Prag Bu İşleri

2026 yılbaşı öncesi ve sonrasında Avrupa başkentleri Türklerle dolup taştı. Sokakta, AVM'de, toplu ulaşım araçlarında hiç yabancılık çekmedi bizimkiler... Turlar kesişti, selamlaşıldı, tecrübeler paylaşıldı...

Abone Ol

İnsanımız parasını biriktirmiş.
Tarih ve kültür korunmuş diye...
Çevreye duyarlı ve de güvenli...
Birçok gerekçeyi sıralamış; Viyana, Budapeşte, Belgrad, Üsküp ve Prag gibi kentlere akın etmiş.
Tabii ki bu arada bizim turizmcilerin de kendilerine bir ayna tutması gerek.
"Biz, nerede yanlış yapıyoruz" diye...
Öyle ya...
Milyonlarca insanımız gidiyor, milyarlarca Dolar ve Euro cebimizden çıkıyor!
Aslında çok da ürkütücü bir tablo olarak görülmemeli.
Onlar bize geliyorsa biz de onlara gidiyoruz.
***
İstanbul ve Bursa'da çok sayıda tanıdıkla bu konuyu görüşme fırsatım oldu.
Otelleri, hem de üç dört yıldızlıları hiç beğenmemişler...
Yemekler!
Yataklar ve hizmet!
Özellikle de tuvaletler!
"Taharet musluğu" bulunmayışı ise şikayetlerin ilk sırasında...
"Pahalı mahalı ama Türkiye gibisi yok."
***
Pek çoğu aç dönmüş seyahatten.
Biraz yorgun...
Biraz da stresli...
Doya doya su içemeyenler var...
Bizim döner de olmasa!
Dürüm!
***
Görevlilerin soğukluğundan şikayetçi hemen hepsi...
"Kış mevsimi, ondandır" esprisi yeterli olmuyor.
"Az çorba, yemeğin yanında yeşillik filan..."
"Çay alır mıydınız?"
"Yine bekleriz."
Sırf bu yüzden bile Türkiye'yi özleyenler olmuş.
***
Avrupa kentlerini gezip gelenlerin anlata anlata bitiremedikleri şeylerden biri de ulaşım...
Metrolar, trenler...
Yolculuğu keyifli hale getirmişler.
Türkiye'ye adım atar atmaz...
"Şimdi kim katlanacak bu işkenceye" diye söylenmişler.
***
Ve birçok şey Türkiye'den ucuz!
"Bu nasıl olabilir?
Marka ayakkabılar, çantalar...
Arada iki üç misli fark var.
Otel fiyatları da öyle...
***
Bu işe bir el atılmazsa daha fazla dövizimiz dışarı gidecek gibi...
Prag gibi kentler, yerli turistimizi elimizden alacak!
"Eeee, Kafka'nın yakasını bırakmayan kent!"
Bu pencereden bakarsak biz de az değiliz.
"Kültür" satışımız da iyi sayılır.
Fakat çok ince ayrıntılar var...
Tarihi Prag Kütüphanesini ziyaret etmek için beş gün öncesinden bilet almak zorundasınız.
İşte burada boğazınıza bir şey düğümleniyor ve söyleyecek sözünüz kalmıyor
.