceğiz. Örneğin, Sebat Gençlik’in önünü güzel bir fırsat çıktı.
10 oyuncusu yasadışı bahisten ceza alan bir takım Fatsa Spor maçında 2-0 önde. Ve rakip frikikten güzel bir gol atıyor. Top filenin içine vuruyor geri geliyor. Kaleci, maçtan sonra Başkan Atalay abiye gol olduğunu görmedim diyor. Tamam da diğer arkadaşları da mı görmedi? Kulübede hoca, tribünde yönetici de mi görmedi? Ne olursa olsun O gol Sebat Gençlik’i bırakın şampiyon yapmayı bir alt lige de düşürse mutlaka gol olduğuna şahitlik edilmeli idi. Bu manada Sebat kulübü sezonun centilmenlik ödülünü kaçırdı.
GELLECİ KENDİNİ DONDURMUŞ!
1996 yılı. Karadeniz Gazetesi’nin Haber Merkezi. Yazı İşleri müdürüyüm. Aydın Çarşıbaşı muhabiri, Hasan Bahadır ise Tonya ve Vakfıkebir’e bakıyor. O gün kendileri ile bu fotoğrafı çekilmişiz. 10 Ocak 2026. Çalışan gazeteciler gününde Aydın yanıma geldi ve ‘Müdürüm Hasan, Sen ben bir resim çekilebilir miyiz’ dedi. Tamam dedim, poz verdim. Gelleci ‘Yok abi öyle değil kollarımızı önden bağlayalım.’ Yine tamam dedik ve bağladık. Sonra 30 yıl önce çekilen resim ile bugünkü resmi bana attılar. Aynı kare. Yıllar su gibi akmış. Hasan ile biz ciddi değişime uğramışız ama yel ile kaya misali zaman Aydın’dan sadece tozlarını almış.
KENDİNİ ALT YAPIYA ADADI
Bilal Altuntaş. Uzun yıllar Trabzon Gençlerbirliği, Erdoğdu spor ve çeşitli alt yapı takımlarında görev yaptı. UEFA lisansı bulunan Bilal Son olarak Ortahisar Kanuni futbol Kulübünde alt yapıda göreve başladı. Futbola yeni yıldız adaylarını bulup çıkarmaktan büyük keyif alıyor. Başarılar Bilal. Belki birileri görmüyor ama Trabzon futboluna verdiklerini biz biliyoruz.
BİRAZ DA NOSTALJİ
1-8 Ekim 1966. Cumhuriyetçi Güven Partisinin kuruluşunda yer alan Trabzon'un önemli delege isimleri Ankara'daki İlk kurultaya katılımlarını gösteren tarihi bir fotoğraf. Temel Kandaz(İş adamı ve Pazarkapı mahallesi muhtarı), Ahmet Rıza Kulaçoğlu(Avukat ve Trabzonsporun ilk kongresinin Divan Başkanı ve Faruk Özak yönetiminin Disiplin kurulu başkanı), Mehmet Duygu Ataman(İş adamı), Necati Kumbaroğlu(Avukat) Orhan Avcı(Avcı dövizin kurucusu ve sahibi) Ali Sarı İş adamı(Trabzon'un en eski kuyumcularından) Mustafa Göksel(Kuyumcu ve Saatçi)
2-Trabzonspor Almanya kampında. Sol başta Erkan Ocaklı, devamında Tuncay Bender, Şenol Güneş ve İbrahim Can, kemençe üstadı Muhammet Yakupoğlu. İbrahim Can TRT’den emekliliğinin ardından Bodrum’a yerleşti. Sağlık sorunları var. Allah şifa versin.