Ama Hocam hız kesmemiş “YÖK’teki ve Cumhurbaşkanlığı’ndaki ağırlığımı ve etkimi kullanarak üniversitemize her sene çok sayıda kadro tahsisi yaptırdım. İnancım gereği yaptım. Emrimdir; siz de şimdi bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin” talimatı vermiş.
Akrabalarına sahip çıkmış Rektör, kız kardeşinin kızını İlahiyat Fakültesi’ne, amcasının oğlunu Müftülükten alıp kendine Genel Sekreter Yardımcılığına, yakın dostunu da Hukuk Müşavirliğine atamış. Atamaları eleştirenlere de “Bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancımın gereğidir ve Rektörlük hakkımdır. Yakın zamanda fitne üretenlerin de hakkından gelip bu üniversitede barındırmayacağım.” demiş…
“Allah akrabaya yardım etmeyi emreder” ayetini harfiyen yerine getirerek ne kadar dini bütün, ne kadar mütedeyyin bir Müslüman olduğunu ortaya koymuş.
Buyurun AKP iktidarı, “her İle üniversite açtık, eğitimde hiç kimse bizim yaptığımızı yapmadı” diyorsunuz ya. Sizin açtığınız üniversiteye atadığınız rektör de bu kadar işte.
Şırnak gibi yere Şırnaklı bir Rektör atarsan olacağı bu.
Uçtuğumuz Yeni Türkiye Yüzyılı coğrafyası bu işte dostlar, bunlar sadece Şırnak’ta mı oluyor? Elbette hayır. Türkiye’nin her yeri Şırnak Üniversitesi Rektörleri gibilerle dolu…
Haklılar, ne yapsaydı Rektörler?
Ezan mı sussaydı? Bayrak mı inseydi?
Genetik kodumuzla, coğrafi kaderimizle oynadılar…
unutMADIMAKlımda…
33 yıl olmuş, Sivas Madımak Otel de 37 kişiyi diri diri yaktılar.
Din adına yaktılar, hiçbir yetkili müdahale etmedi. Organize bir kötülük yaşanmıştı.
2 Temmuz 1993, bir utanç yarasıdır Madımak. 33 yıl önce Başbakan Tansu Çiller’di, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” demişti. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise “Olay münferittir, ağır tahrik var”…
33 yıldır yanıyor aslında, şimdi kalktılar oteli kamulaştırdılar ve Bilim ve Kültür Merkezi yaptılar! Orada zaten bilim ve kültür insanları katledilmişti, ironi gibi kara mizahtır bu durumumuz. Orada katledilen insanlar; bir kültürü yaşatmaya çalışanlar, bu vesileyle semah gösterileriyle sahneleyen, saz çalan, türkü söyleyen, şiir okuyan, karikatür çizen, aydın ve sanatçılardı.
Şimdi orayı Sanat Merkezi, Kültür Merkezi yapsan sana kim inanır? Devletin gözü önünde karanlık güçlere aydınlık yüzler yem edildiler. Yetkililerin kılı kımıldamadı.
Siz bilmezsiniz, ben hatırlatayım size. Olaydan sonra soruşturmalar zar zor ilerliyordu. Resmen sorumlular korunuyordu. Yıllar sonra savcılık soruşturma izni verdi bazı yetkililer (içlerinde Sivas Belediyesi çalışanları da dâhil) dosyaya ekleniyordu. Benim tertip Asım Efendi de Trabzon Belediye Başkanı, şak diye Sivas Belediyesi’nden bir üst düzey yetkili Trabzon Belediyesine yatay geçiş yaptı: Halil Topatan.
Bu arkadaşın Trabzon’da yaptıkları o dönemki gazeteleri açın okunursa görülebilir. Milli Görüş tarafından korunup kollanan bu arkadaş Trabzon Belediyesinde görevlendirme Belediye Başkan Yardımcısı bile yapıldı! Biz göreve 2004’de geldiğimizde uzun süre bu arkadaşı aradık! Bankamatik memuru gibi, adı var kendi yoktu! Uzun bir müddet bize de raporlar falan gönderdi, işten atılmaktan sıyırdı. En sonunda başka bir kuruma yatay geçiş yaptı, gitti. Aaaa bir de baktık Giresun AKP Belediye Başkan aday adayı! Şaşırdık mı, elbette hayır. Aynı zihniyet devam ediyordu. Başkan adayı yapmadılar bu arkadaşı ama AKP tarafından bu Sivas katliamı seyircisine hangi makamı layık gördüler peki?
Sıkı durun: Giresun AFAD Müdürlüğünü…
Emekli olmuştur şimdi, beni çok ilgilendirmiyor.
Görüyor musunuz, Sivas’ta otel yanarken seyredip kılını kıpırdatmayanları milleti kurtarsın diye nasıl devletin bir kurumunda (AFAD) müdür olarak göreve getiriyorlar…
Şaka gibi bir ülkede gözümüze ellerini soka soka ilerliyorlar.
33 yıl oldu, Madımak hala yanıyor…
GÜNEŞİ GÖRMEYEN KENT: TRABZON
Açıklama yapmış Meteoroloji Genel Müdürlüğü; Trabzon ve Rize kıyı şeridi Türkiye’nin en az güneş radyasyonunu alan bölge…
Bizim Ahmet Bey Trabzon Büyükşehir Belediyesi olarak Bayburt’ta (Soğanlı) rüzgâr enerjisi (RES), Gümüşhane’de de (Şiran) güneş enerjisi (GES) yatırımları yapıp Trabzon’un enerji ihtiyacını karşılayacağım, dediğinde dudak bükmüştüm. Niye Trabzon değil de Bayburt diye.
Demek durum doğru imiş, güneş Türkiye’de en az bizim buralara vuruyormuş.
Onda bile kısmetimiz yok arkadaş…
Güneşin en güzel battığı kenti duymuştum da hiç güneş görmeyen şehir liderliğini de ilk kez duyuyorum.
Ayrıca hani diyorduk ki, niye bize mavi bayrak vermiyorlar?
Yayımlanan haritada Türkiye’nin güney bölgeleri kızıl ve turuncu iken, Doğu Karadeniz kıyılarımızın tümü mavi…
Dağı döndük mü işler değişiyor ama Gümüşhane Bayburt resmen yayla.
Her zaman söylerim bizim kent hep dert, hep kasavet…
Haksız mıyım?
BİZİM MUSTİ NERELERDE?
Bizim yerel medya müthiş çalışıyor.
Her gün gazetelerde, sosyal medyalarda, internet sitelerinde bir vekilin sesini duyuyoruz. Muhalefet Trabzon vekilleri Sibel Suiçmez ve Yavuz Aydın arı gibi çalışıyorlar. Mecliste de aynılar, her söz aldıklarında Trabzon ve yöre için bir sorunu dile getiriyorlar. Her gün yerel basına bilgi veriyorlar, yaptıkları itirazları anlatıyorlar. Görevleri bu, muhalefet…
İktidarın 4 vekili var Trabzon’da. Adil Karaismailoğlu, Vehbi Koç, Yılmaz Büyükaydın.
Biri ortalarda yok, Mustafa Şen…
Bir gün eski bakan AKP vekili Adil Beyden bir beyanat alıyor ve okuyucusunu bilgilendiriyor yerel basın, ikinci gün Vehbi Beyden, üçüncü gün Büyükaydın’dan.
Ama nedense bizim Musti ortalarda yok!
Hatırlasanız Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ “Türkiye’de kayıtlı ve kayıtsız toplam 5,3 milyon Suriyeli var. Türk milletine soruyorum; 5,3 milyon Suriyeli için ne yapılmasını istiyorsunuz” ifadesini alıntılamış ve “Suriye’den gelenlere sordum, diyorlar ki; İlk olarak bizden önce gelenler geldikleri yere gitseler, biz de yol yordam öğrensek, sonra biz gitsek” diye çok veciz bir cevap vermişti.
Sormak istiyorum bizim Musti’ye, bu sözlerinden sonra AKP Trabzon Milletvekili oldun, şimdi de AKP Genel Başkan Yardımcısısın. Hala aynı görüşte misin?
Türkler olarak en erken biz mi gidelim Orta Asya’ya yani?
Mübadele de giden Rumlarda aynısını diyor, Kürtlerinde (bir kısmı) niyeti toprak.
Şimdi göreceğiz Musti, ayrıca sen iyi bir Kürt savunucususun. Mecliste kurulan “Çözüm Komisyonu“ nun da aktif üyelerinden birisisin. Yakında hazırladığınız rapor ortaya çıkar ve görürüz kimi nerden kovaladığınızı, nereleri paylaştığınızı, ne uğruna…
Bu vatan bizim Musti; atalarımızındı, çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağız.
İstiklal harbinin ruhuna sahip bu vatan evlatları gitmeyi değil, geldikleri gibi giderler demeyi iyi bilir.
Sen biraz kafanı çıkar Ankara’dan da gör bazı gerçekleri…