Oysa daha havalı bir başlıkla “destinasyon” veya “turizmde strateji” de yazabilirdim. Bu sefer de beni tanımayanlar bu işin stratejisti olarak düşünenler olabilirdi. Asla öyle bir durumda değilim, olamam da. Fakat bazı eksiklikleri görüp yazmak için ille de işin uzmanı olmaya, ya da okulundan diploma almaya gerek yok.
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da geçen hafta sonu Rize Çamlıhemşin’de bulunan Ayder Yaylasına gidip 11. Kardan Adam Şenliklerine katıldım. Gitmeden çok düşündüm aslında, askerlerimiz sınır ötesinde canları pahasına kurşun atarken şenlenmek bana yakışmaz diye. Fakat şenliklerin eğlence kısmı Zeytin Dalı Harekatı nedeniyle iptal edilince o muhteşem yere gitmek için bir sebep buldum kendimce. İyi de oldu, böyle günlerde düğün veya şenlik bile olsa ilk önce askerlerimizi andığımızı ve oradaki sahneden sürekli Mehmetçik için güzel dileklerde bulunulduğunu bir kez daha görmek daha da mutlu etti beni.
İlk olarak fikir kimden çıktı bilmiyorum ama karla kaplı o muhteşem doğada kış günü 11. Kardan Adam Şenliğini yapmak geçekten çok güzel ve başarılı. Turizmin bittiği, “ölü sezon” diye tabir edilen bir zamanda orada böylesi bir organizasyona imza atan, yaz turizmi için de muhteşem reklam ve yatırım yapan emeği geçen herkesi kutluyorum. Mutlaka her organizasyonun ufak tefek eksikleri olduğu gibi bu şenliğin de eksikleri olabilir ama ben bunları da başarı dairesi içerisinde görüyorum.
Bir taraftan da böylesi güzel bir etkinlik Uzungöl’de kışın neden yapılmaz diye de kızıyorum. Bugün, yarın, seneye, bir sonraki dönemde, baharda yaparız diye kendimizi yine avuttuk şenliğe katılan Trabzonlular olarak. Uzungöl Doğa Sporları Adrenalin Kulübüyle gitmiş olduğum şenlikte kulüp başkanı Aydın Mutlu Bey’e yerinde o soruyu sordum. Neden böyle bir şenlik Uzungöl’de yapamıyoruz dedim. Aslında sorunun cevabını ben de biliyordum ama bir kez daha Aydın Bey ile orada sebeplerini aramızda dile getirdik.
Geçtiğimiz yıl içerisinde turizm ile ilgili Trabzon’da özellikle gözlemledim. Yetkililer, ilgililer, bakanlıktaki görevliler, turizm il müdürlüğü, ilgili dernekler, valilik ve milletvekilleri de içerisinde abartısız yazıyorum yirminin üzerinde toplantı yapıldı. En güzel toplantı salonlarında, en iyi otellerde, en hoş masalarda hep aynı şeyler anlatıldı, söylendi. Fakat neredeyse tamamı yaz turizmi ile ilgili. Kış turizmi ile ilgili yine bir icraat yok, bir plan yok. Karne tatili dolayısıyla Uzungöl’de küçük bir hareketliliğin dışında hiçbir şey yok. Tesislerin birçoğu boş veya kapalı, kışın bitmesini baharın gelmesini bekliyorlar.
Genel olarak turizm ile ilgili verilere baktığımız zaman gerçekten bir artış görünüyor. Tesis sayısından, kapasiteden tutun da, turist sayısı ve bıraktıkları döviz girdisine kadar geçmiş yıllara oranla bölgemizde bir yükselme söz konusu. Fakat bu yükselişin nereye kadar çıkacağını kimse kestiremiyor. Özellikle siyasi ilişkilere dayanan Arap turizminin nereye kadar gideceği bilinmiyor. Haliyle yatırımlar otel yapmanın ötesine geçmiyor. Kısaca günübirlik yazın ne kazanılıyorsa o, başka ötesi yok gibi. O yüzden de bazı fiyat dengeleri de dengesiz olabiliyor.
Kışın çeşitli ülkelerde turizm fuarları yapılıp bağlantılar kuruluyor yaz ayları için. Fakat kış turizmi ile ilgili bölgede neler yapılabilir sorusuna cevap arayan pek yok. Kısaca plan yok, plansızlık artık plan oldu kış turizmimiz için.
Çok geniş toplantılar yapmaya gerek yok bence, Uzungöl’de teleferik ve her yıl belirli bir zamanda yapılacak olan kar festivali kış turizmi için bölgede süper bir başlangıç olur. Yeter ki ilgililer, yetkililer bir olup bu konu üzerinde yoğunlaşsın. Yoksa yazın Allah vergisi doğamız zaten belli bir turizm potansiyelini oluşturmaya, yeterli bir turisti çekmeye yetiyor.
Bu kıştan da geçtik ama gelecek kış için bence turizm acentelerinin faaliyet programlarına şimdiden kar festivalini koydurun. Haydi, biri öncülük etsin bu işe artık. İyi haftalar.