Emel Sayın’ınşarkısında dediği gibi:
‘Çatlayan dudaklara,
Sararan yapraklara,
Kuruyan topraklara,
Yağdır Mevla’m su.’’
Mevla’m suyu yağdırıyor yağdırmasına…
Bu suyu bir depoda toplayacak, vatandaşın hizmetine sunacak babayiğit yok.
Başlığa‘’Susuzluk mu, beceriksizlik mi?’’demek daha mı doğruolurdu acaba?
Rize, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın memleketi... Denizde hamsi, karada çay…
Rizeli canlı, hareketli... Kıpır kıpır... Tıpkı hamsi gibi. Fıkra gibi.
Bazı iller vardır ki liderleri ile anılırlar.
Isparta: Süleyman Demirel. Malatya: Turgut Özal. Kayseri: Abdullah Gül.
Konya: Necmettin Erbakan. Rize: Geçmişte Mesut Yılmaz, bugün CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan ile anılıyor.
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Rize, lider yetiştiren verimli topraklardır.
Eski TBMM başkanlarımızdan Köksal Toptanda Rizeli.
Genel başkan Murat Karayalçın da bu topraklardan.
Diğer siyasi parti genel başkanları da var.
Her kabinede mutlaka, Rizeli bakanlar yer alır.
Bu nedenle Rize, öyle sıradan bir il değildir.
Küresel ısınma kaçınılmaz. Bütün dünyayı etkileyecek.
Türkiye’de bundan nasibini alacak.
“Su hayattır, hayata sahip çıkacağız.”
Gerekli önlemleri alacağız. Suyun her damlasına sahip çıkacağız.
Gelelim Rize’ye…
Rize en son etkilenecek iller arasındaydı.
Dereler, ırmaklarımız vardı. Billur gibi akan sularımız olurdu.
Yüzdüğümüz derelere, ırmaklara ne oldu ?
Susuzluk neden Rize’den başladı?
Rize, en çok yağış alan il ancak su sorunu yaşanıyor.
İlk feryat Cumhurbaşkanının ilinden yükseldi.
Rize Belediyesi,su tüketimi konusunda uyarı yaptı.
Bir Rizeli olarak 20 yıldan bu yana yazıyorum.
Belediyelere dedik ki, çatıdan akan suları biriktirin.
Her binaya, yağmur suyunu toplama deposunu zorunlu kılın.
Gerekirse ruhsatlara ek yapın.
Bunlar yapılmayınca Rize’de siyaset yapan genç meslektaşımız Onur Çolak’ın dediği gibi.
‘’Çatıdan su aktı, Rizeliler camdan baktı. Çatıdan akan suları evlere veremedik.”
Dünya, denizin altından su çıkarıyor.
Bizim Rize karşı yamaçtan su getiremiyor.
Başka sebep…
Rize ve çevresinde 250 adet HES var.
Neredeyse 100 metre ara ile HES’ler iş başında.
Bütün dereler, şelaleler, billur gibi sular…
49 yıllığına şirketlere satıldı.
Bu HES’ler uğruna dereleri kuruttuk, ağaçları kestik, kayaları indirdik.
Doğayı katlettik, bunlara sesiz kaldık,hiç bir önlem almadık.
Böyle olunca HES’ler dereleri, ırmakları yuttu.
Köylerde yaşam bitti. Hayvancılık ve tarım yok oldu.
Biz yazarken, uyarırken…
Rize’deki anlışanlı bürokratlarımız seyirci kaldılar.
Mahkemelerin iptal kararlarına rağmen, HES’lere geçit verildi…
Dere yataklarına kontrolsüz binalar yaptık.
Belediye başkanları 50 yıl sonrasına önlem alacak.
Proje ve alt yapısını oluşturacak.
Rize Belediye başkanı Rahmi Metin, 2019 yılından beri görevde.
Hangi projeye imza attı?
Andon Vadisi projesine ne oldu?
Belediye hangi kalıcı projelere imza attı ?
Dağların tepelerinden inen, kayalara çarparak uğuldayan, Fırtına Vadisi’nden salınarak akan, insanın ruhunu tazeleyen sulara ne oldu?
İnsanın içinden derdi, tasayı alıp götüren billur renkli Fırtına’ya akan suları inekler mi içti?