Ekonomi

Ramazan'da Sabit Fiyatlı Et Neden Bulunmuyor? İşte Şok Gerçek!

Ramazan ayında başlatılan sabit fiyatlı ucuz et kampanyası suiistimal ediliyor. Kasaplar ve restoranlar, yakınlarını göndererek reyonları sabah saatlerinde boşaltıyor.

Abone Ol

Ramazan ayının ruhuna uygun olarak vatandaşın bütçesini korumak amacıyla hayata geçirilen "sabit fiyatlı et" uygulaması, ne yazık ki amacından saptırılıyor. Et ve Süt Kurumu desteğiyle yerel zincir marketlerde başlatılan indirim seferberliği, daha güneş doğmadan organize bir şekilde tüketiliyor. Dar gelirli vatandaşın iftar sofrasına uygun fiyatlı protein götürme hayali, market kapılarında bekleyen "tanıdık" engeline takılıyor. Kağıt üzerinde kişi başı 2 kilogram kotası olsa da, reyon görevlilerinin itirafları acı gerçeği gözler önüne seriyor: İndirimli etlerin yüzde 90'ı vatandaşa ulaşmadan ticari işletmelerin mutfağına giriyor.

Organize "Eş-Dost" Yöntemiyle Kota Deliniyor

Sabit fiyat uygulaması kapsamında market raflarına gelen etler, daha sabah saatlerinde tükeniyor. Sektör temsilcilerinin aktardığı bilgilere göre, bazı yerel kasaplar ve restoran sahipleri, personellerini ve akrabalarını seferber ederek marketlere adeta "çıkarma" yapıyor. Her bir kişi 2 kilogramlık yasal kotayı kullanarak eti satın alıyor, ancak toplanan bu ürünler daha sonra serbest piyasa fiyatından satılmak üzere kasap dükkanlarına ya da maliyet düşürmek için restoran mutfaklarına taşınıyor. Bu durum, devlet desteğiyle sağlanan ucuz etin halka değil, haksız kazanç sağlayan aracılara gitmesine neden oluyor.

Market Çalışanlarından İtiraf: "Vatandaşa %10 Bile Kalmıyor"

Sahadaki durumu en net özetleyenler ise reyon görevlileri oluyor. Bir yerel zincir marketin kasap reyonunda çalışan görevli, durumun vahametini şu sözlerle ifade ediyor: "Etler gelir gelmez tükeniyor. Ancak vatandaşa giden kısmı yüzde 10’u bile değil. Ya kasap ya restoran çalışanları gelip etleri topluyor. Normalde kişi başı iki kilogram sınır var ama yakınlarını gönderiyorlar. Hepsi de birbirini tanıyor. Biz de biliyoruz ama yapacak bir şeyimiz yok." Bu açık beyan, denetim mekanizmalarındaki boşluğun nasıl bir mağduriyet yarattığını kanıtlar nitelikte.

Çözüm Önerisi: Kimlik Bazlı Satış ve Sıkı Denetim

Yaşanan bu suistimallerin önüne geçilmesi için uzmanlardan kritik öneriler geliyor. Mevcut sistemin sadece "miktar kotası" ile korunamayacağını belirten yetkililer, dijital takip sistemlerinin devreye alınması gerektiğini vurguluyor. Kimlik numarası bazlı satış veya merkezi bir veri kontrol sistemi sayesinde, aynı kişinin farklı marketlerden veya aynı marketten mükerrer alım yapmasının engellenmesi hedefleniyor. Aksi takdirde, devletin sübvanse ettiği ucuz etler, halkın sofrası yerine fırsatçıların tezgahını süslemeye devam edecek gibi görünüyor.